PİYASALAR
Serhat Özeren
[email protected]

Covid 19 salgını karşısında Türkiye'nin stratejik planı ve kriz yönetimi

Risk analizi iyi yapılarak hazırlanan stratejik plan doğrultusunda gereken tüm adımları atan Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca ve ekibi, bu kriz yönetimini başarıyla gerçekleştirerek toplumun her kesiminden takdir gördü.

Kurumsal iletişim, temeli stratejiye dayanan bir disiplindir. Bir markanın stratejik olarak yönetilmesi belli bir stratejik vizyonun olmasını gerektirir. Bunun yanında bir kurumun en değerli varlığı itibarıdır. İtibarı yönetmek ve koruyabilmek ancak bir strateji çerçevesinde mümkündür. Kurumsal iletişimde stratejik karar almanın ilk adımlarından biri de kurumsal risk yönetimidir. Kurumsal risk yönetimi ile ilgili başarılı bir yol haritası oluşturmak markalar için hayati düzeyde önem taşıyor. Güncel bir örnek ile konuyu açıklamak isterim. Bildiğiniz üzere Aralık 2019’dan bu yana dünyanın gündeminde Covid-19 yani Koronavirüs var. Dünya virüsle mücadele ederken; Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde ilgili bakanların bir araya geldiğini, tüm senaryolar üzerinde olası tüm risk analizlerinin yapıldığını ve stratejik bir plan oluşturulduğunu hep birlikte basından takip ettik. Süreci, işin ehli olan Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca’nın yönetmesi, son derece önemli stratejik bir karardı. Toplum nezdindeki yansımasına bakarsak doğru bir karar olduğunu söylemek de yanlış olmaz. 

SORUN GLOBAL, MÜCADELE ULUSAL

Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca’nın süreci en başından, bu yazının yayımlandığı tarihe kadar şeffaf bir şekilde başarıyla yönettiğini düşünüyorum. Risk analizi iyi yapılarak hazırlanan stratejik plan doğrultusunda gereken tüm adımları atan Koca ve ekibi, bu kriz yönetimini başarıyla gerçekleştirerek toplumun her kesiminden takdir gördü. Bu, bize şunu gösterdi; bir marka için doğru strateji ve risk yönetim analizleri hayati düzeyde önem taşıyor. Bakan Koca; temel iletişim kaynaklarının tamamını doğru olarak kullandı diyebiliriz. Sürecin en başında; “Sorun global, mücadele ulusal” diyerek önemli ve kararlı bir bakış açışı ortaya koydu. Sosyal medyayı, özellikle bilgi kirliliğinin yoğun olduğu Twitter’ı iyi yönettiğini söyleyebiliriz. İletişim kanalları daima açık, soğukkanlı bir duruşla ve yaklaşımla toplumun her kesimine güven verdi. Bunun yanı sıra sahada olması, süreci yerinde yönetmesi ve şeffaf olması da yine önemli stratejik adımlar olarak yorumluyorum. 

BİLİM KURULU OLUŞTURULMASI, BU SÜREÇTE YAPILMIŞ EN DOĞRU HAMLE

Doğru, anlaşılır ve net bilgilendirmelerin en hızlı şekilde yayılmasını sağlayarak, toplumun yüzde 90’ına yakını Koronavirüs hakkında bilinçlendirildi. Konunun uzmanlarından oluşturulan ‘Bilim Kurulu’ bana kalırsa bu süreçte yapılmış doğru bir stratejik hamle. Bunun yanında devletin tüm kurumlarının uyumlu halde çalışması da global ölçekteki bir sorunun yönetimi ve çözümüne yönelik profesyonelce hazırlanmış bir strateji izlendiğinin en net kanıtı olarak yorumlanmalı. Bunun tam tersi örneği ise İtalya’da yaşanıyor. Koronavirüs Wuhan’dan dünyaya yayılmaya başlarken İtalya önce ciddiye almadı. Gerekli önlemleri zamanında uygulamayarak Çin’i geçen üzücü bir tablo ile karşı karşıya kaldı. Aynı kararlar İtalya alamaz mıydı? Doğru risk analizleri ve stratejik planlar oluşturulsaydı elbette alabilirdi. Ben, kendi yorumumu ve gözlemlerimi paylaşmak istedim. Başta Sağlık Bakanımız ve devletimizin tüm yetkilileri olmak üzere sağlık çalışanlarını özverili çalışmaları sebebiyle kutluyor, global ölçekli bu sorunun çözümünün bir an önce bulunmasını temenni ediyorum.