Murat  Yeşildere
YAZARLAR
1.04.2021 15:49:00

Tarım, çevre, sürdürülebilirlik… Ya sonra?

Paydaş kapitalizmini savunan, ekosistemi geliştirmeye çalışan, sürdürülebilirliği teşvik eden, tarıma, tedarikçisi olan hayvancılıkla uğraşan çiftçilere destek olan Emmanuel Faber'in kaderini sürdürülebilir olamaması belirlemişe benziyor.

Bugünün bir de yarını var

Mutluyduk belki bugüne kadar

Ya sonra?

Ajda Pekkan'ın sesi ile gönüllerde yer eden, Fikret Şeneş'in efsane sözleri... Ya sonra?

57 yaşındaki Emmanuel Faber de son birkaç yılda sahneye çıktığı her toplantıda 'rock yıldızı' gibi karşılandı, alkışlarla 'paydaş kapitalizmi'ni ve faydalarını anlattı. Sonuç olarak hem yönetim kurulu ve hem de icra kurulu başkanı olduğu Danone, geçen sene kendisini 'enterprise a mission', yani amaç (sosyal mana) odaklı kurum olarak tanımlayan ilk halka açık, büyük Fransız şirketi oldu. Bu dönüşümün parçası olarak Danone sadece hissedarlarına kâr yaratmakla kalmayıp; müşterilerinin sağlığını, paydaşlarının menfaatini ve gezegenin geleceğini de gözeteceğine dair taahhütte bulundu; bu tahhütlerinde aldığı yolu da bağımsız bir kurulun denetlemesini kabul etti. Danone hissedarlarının sürdürülebilirlik amacına verdikleri bu desteği Emmanuel Faber, "Milton Friedman'ın heykelini devirdik" diyerek kutlamıştı. Friedman, 1970 yılında New York Times gazetesinde yayınlanan meşhur makalesinde, "İş dünyasının sosyal sorumluluğu kârları artırmaktır" diye yazarak, kurumsal liderlere net bir yön göstermişti. Emmanuel Faber ise "Sosyal adalet sağlanmadan ekonomi olmaz" diyerek, Friedman'ın tezine karşı çıktı.

TAAHHÜDÜN ARDINDAN...

Bu taahhüdün hayata geçmesi ile birlikte, Danone sürdürülebilirlik kapsamında milyar dolarlık yatırım yapmaya da başladı. Bir taraftan plastik kullanımını azaltmak ve karbon gaz üretimini düşürmek için çalışırken; ürünlerinin ana girdisi olan süt üreticilerini ve tarım sektörünü geliştirmek ve benzer çabaları ekosistemi içinde de yaygınlaştırmaya yöneldi. Ne oldu, niye oldu, nasıl oldu? Hâlâ tartışmaya çok açık. Ama bu yazının yazıldığı saatlerde Emmanuel Faber, yedi yıldır sürdürdüğü tepe koltuklardan, bir 'yönetim kurulu darbesi marifeti ile indirilmiş' ve 25 yıla yakın zamandır görev yaptığı Danone'dan ayrılmıştı. Paydaş kapitalizmini savunan, ekosistemi geliştirmeye çalışan, tarıma, tedarikçisi olan hayvancılıkla uğraşan çiftçilere destek olan Faber'in kaderini ise yine sürdürülebilir olamaması belirlemişe benziyor. Bir tarafta, gelecek beş yıl içinde karbon gazı üretimini sınırlamak için beş milyar Euro yatırım yapacağını ilan eden Nestle, diğer tarafta ise 10 yıl önce, eski icra kurulu başkanı Paul Polman ile kamuoyunu, su tüketimini optimize etme ve tedarikçilerinin hayatını iyileştirme sözü veren Unilever var.

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK VE PERFORMANS İLİŞKİSİ

En büyük rakibi olan iki tüketici devi Nestle ve Unilever'in pazar değerlerinin arkasında kalan ve çok daha büyük iskonto ile değerlendirilen Danone hissedarları, yönetim kurulu marifeti ile 'sürdürülebilir' olmayan ekonomik peformansa ve gidişata 'dur' dedi! Danone hissedarı olan büyük bir fon yöneticisinin deyimi ile Faber, 'hissedarlara değer yaratmak ile sürdürülebilirlik arasındaki doğru dengeyi' kuramadığı için koltuklarını kaybetti. Strategic Management Journal dergisinde 2017'de yayınlanan bir araştırmada, sürdürülebilirlik benzeri amaç odaklı yatırımların, performans iyi olduğunda, tepe yöneticilerin koltuğunu korumasına yardımcı olduğu kanıtlanıyor. Ancak aynı araştırma, performansı kötü olan tepe yöneticilerin, koltuğunu kaybetmesinde, bu tip yatırımların 'kolaylaştırıcı ve hızlandırıcı' etkisini de kanıtlamış. Peki, hissedar kapitalizmi içinde 'önce can, sonra canan, ondan sonra herkes ve gezegen' sıralaması varken; kurumsal liderlerin dengeli önceliklendirmeyi yapabilmesi ne kadar mümkün olabilecek? Neden sonra?

DİĞER YAZILARI