PİYASALAR

Comfort hotel konseptini Avrupa ve Anadolu’da yaygınlaştıracak

Türkiye’de doğan ve dünya çapında önemli bir marka haline gelen Titanic Hotels, yalnızca yurt içinde değil, Avrupa’ya sunduğu hizmetle de sektöründe farklılaşıyor. Almanya’da yaratmış olduğu ‘comfort hotel’ konseptiyle hem Avrupa’ya hem de Anadolu’ya yayılmak isteyen grup, önümüzdeki dönemde yatırımlarını artırmak istiyor

Mustafa Gündoğdu / [email protected]

 

Otelcilik hikayesi 1998 yılında İstanbul’da 45 odalı bir otel ile başlayan Titanic Hotel, Türkiye’nin ilk konsept otellerinden olan Titanic Beach Lara’nın hizmet sektöründeki büyük başarısı sonrasında, sektördeki en önemli markalardan biri olmayı başardı. Gruba ait tüm otellerini Titanic Hotels markası altında toplayan şirket, yurt içi ve yurt dışındaki otellerinde toplamda 3 bin 803 oda kapasitesine ulaşmış durumda.


Grubun Antalya’daki iki otelinden biri olan Titanic Deluxe Belek’te bir araya geldiğimiz Titanic Hotels Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Aygün, son dönemdeki gelişmeleri ise Platin’e açıkladı. İlk olarak Almanya’da 1977’de restoran zinciri kurarak ticaret hayatına giriş yaptıklarını dile getiren Aygün, bir aile şirketi olduklarını ve altı erkek kardeşin de farklı görevlerde bulunduğunu belirtiyor. Şu anda faaliyette bulunan 12, proje aşamasında olan sekiz otelin söz konusu olduğunu ifade eden Aygün, şu andaki belirsizlik ortamının atlatılması sonrasında, turizmde de eski günlere yeniden ulaşılacağını ve yatırımlarını artırarak devam edeceklerini söylüyor. Mehmet Aygün hem kendileri özelinde hem de turizm sektörü genelindeki sorularımızı ise şu şekilde yanıtlıyor:

 

Öncelikle herkesin merak ettiği ziyaretçi sayılarıyla başlayalım isterseniz. Son dönemde turist sayısında bir azalma yaşadınız mı? Nasıl bir tabloyla karşı karşıyasınız?

Grup olarak ziyaretçi sayılarımızda herhangi bir düşüş yaşanmadı. Yani önceki yıllarda nasılsa, Titanic Hotels olarak aynı skalada ilerliyoruz. Bu da yüzde 90’lık bir doluluk oranına denk geliyor. Sadece fiyat ortalaması kısmında bir düşüş söz konusu. Aslında bu noktada Antalya ayağı değil de, İstanbul ayağında bu dediğim düşüş, daha fazla hissediliyor. Geçen yılki fiyat ortalaması 120 ila 130 Euro’lardaydı. Şu anda ise bu oran 35 Euro’lara kadar düşmüş durumda. 
Fakat yine de bu durumların geçici olacağını, durumun düzeleceğini düşünüyoruz.

 

Turizmdeki havanın bir miktar bozmasının, size etkisi nasıl oldu?

Turizmde şu anki konjonktür aslında bize de bir şeyler öğretti. Krizin nasıl yönetileceği, krize karşı nasıl proaktif olunacağını kavramış olduk. Yeni yeni pazarlar bulurken, krizi bir nebze olsun kendi açımızdan da değerlendirdik. Kaldı ki bu dönemin geçici olduğu konusunda hemfikiriz. Çünkü hem Avrupalılar hem de Ruslar için, Türkiye bir cennet. Sektörde milyonlarca liralık yatırımlar söz konusu. Dolayısıyla belirsizliklerin azalmasıyla yalnızca yazın değil, kışın da turizmin volümünün düşmeyeceğini düşünenlerdenim.

 

Şu anda toplamda ne kadarlık bir istihdamınız var?

İnşaatlarımız olduğu zaman 7 bin ila 8 bin arası çalışanımız oluyor. Şu anda Titanic Deluxe Belek’te bin 50 kişilik çalışanımız mevcut. Bununla beraber cumhurbaşkanımızın istihdam çağrısını çok önemsiyoruz. Yeni istihdam yaratma konusunda da elimizden geldiği kadar bu çağrıya uymaya çalışacağız.

 

Titanic Hotels şu anda hem yurt içi hem de yurt dışında toplamda kaç otele ulaşmış durumda?

