
ABD'li medya kuruluşu CNN'de yer alan bir haberde "Trump, modern savaşın en eski tuzağına düştü" yorumu yapıldı. Analizde şu ifadeler var: Hızlı ve hassas bir askeri operasyonun, kısa ve kalıcı siyasi sonuçlar doğuracağına inanıyor. Sovyetler bunu Afganistan'da yaptı; ABD 2003'te Irak'ta; Putin bunu Ukrayna'da yaptı ve hâlâ savaşıyor. Bir ordunun başlangıçta uyguladığı güç ne olursa olsun, saldırdığı halkın topraklarını ve evlerini savunmaya olan bağlılığı daha büyüktür.
CNN: ABD, İRAN'IN HÜRMÜZ KARARLILIĞINI HAFİFE ALDI
Öte yandan ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) ve Ulusal Güvenlik Konseyi (NSC) yetkililerinin, İsrail ile birlikte düzenledikleri saldırılara karşı İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatma kararlılığını hafife aldıkları öne sürüldü.
CNN'in ismi açıklanmayan ABD'li yetkililere dayandırdığı haberinde, ulusal güvenlik yetkililerinin "en kötü senaryo" olarak nitelendirdikleri İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatması ihtimalini planlama sürecinde yeterince hesaba katmadıkları iddia edildi.
Haberde, üst düzey güvenlik yetkililerinin konuya dair ABD Kongresine sundukları brifinglerde Hürmüz Boğazı'nın kapanması ihtimalini önceden planlamadıklarını kabul ettikleri bildirildi.
ABD yönetiminin İran'ın boğazı kapatmasının ülkelerine kıyasla İran'a daha fazla zarar vereceğine inandığına işaret edilen haberde, bu görüşü İran'ın Haziran 2025'te nükleer tesislerine yönelik ABD saldırılarının ardından boğazı kapatma tehdidini hayata geçirmemiş olmasının güçlendirdiği öne sürüldü.
Haberde, Cumhuriyetçi ve Demokrat yönetimlerde görev yapmış eski ABD'li yetkilinin yaşananları eleştirerek, "Bu senaryonun önlenmesi için planlama yapmak, onlarca yıldır ABD ulusal güvenlik politikasının temel ilkelerinden biri olmuştur. Afalladım." ifadelerini kullandığı vurgulandı.
İran, ABD ile İsrail'in ülkeye saldırıları sonrasında Hürmüz Boğazı'nı saldırılarla bağlantılı ülkelere ait gemilerin geçişine kapatmıştı.
ABD-İsrail ile İran arasındaki gerilime ilişkin bugün ajanslara yansıyan bazı haberler ise şöyle:

Trump: "Önümüzdeki hafta İran'a çok sert vuracağız"

