Murat  Yeşildere
YAZARLAR
01.05.2021 15:06:00

Küresel marka yaratmak: Disiplin mi yaratıcılık mı?

Modayı takip etmeyen, kendi vizyonunun ve fikirlerinin arkasından gitmekten çekinmeyen Giorgio Armani, 'otantik olabilmenin' mücadelesini veriyor.

İçinde olduğumuz salgın dönemi, Giorgio Armani'nin mobilya sektörüne giriş motivasyonunun ne kadar doğru olduğunu da bir kez daha kanıtladı. Armani, 'zihnine girdiği' müşterilerine mutlu ve rahat yaşayabilecekleri ortamları tasarlatabilmek için 'mobilyacı' olmuş. Bugün dünyanın her yerinde evlerinde 'kapalı' kalan insanlar, Armani'nin öngördüğü gibi iş ile özel hayatın arasında giderek görünmez hale gelen sınırları iyice ortadan kaldırarak 'yaşama alanlarını' genişletmenin peşinde...

MODA AKIMLARININ DIŞINA ÇIKTI

"Kendimi ifade etmektense dinlemeyi tercih ederim; ben bir gözlemciyim" cümlesini dünyanın en tanınmış markalarından birini yaratan Giorgio Armani'den duymak sizi şaşırtır mı? 86 yaşındaki iş insanı Armani, hayatını aşırılıkların dışında kalmaya ve zaman zaman da moda akımlarının tersine hareket etmeye adamış. Kadın ve erkek giyimi ile tanınan ve moda dünyasında imrenilen bir kariyer yapan Armani, son 20 yıldır tasarım, dekorasyon, mobilyanın yanı sıra turizm, eğlence ve yeme-içme sektörlerine de yatırım yaptı. İnsan anatomisine duyduğu hayranlıkla iki yıl tıp eğitimi alan Giorgio Armani, askerlik görevini ifa etmeden önce fotoğrafçılıkla uğraşmak için tıp eğitimini yarıda bırakmış. 1974'te ortağı ve hayat arkadaşı Sergio Galeotti ile erkek giyimi üzerine çalışmaya başlayan Giorgio Armani, hemen ardından kadın giyimine de yöneldi. Armani, Galeotti'nin 1985 yılında vefatının ardından, tek başına yoluna devam etti.

DETAYLARA YATIRIMLA GELEN BAŞARI

Armani; "Böyle bir işletmeyi yönetmek; bir bebeği büyütmeye benzer. Her detay önemlidir" diyerek en küçük detayı dahi ihmal etmeden işinin başında durdu. Sürdürülebilir başarısını, 'saplantı derecesindeki odaklanmaya ve detaylara hakim olmasına dayandırdığı için', kişisel disiplinini hâlâ devam ettiriyor. Dünyanın en önemli moda markalarından birinin yaratıcısı olan Armani; "Yaptığım işin yüzde 80'i disiplin, geriye kalan kısmı ise yaratıcılık" diyor. "Etrafımdaki insanlara güveniyorum ama en son kararı da ben vermeye devam ediyorum" diyen Giorgio Armani, 45 yıl sonra hâlâ yeterince delege edemediğinin, hatta zaman zaman 'odaklanmış, tekil bir vizyon yaratmak için bir nebze diktatörlük' yaptığının da farkında... Ancak geçen yıllarda sevdiklerine harcayamadığı zaman ve gezemediği, göremediği yerler için pişman da olsa, disiplininden taviz vermiyor. Giorgio Armani'nin fedakârlığı ve 45 yıllık mücadelesinin sonucu ise, küresel olarak 3 bine yakın satış noktasında, 7 bin çalışanı ile yılda 7 milyar dolar ciro yaratan bir moda imparatorluğu ve yaklaşık 8 milyar dolarlık kişisel servet.

MÜŞTERİNİN ZİHNİNE GİRMEK ŞART

Giorgio Armani, "Müşterilerin zihnine girip, nasıl yaşadıklarını anlamak gerek. Kim olmak istediklerini ve kendilerini nasıl ifade etmek istediklerini hissetmek şart" düşüncesi ile son 20 yıl içinde Armani Casa markası ile mobilya sektörüne de yatırım yapıyor. Modayı takip etmeyen, kendi vizyonunun ve fikirlerinin arkasından gitmekten çekinmeyen Armani, 'otantik olabilmenin' mücadelesini veriyor. Onbinlerce dolarlık dolapları, yatakları, sandalyeleri ve koltukları portföyüne dahil eden Armani Casa, grubun turizm ve eğlence sektöründe yaptığı otel, rezidans, restoran, gece kulübü yatırımlarında da mobilyaları ile yer alıyor.

DİĞER YAZILARI