PİYASALAR
Murat Yeşildere
[email protected]

Yaşasın yeni kapitalizm

Dünya devi kurumsal şirketlerİn CEO’ları, 'iyi yönetim’ uygulamasının sadece kârı maksizimize etmek değil; her anlamda sürdürülebilir bir ekosistem ve dünya için mücadele etmek olduğuna ikna oldu.

Bildiğimiz anlamdaki kapitalizm bugün öldü” diyor Salesforce CEO’su Marc Benioff... Yönetim kurulu toplantılarında, odalarda, 2006 yılında ölen Nobel ödüllü ekonomist Milton Friedman’ın ruhu hâlâ dolaşıyor mu bilemiyorum. Friedman’ın kapitalist düşünce ile özdeşleşen doktrini ise önce toplum tarafından sorgulanmaya başlandı; şimdi ise toplumun beklentileri CEO’ları değişmeye ve aksiyon almaya yöneltiyor. Friedman; 1970 yılında yazdığı makalesinde, ‘şirketlerin tek sorumluluğunun, hissedarlarına kâr yaratmak” olduğunun altını çizmişti. Sonraki 30 yıl içinde Anglosakson ekonomileri temsil eden dev kurumsal şirketler ve yöneticileri, Friedman’ın doktrininin peşinden gitti.  2000’li yıllarla birlikte iki farklı olgu birbirini tetikledi. Öncelikle toplum; dünyadaki çarpıklıkları düzeltmenin bireye ve özel sektöre de düştüğünün farkına vardı. Dünya devi kurumsal şirketlerin CEO’ları ‘iyi yönetim’ uygulamasının sadece kârı maksizimize etmek değil; her anlamda sürdürülebilir bir ekosistem ve dünya için mücadele etmek olduğuna ikna oldular. Aslında CEO’lar önce insan ve birey olduklarını hatırladılar, ardından da ‘sürdürülebilir dünya için aktivizm’ belki de tercih olmaktan çıkarak gereklilik olarak gündemlerine kazındı.

DOĞRU AMACA YÖNELMEK GEREKİYOR

IBM CEO’su Ginni Rometty; “Toplum her birimize faaliyet gösterme lisansını veriyor. Soru; toplumun bize güvenip, güvenmediğidir” derken; toplumun güvenini kazanmak için ‘doğru’ amaca yönelmenin öneminin altını çiziyor. Hatta ‘büyük amaç’lardan ziyade kimin neyi mesele edip arkasında durduğu önem kazanmaya başlıyor. 

CEO’LARIN SORUMLULUĞU ARTACAK

Siemens CEO’su Joe Kaeser “Ne zaman Dow Jones 30 endeksindeki şirketlerden birinin CEO’su Wall Street’in karşısına çıkıp; ‘Önümüzdeki iki çeyrek hedeflerimi kaçıracağım ama inandığım amaçlar için bunun daha önemli olduğunu düşünüyorum’ derse, doğru yolda olduğumuzu kabul edip, inacağım” diyor. 

Yani CEO’lar da kendi aralarında birbirlerine güvenerek, samimi bir kararlılığın olduğunda fikir değiller. Toplumsal cinsiyet eşitliği, iklim, fakirlik, çevre, göç ve mülteci gibi konularda görüşlerini, eleştirilerini, bireysel, kurumsal ve toplumsal çözüm önerilerini dile getiren CEO sayısı her geçen gün artsa da konu silah ya da kürtaj olduğunda sessizlik artıyor. 
Financial Times’a* göre bu iki konuda ABD’nin en büyük ciroya sahip 100 şirketinin CEO’sundan hiçbiri kamuoyu önünde görüş bildirememiş. Dile gelen CEO’ların kaçının görüşlerinde ve aksiyonlarında samimi olduğunu ise zaman gösterecek. 

Amazon’un kurucusu ve CEO’su Jeff Bezos’un dile getirdiği gibi bu yöneticilerin ‘sahip oldukları büyüklük ve kapsama alanı ile liderlik etmesi’ toplumun doğru yöne yönelmesine yardımcı olacak, farkındalık artacak ve beklentiler de yükselecek. Toplumun farkındalığının artması, kurumların ve onları yöneten CEO’ların sorumluluklarını daha da artıracak. 
Galiba yeni kapitalizmin tanımında kendi hissedarları için değil; tüm paydaşları için fayda maksimize eden ‘şirket’ ve ‘yönetici’ler merkezde yer alacak; en iyisinin henüz yapılmadığına inanan ve bayrağı daha da ileriye taşıma kararlılığını gösteren…

2020 yılının herkese sağlık, huzur ve mutluluk getirmesi dileğiyle…