ABD Başkanı Trump bugün yaptığı açıklamada, İran'a yönelik saldırıların süreceğini belirterek, "Önümüzdeki hafta onlara çok sert vuracağız" dedi. Trump, gerekirse Hürmüz Boğazı'ndan geçen petrol tankerlerine askeri refakat sağlayacaklarını ifade etti.
Trump, Fox News'ten Brian Kilmeade'e telefonda açıklamalarda bulundu. Hürmüz Boğazı'ndan geçecek gemilere refakat edip etmeye hazır olup olmadıkları sorusunu yanıtlayan Trump, "Gerekirse yaparız. Ama umarım işler çok iyi gider. Ne olacağını göreceğiz" ifadelerini kullandı. ABD'nin İran'a çok büyük zarar verdiğini ve İran'ın uzun bir toparlanma sürecine gerek duyacağını savunan Trump, saldırıların süreceğini belirterek "Önümüzdeki hafta onlara çok sert vuracağız" dedi. (İHA)
İSRAİL BASININDAN 1 HAFTA İDDİASIİsrail basını, "İran rejiminin değişme ihtimalinin düşük olduğunu ve ABD'nin Tel Aviv yönetimine İran'a yönelik saldırıları sona erdirmek için bir hafta süre tanıdığını" ileri sürdü.
Israel Hayom gazetesinin bölgesel siyasi bir kaynağa dayandırdığı haberinde, ABD-İsrail'in İran'a düzenlediği saldırıların bir hafta içinde sona erebileceğine işaret edildi.
Haberde ifadelerine yer verilen siyasi kaynak, İran rejiminin değişme ihtimalinin düşük olduğunu ve ABD'nin İsrail'e saldırıları sonuçlandırması için sadece bir hafta süre tanıdığını iddia etti. Rejim değişikliği için kara saldırıları ya da İran'da protestoların tekrar başlamasının gerekli olduğunu ifade eden kaynak, bunların yakın vadede gerçekleşmesini beklemediklerini belirtti.
Üst düzey kaynak, savaşın ABD'de nasıl algılandığı ile İsrail'de nasıl algılandığı arasında büyük bir uçurum olduğuna dikkati çekti. Söz konusu kaynak, Washington'da yetkililerin savaşın petrol fiyatlarına etkisinden endişe duyduğunu, buna karşılık İsrail'in ise savaşı bir başarı olarak gördüğünü ve bunu kutladığını belirtti. Kaynak ayrıca Lübnan ve Hizbullah konusuna da değinerek, İsrail'in Hizbullah'ın eski genel sekreteri Hasan Nasrallah'ı öldürmesine rağmen, örgütün Hamas gibi hâlâ ayakta olduğunu söyledi. (AA)
ABD'nin Orta Doğu'ya 2 bin 500 kişilik Deniz Piyade birliği göndereceği iddia edildi
ABD Savunma Bakanlığının (Pentagon), Orta Doğu'ya 2 bin 500 kadar Deniz Piyadesinden oluşan bir keşif birliği göndereceği öne sürüldü. Wall Street Journal'a (WSJ) bilgi veren iki ABD yetkilisine göre, ABD Orta Doğu'da asker sayısını artırıyor.
Söz konusu iki yetkili, İran'ın Hürmüz Boğazı'na yönelik saldırılarını artırmasıyla birlikte ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth'in Orta Doğu'ya bir Deniz Piyade keşif birliği gönderilmesini onayladığını ileri sürdü. Talebin ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı'ndan (CENTCOM) geldiğini belirten yetkililer, Deniz Piyade Birliğinin yaklaşık 2 bin 500 askerden oluştuğu bilgisini aktardı. Pentagon sözcüsünün bu iddia hakkında yorum yapmaktan kaçındığı aktarılırken, bu hamlenin, Hürmüz Boğazı'nın kapatılarak küresel ekonominin aksaması, benzin fiyatlarının yükselmesi ve Başkan Donald Trump için büyük bir siyasi zorluk oluşturmasıyla aynı zamana denk geldiğine vurgu yapıldı.
ABC: ABD, Irak'ta ateş altında kalan personelini tahliye etmekte zorlanıyor
Yabancı basına yansıyan bir diğer habere göre ise ABD yönetiminin, Irak'ta ateş altında kalan personelini tahliye etmekte zorlandığı öne sürüldü.
ABC'nin haberine göre, ABD yönetimi, Dışişleri Bakanlığının Irak'taki zaruri olmayan personeline ülkeyi terk etme emri vermesinin ardından 10 gün geçmesine rağmen buradaki personelin tahliyesinde zorluk yaşıyor. ABC'ye konuşan ABD'li yetkili, Orta Doğu'daki personele bulundukları ülkeden çıkmak için çok az zaman verildiğini belirterek Irak'taki durumun beklenenden daha hızla kötüye gittiğini aktardı. (AA)

Irak'ta düşen ABD'ye ait KC-135 yakıt ikmal uçağında bulunan tüm mürettebat öldü
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Irak'ta düşen KC-135 yakıt ikmal uçağında 6 kişilik mürettebatın tamamının hayatını kaybettiğini doğruladı.
CENTCOM'dan, gece Irak'ın batısında düşen ABD'ye ait KC-135 yakıt ikmal uçağının mürettebatına ilişkin açıklama yapıldı. Açıklamada, "Irak'ın batısında düşen ABD'ye ait KC-135 tipi yakıt ikmal uçağında bulunan 6 kişilik mürettebatın tümünün öldüğü doğrulandı. Uçak, 12 Mart'ta Epic Fury Operasyonu sırasında dost hava sahası üzerinde uçarken kaybolmuştu." denildi.
Olaya ilişkin koşulların araştırıldığı belirtilen açıklamada, "Ancak uçağın kaybı düşman ateşi veya dost ateşi nedeniyle olmadı." ifadesi kullanıldı. Açıklamada, uçaktaki askerlerin kimliklerinin, yakınlarına bilgi verildikten 24 saat sonrasına kadar gizli tutulacağı belirtildi.

