PİYASALAR
Abdulkadir Karagöz
akaragoz@mentalik.com

Birleştiren yetenekler

Bugün fiziksel altyapısını devlet eliyle güçlendiren kulüpler başta olmak üzere tarama faaliyetlerine başlanmalı, özel eğitim programları oluşturulmalı ve sporun her alanında ihtisaslaşmış yapılar kurulmalıdır.

Spor; eğitim, savunma,eğlence ve kültürel aktivite olarak tarih boyunca toplumlar tarafından sistematik olarak sürdürülen bir faaliyet olarak kullanıldı. Binlerce yıl önce belirli ritüelleri gerçekleştirmek için başlayan bu faaliyetler, zamanla değişim ve gelişim göstererek daha sistematik ve organize bir yapıya büründü. Bugün bireysel ve takım sporlarının eğitici ve kültürel yönü daha çok ön planda olmakla birlikte; kültür endüstrisi ve beraberinde ekonomik bir faaliyete dönüşmüş durumda. Spor birey için sadece fiziksel ve zihinsel bir aktivite değil; ülkelerin ve toplumların birbirleriyle iletişim yöntemi, diplomasideki yumuşak gücü, motivasyon kaynağı, birlikteliğin önemli bir sembolü, dağınık düzendeki enerjinin bir alana kanalize edilmiş halidir. Bu nedenle sporu ve spor faaliyetlerini sadece fiziksel ve zihinsel bir aktivite olarak görmenin ötesinde, farklı bir bakış açısıyla konuyu ele almamız önemlidir. 

GELİŞİMİ YAKALAMALIYIZ

Sporun, fiziksel gelişimin yanında ruhsal gelişime katkısı; olayları değerlendirmede farklı bakış açılar kazandırması, toplumların ve gençlerin kötü alışkanlıklardan uzak tutması ekonomik kazancının yanında en önemli unsurlar olarak karşımıza çıkıyor. Hemen şurada, Zeytinburnu Belediyesi’nin Buz Hokeyi takımının hikayesi, bizim için oldukça kıymetli bir örnek. Türkiye’de son 15 yılda bireysel ve takım sporları alanında yapılan altyapı yatırımlarıyla fiziki koşullar oldukça iyi düzeye geldi, ancak spor faaliyetlerinde istenen başarıyı bir türlü yakalayamadık. Sporun yeni alanları da dahil olmak üzere (e-spor) istenen düzeyde gelişimi yakalamakta gecikiyoruz. 

SPORCU YETİŞTİREN SİSTEMLER KURGULANMALI

Türkiye’de spor endüstrisinin lokomotifi olan futbol başta olmak üzere takım oyunlarında istediğimiz yetkinliğe bir türlü ulaşamadık, bireysel sporlarda ise sporcularımızın azmi ve başarısıyla belirli seviyelere kadar geldik ancak sporcu yetiştirme konusunda dışa bağımlılığımızdan bizi kurtaracak altyapı sistemini oturtamadık. Bu durum bize bu alanda ciddi bir yönetim sorunun olduğunu gösteriyor. Spor faaliyetlerinin ve organizasyonlarının sporcularımıza, topluma ve ülke ekonomimize katkısını sürdürülebilir hale getirmek istiyorsak, sporcu yetiştiren sistemlerin kurgulanması gerekiyor. İngiltere, İspanya ve Almanya’da gördüğümüz başarıların temelinde yetiştirdikleri başarılı sporcuların etkisini görüyoruz. Bir sporcuyu sadece teknik olarak yetiştirmek değil, onun mesleki kariyerini de şekillendirecek ortamlar oluşturulmalıyız, çünkü teknik olarak başarılı olan bir sporcu gittiği takımda veya katıldığı ortamlardaki duruşuyla örnek bir kişilik olması gerekirken; doğru iletişim ve kariyer planlaması yapılmadığı için elde ettiği ekonomik refahın da etkisiyle farklı yollara savrularak çok erken yaşlarda acı tablolarla karşılaşabiliyor. Genç nüfusuyla göz dolduran Türkiye’nin izleyeceği stratejiyi belirlemesi ve hemen harekete geçmesi gerekiyor. Bugün, fiziksel altyapısını devlet eliyle güçlendiren kulüpler başta olmak üzere tarama faaliyetlerine başlanmalı, özel eğitim programları oluşturulmalı ve sporun her alanında ihtisaslaşmış yapılar kurulmalı. Mevcut federasyon yapılarının, bu ihtiyaca cevap vermediğini aldığımız sonuçlarla net bir şekilde görüyoruz. Bu konuda radikal kararlar alarak çalışmaya başlamalıyız. Böyle bir çalışmayla, ahlaklı, zeki ve çevik sporcular yetiştirerek; sporun birleştirici ve dönüştürücü etkisinden ülke olarak faydalanmalıyız.