PİYASALAR
Abdulkadir Karagöz
[email protected]

Üniversitelerdeki mesleki uygulama modelleri ve gelişim

Üniversiteler, önemli şirketlerle geliştirecekleri iş birlikleriyle mesleki uygulama alanları oluşturabilir; Öğrencilerin mesleki deneyim kazanmalarını sağlayıp kendilerini daha yakından tanıyarak iş ortamına uyumlarını artırabilir

[email protected] / @akadirkaragoz

Bir ülkeyi güçlü kılan şeyin sahip olduğu teknoloji değil; bu teknolojiyi geliştirecek insan kaynağı olduğunu ifade etmiştik. Eğitim kurumlarımızın yükümlülüklerine ilişkin paylaştığımız ‘Üniversitelerin Nitelikli İnsan Kaynağındaki Rolü’ makalemizin devamı niteliğindeki bu yazıda bazı hususların üzerinde duracağız. İş dünyasında sıklıkla karşılaştığımız problemlerin başında, üniversite eğitimini başarıyla tamamlamış kişilerin çalışma hayatına atıldıklarında karşılaştığı zorluklar ve uyum süreci geliyor. Bu süreçte işverenlerin en önemli beklentisi; genç arkadaşlarımızın ekibe hızlı bir şekilde adapte olması ve üretim süreçlerine etki edecek sonuçları ivediyle ortaya koymasıdır.

BAŞAT ROLÜ YİNE ÜNİVERSİTELER ÜSTLENECEK

Eğitim kurumlarımızdaki fiziki koşullarda yaşanan iyileşmeyle birlikte eğitimin kalitesini de daha çok tartışır hale geldik. Şunu ifade edebilirim ki, çok yakın bir zamanda eğitim sistemimiz ve bu sistemin içeriğine ilişkin hem iş dünyasının hem de toplumumuzun ihtiyaç duyduğu yeni reform ve yöntemler ortaya çıkacaktır. Her süreçte olduğu gibi başat rolü üstlenecek olan kurumlar yine üniversiteler olacaktır. Öğrenci kulüplerinin yaptığı çalışmalarda aktif görev alan bazı genç arkadaşlarımızın, iş hayatına atıldıklarında neredeyse hiç problem yaşamadıklarını görüyoruz. Çünkü bu çalışmalarda elde ettikleri kazanımlar, aslında iş ortamının birebir simülasyonu gibidir. Tabii kulüp çalışmalarının daha da ötesinde; staj ve mesleki uygulama programları ile atölye ve laboratuvar çalışmaları da iş tecrübesi için yararlı olacak önemli faktörlerdir.

MESLEKİ UYGULAMA ALANLARI

Üniversiteler, önemli şirketlerle geliştirecekleri iş birlikleriyle mesleki uygulama alanları oluşturabilir; öğrencilerin mesleki deneyim kazanmalarını sağlayıp kendilerini daha yakından tanıyarak iş ortamına uyumlarını artırabilir. Bu doğrultuda Sakarya Üniversitesi’nin Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası ile birlikte geliştirdiği 3+1 ve 7+1 mesleki uygulama programı, yakaladığı başarılı sonuçları bakımından üzerinde önemle durulması gereken bir proje halini aldı. İş dünyasının nitelikli insan kaynağı ihtiyacını karşılamak ve öğrencilerin mesleki gelişimine katkı sağlamak için hayata geçirilen bu proje kapsamında; meslek yüksekokulu öğrencileri 3 dönem teorik eğitim aldıktan sonra, 1 dönem alanlarıyla ilgili bir işletmede tam zamanlı olarak çalışıyor. Böylelikle okulda aldığı eğitimi, iş ortamında uygulama imkanı yakalıyor; henüz mezun olmadan 4 aylık profesyonel iş deneyimi elde ediyorlar. 

TEKNOLOJİ, BİLİM VE ÜRETİM  NASIL GELİŞİR?

Bu tür programlar sadece öğrenci açısından değil, üniversitenin müfredat planlarken ihtiyaç duyduğu veriyi temin etmesine de önemli ölçüde katkı sağlıyor. Çünkü hem işletme ziyaretleri hem de hazırlanan uygulama raporlarıyla öğrencilerin ne tarz gelişimlere veya iş dünyasının hangi alanlarda reformlara ihtiyaç duyduğunu ortaya koyuyor. Doğru bir stratejiyle bu veriler analiz edildiğinde ortaya çıkacak eğitim modeli, üretim ve gelişim odaklı bir hal alıyor. Üniversite yönetimleri, akademisyenler, iş dünyası ve öğrencilerin ortak yürüttüğü çalışmalar, ülkemizin uzun vadede ihtiyaç duyduğu her alanda nitelikli insan kaynağını yetiştirmesini sağlar; teknolojiyi, bilimi ve üretimi geliştirir. Üniversitelerin ve yönetimlerinin bu bilinçte olması ve ortaya koyacakları projelerde bu temel değerleri dikkate almaları son derece önemlidir.