
Yapay zeka, küresel ölçekte ülkelerin rekabet gücünü ve üretim kapasitesini belirleyen stratejik alanların başında geliyor. Bu alandaki gelişimin temelini ise akademik programlar, araştırma merkezleri ve belirli uzmanlık başlıklarında derinleşen bilimsel çalışmalar oluşturuyor. Dünyada Stanford, Toronto ve Tsinghua gibi önde gelen yapay zekâ merkezlerinin güçlü akademik altyapılar üzerine inşa edilmesi, üniversitelerin bu ekosistemdeki belirleyici rolünü net biçimde ortaya koyuyor.
Türkiye'de de son yıllarda yapay zeka odaklı akademik kapasitede dikkat çekici bir büyüme yaşanıyor. Son beş yılda yapay zekâ lisans programı sunan üniversite sayısının 4'ten 37'ye yükselmesi, araştırma merkezi sayısının 13'ten 37'ye çıkması ve yüksek lisans programlarının 56'ya ulaşması bu ivmenin somut göstergeleri arasında yer alıyor. Türkiye Yapay Zekâ İnisiyatifi (TRAI) tarafından hazırlanan Yapay Zekâ Akademi Haritası ise bu genişleyen yapıyı ilk kez bütüncül bir perspektifle ortaya koyan kapsamlı bir çalışma niteliği taşıyor.
TÜRKİYE'NİN YAPAY ZEKAAKADEMİ EKOSİSTEMİ İLK KEZ BÜTÜNCÜL BİR HARİTADA TOPLANDI
TRAI'nin hazırladığı harita, Türkiye'de yapay zekâ alanında faaliyet gösteren akademik yapıları tek bir çerçevede bir araya getirerek önemli bir referans oluşturuyor. Çalışma kapsamında yalnızca lisans ve yüksek lisans programları ile araştırma merkezlerinin sayısal dağılımı değil, aynı zamanda 43 üniversitenin yapay zekâ araştırmalarında yoğunlaştığı alanlar da analiz edilerek haritaya yansıtılıyor. Böylece üniversitelerin akademik kapasitesi ve araştırma yönelimleri daha net biçimde görünür hale gelirken, ülkedeki yapay zekâ birikiminin hangi başlıklarda şekillendiğine dair kapsamlı bir tablo ortaya konuyor.
UZMANLIK ALANLARININ DAĞILIMI YAPAY ZEKÂ EKOSİSTEMİNDEKİ YÖNELİMİ ORTAYA KOYUYOR
Hazırlanan harita, bölüm ve araştırma merkezi sayılarını ortaya koymakla sınırlı kalmıyor; üniversitelerin yapay zekâ alanında hangi başlıklarda yoğunlaştığını da görünür hale getiriyor. Çalışma sürecinde sadece bölüm isimleri değil, üniversitelerin akademik program sayfaları, ilgili araştırma merkezleri ve birim yapılanmaları da incelenerek kapsamlı bir değerlendirme yapılıyor.
Bu analiz sayesinde hangi kurumun hangi alanda daha güçlü temsil edildiği belirlenirken, doğal dil işleme ve büyük dil modellerinden bilgisayarlı görüye, robotikten sağlıkta yapay zekâ uygulamalarına kadar öne çıkan uzmanlık başlıkları, yoğunluk düzeyine göre önceliklendiriliyor. Böylece harita, sadece hangi üniversitede yapay zekâ bölümü bulunduğunu değil, hangi kurumun hangi alanda derinleştiğini de ortaya koyuyor.
ÖĞRENCİLERDEN GİRİŞİMLERE UZANAN ORTAK BİR REFERANS NİTELİĞİ TAŞIYOR
Bu kapsamlı yapı, araştırmacılar ve öğrenciler için akademik yönelim süreçlerini kolaylaştırırken girişimler açısından potansiyel iş birliği alanlarının daha görünür hale gelmesine katkı sağlıyor. Aynı zamanda Türkiye'de yapay zekâ uzmanlığının hangi alanlarda ve hangi kurumlarda yoğunlaştığını daha net okumaya imkân tanıyor.
Yapay Zeka Akademi Haritasına ilişkin değerlendirmede bulunan TRAI Genel Müdürü Can Sinemli, şu ifadelere yer verdi: "Yapay zekâ alanında sürdürülebilir ve rekabetçi bir ekosistem inşa etmenin temelinde güçlü akademik kapasitenin doğru şekilde okunması ve görünür kılınması yer alıyor. Yapay Zekâ Akademi Haritası'nı, akademik birikimin nerede ve hangi uzmanlık başlıklarında yoğunlaştığını ortaya koyan, aynı zamanda yeni iş birliklerinin gelişmesine zemin hazırlayan dinamik bir rehber olarak konumlandırıyoruz. Bu çalışmayı düzenli olarak izlemeye, güncellemeye ve ekosistemin tüm paydaşları için daha anlamlı ve yol gösterici hale getirmeye devam edeceğiz."