Acar  Baltaş
YAZARLAR
01.04.2021 15:50:00

Tersine yürümek

Bir sorunu çözmenin ilk adımı, sorunu kabul etmektir. Esas sorun ise yapılan tarım ve üretim modeli devrinin kapanmış olması.

Futbol ile ilgilendiğim yıllarda Mustafa Denizli'den öğrendiklerimden biri şu oldu: "Top kendi kendine gol olmaz." Gerçekten de bu anlayışla baktığınızda golün, daha önce yapılanların veya yapılmayanların sonucu olduğunu görürsünüz. Futbol ile ilgili bu gözlem gerçekte bütünüyle hayatı temsil eden bir durumdur. Hayat da çoğunluğun yapmaya çalıştığının tersine olaylara bakarak anlaşılmaz. Olaylar (yaşananlar) daha önce yapılanların ve yapılmayanların sonucu olarak gelişir.

TOPLUMUN GENELİNİ İLGİLENDİREN BİR SORUN

Türkiye'nin son yıllarda yaşadığı sorunların başında çiftçilerin ve hayvancılıkla uğraşanların yaşadıkları sıkıntılar geliyor. Bu sıkıntı sadece belirli bir kesimin yaşadığı bir sorun olmayıp, giderek toplumun bütününü derece derece ilgilendiren bir nitelik taşıyor. Pazardaki pahalılığın nedeni olarak aracılar görülüyor ve çözüm önerilerinin başında aracıları ortadan kaldırmak geliyor. Oysa bir sistemde kayırma ve mafyalaşma yoksa aracıların her birinin işlevi vardır. Çünkü serbest piyasa ekonomisinde sistem, işlevi olmayan aracıyı devre dışı bırakır. Sorun, sadece tarım ve hayvancılıkla hayatlarını sürdürenlerin geçim zorluğu ile sınırlı kalmıyor. Gelirini kaybedenlerin daha yüksek gelir umuduyla kentlere göç etmesi ve varoşlarda sağlıksız koşullarda yaşaması farklı sosyal sorunların zeminini hazırlıyor. Karşılaştırmalı olarak verilen bilgiler üreticilerin yıllar içinde gelirlerinin düştüğünü hiçbir kuşkuya imkan vermeyecek şekilde ortaya koyuyor. Üretici her yıl, ürettiği için daha fazla harcama yapıyor, buna karşılık daha az mal ve hizmet alıyor. Bu üretici kesimin birikimlerini tüketmesinin ve fakirleşmesinin en açık işaretidir. Bu görüntülere ve sonuca bakarak buna neden olan sorunları ortadan kaldırmak için aşağıda ana hatlarıyla sıraladığım, geleneksel yollara başvurmak aynı sonucun ağırlaşarak büyümesinden başka bir sonuç vermez. Özellikle muhalefet kanadı ve üretici birlikleri tarafından en sık dile getirilen çözüm, hayvancılıkla uğraşanları ve çiftçileri daha fazla desteklemektir. Bunun için gübre, tohum, ucuz mazot, faizsiz kredi gibi çeşitli yollarla bu kesimleri daha çok teşvik ilk akla gelen ve sorgulanmadan kabul edilen önerilerdir. Oysa sorun, devlet bütçesinden çiftçiye ve üreticiye daha çok kaynak aktarmak ve bu kesimi desteklemekten çok daha derin bir sorundur.

TÜRKİYE'NİN KADERİNİ DEĞİŞTİRECEK ADIMLAR ATILABİLİR

Eski alışkanlıklara bağlı kalarak, üreticiye gerçekleşmeyecek sözler vermek, onları asla memnun etmeyecek teşviklerle desteklemeye çalışmak gerçekçi değildir. Bir sorunu çözmenin ilk adımı sorunu kabul etmek ve nedenini bulmaktır. Esas sorun ise yapılan tarım ve üretim modeli devrinin kapanmış olmasıdır. Bu nedenle çözüm, üreticiyi geleneksel yollarla desteklemek ve bugüne kadar yürünen yolda bilime ve hayata karşı yürümekten vazgeçmektir. Böylece hem üreticilerin hem de Türkiye'nin kaderini değiştirecek adımları atmak mümkün olacaktır. Yapay zeka ile yönetilen tarım alanları ekim, sulama, gübreleme ve hasadı eldeki verileri, dönemsel hava durumunu da öngörerek yapmaktadır. Alternatif olarak yapılması gerekenlerden biri de topraksız tarım ve dikey tarımdır. Topraksız tarımın sağladığı avantajlardan bazıları şunlardır: Bitkiler toprakta yetiştirilmelerinin aksine yaklaşık yüzde 50 daha hızlı büyürler, çünkü besin elementlerine ve suya daha kolay ulaşırlar. En başa dönersek, olaylar tarım ve hayvancılık konusunda geçmişte yapılmış ve yapılmamış olanların bir sonucudur. Bunun için yaptıklarımızı yapmamak, yapmadıklarımızı yapmak için gittiğimiz yolun tersine yürümek daha uygundur.

DİĞER YAZILARI