
Yurt Dışı Müteahhitlik Hizmetleri Başarı Ödülleri Töreni'ne katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2025 yılında küresel ticaret, diplomasi ve güvenlikte ezberlerin bozulduğu bir dönemde Türkiye ekonomisinin dikkat çekici bir performans sergilediğini bildirdi.
Türk müteahhitlerinin aynı zamanda güçlü mühendislik birikimini, iş yapma kültürünü ve güvenilirliği de dünyanın farklı ülkelerine taşıdığını ifade eden Erdoğan, Türk inşaat şirketlerinin son yıllarda yurt dışında gerçekleştirdiği projelerle dünyanın en prestijli firmaları arasında yer almayı başardığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, firmaların iş disiplini, örnek iş ahlakı ve kalite anlayışının şirketleri küresel ölçekte aranan iş ortakları haline getirdiğini vurguladı.
Türk inşaat sektörünün 1972 yılında başlayan yurt dışı faaliyetlerinin, aradan geçen 54 yılda başarıdan başarıya koşarak bugün herkesi gururlandıran bir seviyeye ulaştığına dikkati çeken Erdoğan, şimdiye kadar yüzde 90'ı kendi iktidarları döneminde olmak üzere dünyanın 138 ülkesinde 12 bin 816 proje kapsamında 557 milyar dolardan fazla iş alındığını kaydetti.
Erdoğan, yakalanan bu ivmeyi küresel ekonomideki olumsuzluklara rağmen kararlı şekilde sürdürdüklerini belirtti.
"YATIRIM ODAKLI BÜYÜME STRATEJİMİZİN OLUMLU ETKİLERİNE PEK ÇOK ALANDA ŞAHİT OLUYORUZ"
Türk müteahhitlerinin küresel ölçekte elde ettiği bu başarıların mevcut ekonomik konjonktürde çok daha anlamlı hale geldiğine işaret eden Erdoğan, son 4-5 yıldır dünya ekonomisinin gerçekten sancılı süreçlerden geçtiğinin altını çizdi.
Son asrın en büyük sağlık krizi olarak tanımlanan koronavirüs salgınının artçı sarsıntılarının henüz dinmediğini hatırlatan Erdoğan, "Tedarik zincirinde meydana gelen kırılmalar tam manasıyla onarılmadan bir de bunlara sıcak çatışmalar ve ticaret savaşları eklendi. Çevremize şöyle bir baktığımızda, kuzeyden güneye etrafımızın adeta bir yangın yeri olduğunu hepimiz görebiliyoruz." diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"2025 yılı küresel ölçekte belirsizliklerin arttığı, jeopolitik risklerin, korumacı ticaret politikalarının ve zayıflayan dış talebin dünya ekonomisini zorladığı bir dönem olarak kayıtlara geçti. Burada şunu büyük bir gururla söylemek isterim, küresel ticaret, diplomasi ve güvenlikte ezberlerin bozulduğu bir dönemde Türkiye ekonomisi dikkat çekici bir performans sergilemiştir. 2025 yılı, ekonomide hedeflerimize büyük ölçüde ulaştığımız, dengelerin tekrar yerine oturduğu, enflasyonla mücadelede önemli kazanımların elde edildiği, bilhassa ihracat ve turizmde rekorlar kırdığımız bir yıl olmuştur.
Enflasyon yüzde 30,89'la son 49 ayın en düşük seviyesine indi. Merkez Bankası rezervlerimizdeki artış aynı şekilde devam ediyor. Bankamızın rezervleri tarihimizde ilk defa 200 milyar dolar bandını aştı. 2002 yılında sadece 27,5 milyar dolardan devraldığımız rezervleri geçen hafta itibarıyla 205 milyar 177 milyon dolara yükselttik. İstihdamda da aynı tabloyu görüyoruz. Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranımız son 31 aydır tek haneli seyrini koruyor. Yatırım, üretim, istihdam ve ihracat odaklı büyüme stratejimizin olumlu etkilerine pek çok alanda şahit oluyoruz."
Ekonomideki bu olumlu görünümün doğal olarak ticaret performansına da yansıdığını vurgulayan Erdoğan, "Küresel talebin zayıfladığı ve korumacılığın arttığı 2025 yılında Türkiye, üretim gücünü ve rekabetçiliğini koruyarak mal ihracatında 273,4 milyar dolarla Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırmıştır." dedi.