EKONOMİ
22 Şubat 2021 17:34

Gülle: Birleşik Krallık'a ihracatımız 5 kat arttı

Birleşik Krallık’a olan ihracatın yeni dönemde, Serbest Ticaret Anlaşması ile birlikte daha da iyi seviyelere geleceğine vurgu yapan TİM Başkanı İsmail Gülle, "2001 yılında Birleşik Krallık’a 2,2 milyar dolar olan ihracatımız beş katına çıkarak 11,2 milyar dolar seviyelerine yükseldi" dedi.

Gülle: Birleşik Krallık'a ihracatımız 5 kat arttı

TİM, İhracatçı firmaların yurtdışı pazarlarındaki manevra kabiliyetlerini geliştirmek ve küresel pandemi salgını ile birlikte ihraç pazarlarındaki güncel gelişmelere ilişkin firmaları bilgilendirmek amacıyla, TİM Export Talks programları düzenliyor.

2020 yılında Çin, Hollanda, ABD ve Avrupa Birliği’ndeki fırsatların değerlendirildiği büyükelçilerimizin ağırlandığı TİM Export Talks bu yıl da Avrupa Birliği’nden Brexit süreci ile ayrılan Birleşik Krallık ve Serbest Ticaret Antlaşması ile ihraç potansiyelinin mercek altına alındığı panel ile devam etti. Panel, Türkiye’nin Londra Büyükelçisi Ümit Yalçın ve TİM Başkanı İsmail Gülle’nin katılımıyla “Brexit Sonrası Birleşik Krallık’ta Hangi Fırsatlar Var?” başlığı ile TİM'in sosyal medya hesaplarından canlı olarak gerçekleşti. Panelde, Covid-19 sürecinde Birleşik Krallık’ta alınan tedbirler ve ekonomisinin salgın sonrasındaki durumu, iki ülkenin dış ticaretindeki gelişmeler ve önümüzdeki döneme dair fırsatlar değerlendirildi ve güncel gelişmelere ilişkin firmalar bilgilendirildi.

“Birleşik Krallık en önemli 2. ihraç pazarımız”

Türkiye-Birleşik Krallık ilişkilerinin, 16. yüzyıl sonlarına kadar uzandığını belirten TİM Başkanı İsmail Gülle, “Bu köklü ilişkiler neticesinde, Birleşik Krallık ile karşılıklı ticaretimiz de, pek çok ülkeden daha önce başlamıştır. Birleşik Krallık  en önemli 2. ihraç pazarımız. Uzun yıllar süren ve sancılı geçen Brexit sürecinin ardından, ülkemiz Birleşik Krallık ile Serbest Ticaret Anlaşması imzalayarak, Gümrük Birliği’ndeki tüm kazanımlarımızı korudu. Ayrıca, Türkiye-Birleşik Krallık Serbest Ticaret Anlaşması’nda, Gümrük Birliği’nde güncellenmesini talep ettiğimiz hususlar üzerine de yoğun bir çalışma mevcut. Bundan sonraki süreçte Türkiye- Birleşik Krallık ilişkisinin yeni nesil STA olarak adlandırılan, içerisinde hizmetler sektörü, tarım ürünleri ticareti gibi alanların bulunduğu derin ve kapsamlı bir anlaşmayla taçlanacağına inanıyoruz. Brexit sürecini ihracatımızı aksatmadan tamamlayabilmek, oldukça önemli bir başarıydı” dedi.

