Acar  Baltaş
YAZARLAR
1.06.2021 10:01:00

Psikolojik sağlamlık

Psikolojik sağlamlık, sorunların çözümü konusunda sonuç verecek olumlu ve anlamlı yaklaşımı sağlar, kişiyi başarılı kılacak motivasyonu ve zihinsel süreçleri harekete geçirir

Bu özelliklere sahip bir kişi, iş hayatında potansiyeli ölçüsünde yüksek performans gösterir. Böyle bir çalışan; dış koşullar zorlamasa da daha iyisini yapmak için üzerine düşeni yapar, çalıştığı kuruma bağlılık gösterir; bedensel, zihinsel ve duygusal olarak kendini yaptığı işe adar. Bütün bunlar bir bakıma olumlu tutumun hayata yansımasından başka bir şey değildir.

Konfor alanından yüksek performans çıkmaz

Bu tespit, hem bireyler hem de kurumların gelişimi açısından değer taşır. İnsanlar potansiyellerini ve psikolojik sağlamlıklarını sorumluluk alarak geliştirir. Güçlüklerle mücadele etmek, zorlukların üstesinden gelmek, başarısız olunca geri çekilip değerlendirme yapmak ve soruna bir başka açıdan yaklaşmak insanları yılmaz kılar. Yılmazlık ve mücadele özelliği kişinin gelecekte çıkacak sorunlardan çekinmemesini sağlar ve onların üstüne gitme cesareti verir. Bunun sonucunda kişi yetenek, beceri ve sınırlarını tanır, kendisiyle barışık yaşamaya başlar ve riskleri gerçekçi değerlendirmesi mümkün olur. Konfor alanının dışına çıkmak ve sorumluluk almak kaçınılmaz olarak hata yapma ihtimalini de beraberinde getirir. Bu arada yapılan hataların öğrenme fırsatı olarak görülmesi ve iş hayatında liderin güvenli liman olarak görülmesiyle mümkündür.

Umut

Umut, gelecekle ilgili olumlu beklenti içinde olmaktır. Umut, insanları hedefe odaklayan ve hedefe ulaşmak için alternatif yollar bulmaya yönelten enerjinin kaynağıdır. İyimserlik ve umudu birbirinin yerine kullananlar vardır. Umuttan söz ederken eylem, yöntem ve amaç (hedef) bileşenlerini içine alması gerekir. Umut bir yönüyle amaca odaklanmayı, diğer yönüyle o amaca ulaşmak için seçilecek yolu ve yöntemi içine alır. Umudun gerçekçi olması için mutlaka öncelikle plan sonra da eylem içermesi gerekir.

İyimserlik veya olumlu tutum

İyimserlik veya olumlu tutum çok kere birbirine karıştırılır. Olumlu tutum enerjiyi olmuş ve yaşanmış ve geride kalmış olana değil; olacak olana ve ileriye odaklamaktır. Çünkü enerji nereye koyulursa hayat orada gelişir. Olumlu tutum içinde olanlar şikayet etmek, kendini, dış koşulları veya başkalarını suçlamak ve olumsuz olaylara takılıp kalmak yerine sorunun içindeki fırsata odaklanırlar. Pandemi sürecinde, olumsuz bir tutuma sahip olan bir kişi durumu değerlendirirken, şanssızlığından şikayet eder: "Neden ben?", "bula bula beni buldu", "ne zaman bitecek?" diye düşünür. Olumlu tutuma sahip olan kişi ise, bu koşullarda kendisini nasıl geliştireceği, bu süreçten nasıl güçlenerek çıkabileceği, bu süreyi kendisine yararlı yeterlilikler geliştirmek için kullanabileceği üzerine kafa yorar. Burada önemli olan düşüncenin olmuş ve değiştirilmesi mümkün olmayana mı, yoksa olacak ve değiştirilebilecek olana mı odaklandığıdır.

Yılmazlık

Yılmazlık bir zorluk ve sıkıntılı bir durumla mücadeleden sonra eski haline dönmek olarak tanımlanabilir. Konuya yakın olmayanlar, yılmazlığı tahammül ve katlanmak olarak anlayabilir. Yılmaz insanlar, karmaşık durumlar ve güçlüklerle yaptıkları mücadeleden gelişerek çıkarlar. Bu özellik dayanıklılık, direnç, esneklik gibi kişiliğe ait psikolojik ve fizyolojik nitelikleri içine alır. Yılmazlık ve mücadele özelliği, kişinin gelecekte çıkacak sorunlardan çekinmemesini sağlar ve onların üstüne gitme cesareti verir. Bunun sonucunda kişi yetenek, beceri ve sınırlarını tanır, kendisiyle barışık yaşamaya başlar ve riskleri gerçekçi değerlendirmesi mümkün olur. Yılmaz insanların en önde gelen özelliği, duygularını yönetebilmeleridir. Yılmazlık hedef ve başarıya odaklanarak mücadeleden vazgeçmeme becerisidir. Bir sorunu çözmekte başarısız olan kişi, geri çekilip sorunun etrafından dolaşıp yeniden çözüm girişiminde bulunur.

Özyeterlilik

Özyeterlilik, kişilerin bir işi yaparken başaracakları konusunda temel inanç düzeyidir. Özyeterlilik motivasyon üzerinde doğrudan etkilidir. Özyeterliliği yüksek insanlar konfor alanın dışına çıkmayı göze alır, ek sorumluluklar üstlenir, bunun sonucunda da doğal olarak beceri ve potansiyellerini geliştirir.

Özyeterlilik; kişinin yetkinlikleri ile değil, genel yeterlilik algısıyla ilişkilidir. Bu algının temelinde kişinin geçmişinde üstesinden geldiği zorluklar ve aştığı engellerle ilgili yeterlilik duygusu vardır.

Sonuç

Yaşadığımız dönem, hayatlarımızın ve kendimize kurduğumuz dünyanın ne kadar kırılgan olduğunu gösterdi. Bu kırılganlığın üstesinden gelecek motivasyon, psikolojik sağlamlığımıza bağlıdır. Bu sağlamlık hayatın içinde ve güçlüklerle mücadele ederek, okuyarak, entelektüel derinliğini büyüterek gelişir ve temelleri hayatın çok erken dönemden başlayarak gelişime, kültüre, yatırım yaparak ve paranın dışındaki değerlerin farkına vararak atılır. Irving Yalom'un dediği gibi, "Başka biriyle anlamlı bir ilişki kurabilmek için, kişinin önce kendisiyle ilişki kurabilmesi gerekir. Kendisiyle tek başına kalamayan, yalnızlığına kalkan olarak başka birini kullanır."

Kaynak:

1-Luthans, F. ve ark.: Psychological Capital, Developing the human competetive edge, Oxford University Press, 2007

DİĞER YAZILARI