
Stratejist Cüneyt Paksoy, 24 TV'deki Analiz Sentez canlı yayınında piyasaları yorumladı. Paksoy, altınla ilgili de görüşlerini paylaştı. Paksoy'un yorumları şöyle:
-Tahvil piyasasına az önce gönderme yaptım. Toplam borç 320, 330 trilyon dolar ve üzeri olmaya, artmaya devam ettikçe dünyada... Ve Amerika'nın sadece bu borcun yüzde 10'una sahip olduğunu düşündüğümüzde önümüzdeki dönem tartışmaya açılan birçok tartışmanın ana konusu bu borcun ödenebilirliği olacak.
-Reel sektör hiç olmadığı kadar zorlanıyor. Yapay zeka etkisini konuştular Davos'ta, işten çıkarma problemlerini, mevcut iş kaynaklarının önümüzdeki süreçte daha da zorlanacağı süreçler. O reel sektöründen de tahvil sürecinden etkilenmesini artırıyor globalde. Verimlilik süreci artarken maalesef iş gücü kaybı süreci önümüze geliyor. Bütün bunlar masadayken altının trendinin bitmesi bence mümkün değil. Düzeltmeler gelir. Sindirme, soluklanmalar yaşanır. Uzun bir süre belki o sindirme, soluklanmalar devam edebilir.
-Fiziksel altını kim alıyor? Niye alıyor? Ona cevap arayalım. Yani fiziksel altını insanlar korunabilmek, kurumlar korunabilmek, merkez bankaları korunabilmek için alıyor risklere karşı.
Bu noktada Türkiye'nin toplam rezervde dünya ölçeğinde ilk 5-6 ülkeden biri olması da çok kıymetli. Biz merkez bankasının da rezervleri konuşurken altın etkisi diyoruz ya, fiyat arttıkça rezervlerimiz de artıyor vs. Ama neticede bundan sonra emtiaların sadece altın da değil, sadece gümüş de değil, bakır, platin, paladyum da değil, nadir elementler dahil, elde tutulabilir tüm varlıkların enflasyonist ortama doğru giderken ve borcun ödenebilirliği sorgulanırken çok ciddi, hatta ekilebilir, bitirebilir toprak alanları dahil, çok daha yeni bir yatırım iklimine doğru gittiğimizi iyi anlamak gerekiyor.
-Bu trendler bitmeyecek. Hatta önümüzdeki dönem çok daha farklı bir şekilde ilerleyecek. Genişleyerek ilerleyecek. Çok daha fazla başlığı içine alarak az önce belirttiğim gibi ilerleyecek. Onu da belirtmek istedim.
-Ben şunu anlatmaya çalışıyorum. Ben çok uzun vadeli, para değişene kadar ve borç sorgulanana kadar sürecek bir trendden bahsediyorum. Bu önümüzdeki birkaç yılı içeren bir süreç. Onun için hani naif olamıyorum. Çünkü yani bu ekonomik gidişat bu şekilde ilerlemeye devam eder, ülkeler arasındaki bu süreç bu şekilde devam ederse... Bak Kanada Başbakan'ın çok önemli bir sözü var. "Güç öyle kullanılıyor ki dedi. Ya sofrada menü olacağız ya birleşip farklı bir güç olup biz de bu sürece adil bir şekilde müdahale edeceğiz".
-Yani bir tarafta Amerika bir tarafta Çin. Arada Rusya arada Avrupa Birliği. Ama sadece dünya bu şekilde ibaret değil, birçok ülke var. Gelişmiş, gelişmekte olan. Sayın Cumhurbaşkanımızın yıllardır söylediğini dolaylı bir şekilde söyleyen Kanada Başbakanı var. Yani neden dünya beşten büyüktür? Israrla söyledi Sayın Cumhurbaşkanımız. Bunu da iyi anlıyoruz bugün. Yürüttüğü dış politikanın ne kadar önemli ve tutarlı olduğunu bugün anlıyoruz. Savunma sanayinde atılan adımların Türkiye için ne kadar kıymetli olduğunu yine bugün anlıyoruz. Daha da anlayacağız önümüzdeki dönemde kademe kademe.
DÜNYANIN GİTTİĞİ YER
Dünyanın gittiği yerin riskleri azalttığı değil fazlalaştırdığı bir dönemden, daha umutlu olacağımız bir döneme geçmek için herhalde global, farklı bir konsensüs gerekiyor. Türkiye bunu öneriyor zaten. Kanada başbakanının dolaylı olarak söylediği de bu. Büyük ülkeler tek taraflı gücünü kuruyor, bu sistemi tehdit ediyor, bu sürdürülebilir değil.
Bakalım nasıl çözülecek ama ben uzun vadeli bir trendin içinde olduğumuzu söylemek isterim. 2014'ten beri söylediğim bir şey bu. 12 sene geçmiş. Nereden nereye geldi altın belli. 200, 300 dolarlardan başladı hareket. Çıkarma maliyetlerini konuşurdu herkes, kimse konuşmuyor şimdi. Çünkü bu kadar riski tolere edebileceğiniz neresi var, ona bakıyor.
Ola ki yarın doların egemenliği tartışılır oldu, neyi koyacaksınız yerine. Euro'yu koyamadınız. Şimdi Çin yavaş yavaş Yuan'ı koymaya çalışıyor. Ama bunlar hepsi neticede arkasında merkez bankası kimliği olan kağıt, paralar. Dünyada elle tutulabilir varlıkların önemi, kıymeti niye artıyor.
Niye Amerika'nın Venezuela'ya, Grönland'a çökmeye çalıştığını da anlamaya çalışalım. Elde tutulabilirlere doğru gidiyor. "En azından bu kadar borcum var, yarın dolar ne olur, hem borcumu ödeyebilir kabiliyetim olsun hem dünyayı yönetmeye devam edeyim". Bir şeylere sahip olarak yapabilecek bunu. Çok uzun bir mesele, kısaca anlatmaya çalıştım.