“İkili ticaretimiz 16,8 milyar dolara ulaştı”

Birleşik Krallık’a, 2020 yılında 10 bine yakın Türk firmasının ihracat gerçekleştirdiğine dikkat çeken Gülle, şunları söyledi: “Oldukça önemli bir pazarımız olan Birleşik Krallık ile, 2001 yılında 4,1 milyar dolar olan ikili ticaretimizin 2020 yılında pandemiye rağmen 16,8 milyar dolara  ulaştı. Yine aynı dönemde ihracatımız ise 2,2 milyar dolardan beş katına çıkarak 11,2 milyar dolar  seviyelerine yükseldi. Bu dönemde, Birleşik Krallık’ın dünyadan toplam ithalatı ise 359 milyar dolardan 632 milyar dolara yükseldi. Bu durumun bizler için farklı bir kıymeti var. Çünkü ülkenin ithalatındaki artış oranından daha yüksek ihracat artışı,  pazar payımızda da artış anlamına geliyor. Öyle ki, 2001 yılında binde 7,7 olan pazar payımız, 2020 yılında yüzde 1,8’e yükseldi. Diğer yandan, her ne kadar son yıllarda ikili ticarette ve  pazar payımızda önemli bir artış trendi yakalanmış olsa da Türkiye’nin Birleşik Krallığın ithalatından aldığı pay hâlâ yüzde 2’in altında.  Bu payı artırmak adına çalışmalarımıza hız kesmeden devam ediyoruz”

“Birleşik Krallık’a 2 bin 827 ürün ihraç ediyoruz”

Gülle, Birleşik Krallık’a özel olarak hazırladıkları  hedef pazar ülke analizi raporunda, Türkiye ile Birleşik Krallık’ın ortak ticaretlerine konu olabilecek toplamda 4 bin 644 ürünün mevcut olduğunu tespit ettiklerini aktardı. Türk ihracatçıları olarak sadece 2 bin 827 ürünü Birleşik Krallık’a ihraç ettiklerine ifade eden Gülle, “Yani önümüzde değerlendiremediğimiz çok ciddi bir potansiyel bulunuyor. Yine gerçekleştirdiğimiz analizler çerçevesinde, ülkemizin rekabet üstünlüğüne sahip olduğu 433 üründe, pazar payımızın en düşük olduğu ürünleri de tespit ettik. Söz konusu 433 ürünün sektörlerini incelediğimizde, kimyevi maddeler, otomotiv ve hububat sektörlerinin  öne çıktığını görüyoruz. Hali hazırda uzmanlaşmış olduğumuz, rekabet gücünü elimizde bulundurduğumuz bu ürünleri Birleşik Krallık’a ihraç etmemek için hiçbir sebep bulunmuyor. Küresel tedarik zincirlerindeki dönüşümü lehimize kullanarak geleneksel pazarlarımızdan olan  Birleşik Krallık ve tüm Avrupa ülkeleri ile  ticaretimizi geliştirmeliyiz. Artık, dünyada “yakından tedarik eğilimi”nin hız kazandığını, siparişlerin toplu olarak değil,  daha küçük miktarlarda ancak daha sık partiler halinde  tercih edildiğini görüyoruz” diye konuştu.

“Anlaşma ile ihracatımız artacak”

Gülle, Türkiye’nin, gerek seri üretim kabiliyeti, gerekse coğrafi konumu ve lojistik altyapısıyla bölgesinde güçlü bir tedarik merkezi olduğunu söyledi. Gülle, “Salgın sonrasında,  yeni bir düzenin merkezinde olma şansını yakalayacak ülkemiz için ve 2020 yılını her şeye rağmen hedefinin  üzerinde tamamlayan ihracatçılarımız için  nice yeni fırsatlar olacak.  Biz, 2021 yılı hedefimiz olan 184 milyar dolara emin adımlarla ilerliyoruz. Yeni dönemde Birleşik Krallık’a ihracatımız da  Serbest Ticaret Anlaşması ile birlikte inşallah daha da iyi seviyelere gelecek. Ayrıca, Birleşik Krallık ile daha ileri düzeyde yapılacak  ticaret görüşmelerinde ‘Dijital Ticaret’ konusunun daha kapsamlı şekilde ele alınacağına, rekabet, fikri mülkiyet hakları, devlet yardımları gibi konularda ileriye dönük kapsamlı düzenlemelerin getirileceğine, dolayısıyla daha kapsamlı bir ticaret anlaşması  tesis edileceğine de yürekten inanıyoruz” ifadelerini kullandı.

EN ÇOK OKUNANLAR