Çin, İran'da bombalanan ilkokulda hayatını kaybedenler için 200 bin dolar yardım yapacak
Çin, ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarında bombalanan ilkokulda hayatını kaybeden öğrencilerin aileleri için 200 bin dolar yardım yapacağını bildirdi. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Guo Ciakun, çok sayıda öğrencinin ölümüne yol açan saldırı nedeniyle derin üzüntü duyduklarını belirterek, hayatını kaybedenlerin yakınlarına baş sağlığı diledi. Sözcü Guo, Çin Kızılhaçının hayatını kaybeden öğrencilerin ailelerine destek amacıyla İran Kızılayına 200 bin dolar yardım yapacağını ifade etti.
ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a başlattığı saldırılarda, ülkenin güneyinde Hürmüzgan eyaletine bağlı Minab kentindeki Şeceretü't-Tayyibe Kız İlkokulu bombalanmıştı. Saldırıda çoğu çocuk 185 kişi yaşamını yitirmişti. (AA)

İsrail Cumhurbaşkanı Herzog ABD Başkanı Trump'ın Netanyahu'ya af çıkışını eleştirdi

İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun yolsuzluk davasından affı için ABD Başkanı Donald Trump'ın yaptığı baskıyı "egemenliklerine bariz saldırı" olarak nitelendirdi.
Cumhurbaşkanı Herzog, gece saatlerinde İran misillemesine hedef olan kuzeydeki Celile bölgesine gerçekleştirdiği ziyarette, Trump'ın Netanyahu'nun yolsuzluk davasından affına ilişkin açıklamalarını eleştirdi.
Herzog, ABD Başkanı Trump'ın Netanyahu'nun affına ilişkin baskısının, siyasi ve hukuki anlaşmazlıktan ziyade "egemenlik sembollerine bariz bir saldırı" olduğunun altını çizdi.
Trump'ın kendisine yönelik sert eleştirilerine cevaben, "Kendi onurumu değil, devletin onurunun korunmasının peşindeyim." ifadesini kullanan Herzog, Netanyahu'dan Trump'ın af konusundaki açıklamalarına karşı çıkmasını beklediğini aktardı.
Başbakan Netanyahu, dün gece İran'a başlattıkları saldırılar sonrası gerçekleştirdiği ilk basın toplantısında, Trump'ın kendisinin affı konusunda kalbinden geçenleri söyleme hakkına sahip olduğunu belirtmişti.
Herzog'un kendisine karşı kurulan mahkeme tiyatrosuna son vermesi gerektiğini savunan Netanyahu, "Trump'ın seçtiği kelimelerden ben sorumlu değilim ve elbette onun içten konuşup konuşmadığını kendisine sorabilirsiniz." ifadelerini kullanmıştı.
Trump'tan Herzog'a af baskısı
ABD Başkanı Donald Trump, 5 Mart'ta Cumhurbaşkanı Herzog'a seslenerek, "Cumhurbaşkanı (Herzog) bugün (İsrail Başbakanı) Bibi'ye (Binyamin Netanyahu) af vermeli. Bibi'nin aklında İran'la savaşmaktan başka bir şey olmasını istemiyorum." demişti.
Netanyahu hakkındaki yolsuzluk davasının "cadı avı" olduğunu savunan Trump, Onun lanet olası bir mahkeme sürecine değil, savaşa odaklanmasını istiyorum. Bibi'nin üzerindeki tek baskının İran'la savaş olmasını istiyorum." yorumunu yapmıştı.
- Netanyahu, affını talep etmişti
Trump, yolsuzlukla yargılanan Netanyahu'yu affetmesi için Kasım 2025'te de Cumhurbaşkanı Herzog'a mektup göndermişti.
Netanyahu, daha önce af talebinde bulunmayacağını söylemesine rağmen yaklaşık 6 yıldır yargılandığı yolsuzluk davalarından affı için İsrail Cumhurbaşkanı Herzog'a kasım sonunda başvuruda bulunmuştu. (AA)