
"Geçen hafta bugün konuşurken aslında şunu söyledik. Haftaya bugün hala savaşı konuşuyorsak o zaman 120 dolar, 130 dolar, 150 dolarlık petrol senaryoları çok uzak senaryolar olarak karşımızda olmayabilir demiştik. Ki bir haftalık süreç bunu gösterdi. Şu anda 120 doları artık rahatlıkla konuşur durumdayız. Ne kadar geçici olacak, ne kadar kalıcı olacakla alakalı tartışmaları bir yana bırakarak rahatlıkla şunu söyleyebilirim. Bugün sabahtan bu yana yaşanan işler, farklı ülkelerdeki petrol ile alakalı üretim testlerinin de vurulduğu haberlerinin gelmesiyle birlikte bu sürecin bir bilinmez içerisinde yol aldığını söyleyebiliyoruz. Diğer taraftan İran tarafının açıklamaları da benim gördüğüm kadarıyla net olarak aslında savaşla alakalı şimdi petrol fiyatları üzerine konumlanmış durumda.
Tüm dünyayı 200 dolar ve üzerinde petrolü kaldırabilecekseniz devam edelim şeklinde tehdit eder durumda. Bu, herhalde şunu gösteriyor. Önümüzdeki günlerde de yine hem Hürmüz Boğazı ile alakalı hem komşulardaki petrol rafinerileriyle, petrol tesisleriyle alakalı bombalamaları ve farklı senaryoları izlemeye devam edeceğiz. Petrol fiyatıyla alakalı %25'leri, 30'ları zaman zaman görüyoruz gün içerisindeki dalgalanmalarda. Bu süreç bizim 150 dolarlara taşırsa da önümüzdeki hafta bugün konuşuyor olursak savaşı yine burada şaşırmamak gereken bir durumla şu anda karşı karşıyayız.
Gerçekten dünya için baktığımızda tüm banka ekonomik veriler, tüm ülkeler için hep şu başlıkları atıp başlıyoruz işe: 2022'den beri en yüksek fiyat, 2010-2020'den beri en yüksek enflasyon rakamı, en düşük istihdam verisi başlıklarla başlıyoruz. Dünyanın hangi borsasını, hangi köşesini konuşursanız konuşun şu anda o petrol rafinerlerinden çıkan kara dumanların bulutlarını görebiliyorsunuz. Ve görmeye de sanki biraz daha devam edeceğiz diye düşünüyorum şu anda."
MERKEZ BANKALARI NE YAPAR?
Öngel, "Peki bu durumda hocam Merkez Bankaları ne yapar? Şimdi Merkez Bankaları'nda savaşırlar mı diye bir haber okudum. Bu hafta bizim Merkez Bankamız var. Haftaya FED var" sorusu üzerine şunları söyledi:
Geçen hafta ben Merkez Bankası ile alakalı özellikle bizim Merkez Bankamızın kararı noktasında bir faiz arttırımı dahi gelebilir dediğimde çok eleştiri geldi bazı noktalarda. Hocam ya sen de işe en kötü yanından bakıyorsun diye. Ama şöyle bir gerçeklik var. Gerçekten biz şu anda işin en kötü tarafından bakmak durumundayız. Çünkü en nihayetinde uzun süreli bir enflasyon savaşı var. Dünyanın her noktasını bir yana bırakalım. Kendimiz için konuştuğumuzda biz artık neyi konuşmayı düşünüyorduk? 2026 yılıyla birlikte 30 puan altındaki enflasyonu konuşmaya başlayacaktık ki yıl sonuna geldiğimizde konuştuğumuz rakamlar 20'nin altı hatta işte 15-16'lara gidecek rakamlar olsun. Ama 2 aylık veriler gerçekten bizi bu konuda ciddi şekilde hayal kırıklığına uğrattı diyebilirim. Ya da bir nevi buradaki enerjimizi düşürdü diyebilirim.
Sonrasında, bunlar geçici önümüzdeki süreçte Mart ayıyla alakalı çok iyi senaryolar ortaya koyuyorduk. Şu anda gördüğümüz iş net olarak işte 108-110 dolarlık petrol. Evet aşağıya düşecek mi? Muhakkak ki düşecek. Bu şekilde kalma şansı yok. Ama 60 dolarlardan yapılan ortalama hesap nereden baksanız 70-75 dolarlar seviyesine ortalamada çıkmış olacak.
Bu da bizim için hem cari açık tarafında hem enflasyonist baskı tarafında ciddi bir yükü beraberinde getirecek. O zaman Merkez Bankası için biz kendi tarafımızda bir kere sabit tutulma kesin cepte diyebiliriz. Ama Merkez Bankası'nın kalkıp da bir faiz arttırımı yapması dahi bence çok çok şaşırılacak bir iş olmaz.
Burada sadece şunun için Merkez Bankası böyle bir karar almayacaktır diye düşünüyoruz. Belirlenmiş bir politika var ve bu tip şokların geçici olacağı, çok kalıcı olmayacağı varsayımıyla birlikte bu ayı geçirip Nisan ayında net bir karar vermeyi Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası tercih edebilir gibi gözüküyor.
FED için de işler biraz karışık.
BORSA
Bu noktada piyasada, finans tarafında ve borsa tarafındaki uzmanların analizleri biraz daha farklı ama net bir durum söz konusu. Yani bugün işin farklı bir tarafından baksak, akademik ya da farklı bir iş için Dubai'ye gitmeyi, Bahreyn'e gitmeyi düşünüyor musunuz?
Aynı şey yatırımcılar için de geçerli. Böyle bir belirsizlik içerisinde bu bölgeye gelmek, her ne kadar biz bu savaşın içerisinde yer almıyor da olsak, kapı komşusuyuz. Dolayısıyla bu yangın yerinin içerisine gelme noktasında çok hevesli olmayacaklardır. Bu hevesin de bitmesiyle birlikte Borsa İstanbul'da gerçekten ciddi manada sığ piyasaların var olmaya başladığını gördük ve o yükselen moraller ciddi şekilde düştü.
En nihayetinde de güvenli liman arayışları söz konusu olduğunda maalesef dünya tarafında borsalar güvenli değil. Ve bir bulaşma etkisinin de rahatlıkla var olduğunu söyleyebiliriz. Dünyanın biz diğer borsalarına da baktığımızda yani burada Japonya, Amerika Birleşik Devletleri gibi büyük borsalar başta olmak üzere ciddi düşüşler var. O zaman bizim de bu düşüşlerden payımızı almadan yürüyebiliyor olmamız çok beklenecek bir unsur değil ve maalesef Borsa İstanbul da buradan payına düşeni şu anda aldı ve böyle giderse almaya da devam edecek.
Yani biz haftaya pazartesi 12.000 puanın altını konuşuyor olabiliriz ki Şubat'a, Mart ayında 14.000-15.000 puanlar olabilir mi diye başladık. Ama baharı beklerken Mart ayının bize getirdiği gerçekten kötü bir kış oldu diye düşünüyorum.