PİYASALAR
Abdulkadir Karagöz
[email protected]

Türkiye'nin yeteneği

Sadece öğrencilerin ve yeni mezunların değil, iş hayatında olan kişilerin de gelişimlerine katkı sağlayacak ortamlar oluşturmalıyız. Üst düzey yöneticilerden tutun, uzman yardımcısına kadar her seviyeden çalışanın kendi alanına göre çalışmalar yapabileceği projeler geliştirmeliyiz.

[email protected]

Eğitim hayatı süresince öğrenci toplulukları, kulüpler, sivil toplum kuruluşlarında gönüllü olarak yer alanlar ve staj programlarına katılanların, iş hayatına atıldıklarında akranlarına oranla daha kısa sürede uyum sağladığı görülüyor. Öğrencilerin yaptıkları ve katıldıkları bu çalışmalar, mesleki gelişimlerine katkı sağlıyor ve iş hayatında karşılaşabilecekleri durumları önceden deneyimleyebileceği bir simülasyon haline getiriyor. Alanlarıyla ilgili olarak aldıkları teorik eğitimleri, sunulan ortam sayesinde uygulama şansı buluyorlar. Böylelikle iş planlama, geliştirme, uygulama, sonuçlandırma, raporlama, kriz yönetimi, etkili iletişim, takım çalışması ve proje geliştirme gibi iş hayatında anahtar nitelikte olacak yetkinliklerini geliştiriyorlar. Şirketler, işe alım süreçlerinde daha önce bu ve benzeri çalışmalarda yer alanların daha başarılı olduğunu dile getiriyor. Yani bu programlara katılanlar, katılmayanlara oranla iş hayatına 1-0 önde başlıyor. Öğrencilerin bu tür aktivitelere katılmalarını her fırsatta dile getiriyoruz. Bunun yanında sivil toplum kuruluşları ve öğrenci kulüplerinin yaptıkları projelere destek olarak daha çok öğrenciye ulaşabilecekleri ortamlar oluşturuyoruz. Ancak ülkemizde 7 milyon üniversite öğrencisi var ve bu tür çalışmalardan tüm öğrencilerin haberdar olmasıyla birlikte dahil olabilecekleri uygun programların da geliştirilmesi gerekiyor. 

İNSAN KAYNAĞIMIZIN NİTELİĞİNİ ARTIRMALIYIZ

Sivil toplum kuruluşları, vakıflar ve öğrenci topluluklarının yaptığı çalışmalar ihtiyaçlarımıza bir noktaya kadar cevap verse de yeterli düzeyde değildir. Bu sebeple şirketler de mezunlar ve henüz eğitimine devam eden öğrencilere yönelik olarak geliştirdiği projeleri çeşitlendirmelidir. Çünkü geliştiren, üreten ve büyüyen bir işletme olmak istiyorsak, insan kaynağımızın niteliğini artırmalıyız. 7 milyon üniversite öğrencisinin tamamına ulaşamasak bile ortaya koyacağımız irade ile önemli bir bölümünün mesleki gelişimine katkı sağlayabiliriz. Böylelikle iş hayatına atılan öğrencilerin daha deneyimli ve birikimli olmasını sağlayarak iş dünyasının nitelikli personel ihtiyacını giderebiliriz. Bu doğrultuda, öğrencilerin üniversite birinci sınıftan itibaren katılabilecekleri yetenek programları geliştirmeliyiz. Bu çalışmaları sistematik bir şekilde kurgulamalı ve oluşturulacak ortama dahil olmak isteyen tüm kurumları ve şirketleri sürecin içerisine almalıyız. İş dünyasının en çok ihtiyaç duyduğu alanları önceden belirleyerek, planlı bir şekilde üniversite birinci sınıftan başlayarak öğrencilerin dil eğitimlerine destek olarak, yurt dışında eğitim almalarına imkan tanıyarak dil becerilerini geliştirebiliriz; devam eden yıllarda mesleki eğitim programları, kısa ve uzun dönem staj programlarıyla gelişimlerine katkı sağlayabiliriz. Ayrıca bu destek programlarını öğrencilerin genel yeteneklerine ve sosyal becerilerine göre de gerçekleştirebiliriz. 

UZUN VADELİ HAYALLER KURULMALI

Sadece öğrencilerin ve yeni mezunların değil, iş hayatında olan kişilerin de gelişimlerine katkı sağlayacak ortamlar oluşturmalıyız. Üst düzey yöneticilerden tutun, uzman yardımcısına kadar her seviyeden çalışanın kendi alanına göre çalışmalar yapabileceği projeler geliştirmeliyiz. Böylelikle hem şirketlerin ihtiyaç duyduğu nitelikli personel yetiştirilecek hem de mevcut çalışanlarının gelişimine destek sağlanacaktır. İş dünyasında büyük, küçük fark etmeksizin tüm şirketlerin kendi imkanları ölçütünde düzenlediği eğitim ve yetenek projeleri bulunuyor. Bunların bazıları planlı ve sistematik bir şekilde yürütülse de, çok büyük bir kısmı plansız bir şekilde yürütülüyor. Bu durum da ciddi bir maliyeti beraberinde getiriyor. İş dünyası olarak fotoğrafa daha geniş çerçeveden bakmalı; yetkinlikleri ve yetenekleri önemsemeli; uzun vadeli hayaller kurmalıyız.