İstanbul’da Şişli, Taksim, Bayrampaşa, Bakırköy, Kartal ve Gebze’de olmak üzere altı, Antalya’da Belek ve Lara’da olmak üzere iki ve Bodrum’daki otelimizle beraber, Türkiye’de dokuz otelimiz bulunuyor. Bununla beraber Berlin’de ise üç otelimiz var. Yani yurt içi ve yurt dışı toplamında 12 noktadayız. Bununla birlikte her otelimizde spamız bulunuyor. Hem spa tarafına, hem de spor salonları tarafına önemli yatırımlarımız da mevcut. Buralarda da üyelik üzerinden ilerliyoruz.

 

Peki önümüzdeki dönemde gerek Türkiye gerekse yurt dışında yatırımlarınız nasıl şekillenecek?

Almanya’da yapmış olduğumuz üç yıldızlı ‘comfort hotel’ konseptimizi, Avrupa ve Anadolu’ya yaymak istiyoruz. Bunu kendimiz de yapabiliriz, franchise yoluna da başvurabiliriz. Dolayısıyla yeni yatırımlarımızda her şeyi tamamen kendimiz yapmak yerine franchise ya da kiralama gibi yöntemleri de kullanabiliriz.

 

Bu bağlamda yurt dışında gözünüze kestirdiğiniz pazarlar bulunuyor mu?

Şu anda ilk etapta incelediğimiz yerler Hamburg, Münih, Amsterdam, Paris ve Londra. İş olarak kökenimiz Avrupa olduğu için, oralarda bulunmayı daha çok tercih ediyoruz. 
Bunun bir diğer nedeni de, Türkiye’de otelcilik ve hizmet sektörünün çok gelişmiş olması. Dolayısıyla biz de, ‘Neden Avrupa’da otelciliği biz yapmayalım?’ sorusunu kendimize sorduk. Çünkü hizmet kavramını, Avrupa’ya Avrupa’dan daha yüksek bir kalitede sunabileceğimize inanıyorum.

 

Son dönemde booking.com’un kapatılması hem sizi hem de sektörü nasıl etkiledi?

Avrupa’da otel rezervasyonlarının yüzde 98'i booking.com üzerinden yapılıyor. Şirketlerin de internet üzerinden otelleri ni doldurduğu biliniyor. Dolayısıyla böylesi bir adımın atılmış olması şüphesiz herkesi etkilediği gibi bizi de olumsuz etkileyecek. Şu anda rezervasyonlar düşünüldüğünde, Türkiye’de booking.com’un kullanılma oranı, yüzde 40’lara dayanıyordu. Tabii ki şu anda bir beklemedeyiz. 

 

Mevcut durumda gelen ziyaretçilerinizin profili nasıl? Avrupa, Rusya ve iç turist kırılımı hakkında bilgi verebilir misiniz?

Şu ana kadar ziyaretçilerimizin yüzde 60’ı Avrupa, yüzde 30'u Rusya ve Rusya’nın etrafındaki ülkeler, yüzde 10 da yerli turistten oluşuyordu. Fakat şu anda ibre yüzde 60 Rusya ve etrafındaki ülkeler, geri kalanıysa Avrupa ve iç turiste dönmüş durumda. Bir örnek vermek gerekirse, kısa bir zamana kadar golf sahamızda 350 kişi golf oynuyor olurdu. Şu anda ise bu sayı 50’ye düştü. Sadece golf sahamız için 54 milyon Euro’luk bir yatırım gerçekleştirdik… Bununla beraber bu golf sahamızın yanına yeni bir otel yatırımımız söz konusu olacaktı. Fakat bunu bir süre için askıya almak durumunda kaldık. Bu bahsettiğim durumlar yalnızca bizimle de alakalı değil. Bütün turizm işletmelerinde aynı sorun mevcut. Türkiye’de terör sorunu yok; bunun altını çizmek gerek. Baktığımız zaman ne yazık ki Paris’te de, Mısır’da da, Milano’da da buna benzer karışıklıklar yaşanabiliyor. 
Şu anda Avrupa’dan ziyaretçilerin gelmemesi, tamamen politik bir mesele. Yani Avrupalı siyasetçilerin Türkiye’ye olan yaklaşımı, esas sorunu oluşturuyor.

 

Son olarak 2017 yılı sizin için nasıl gidiyor? 2017'nin beklentilerinize uygun bir yıl olduğunu söyleyebilir misiniz?

Şu anda erken rezervasyonlarımız oldukça iyi gidiyor. Fiyat ortalamalarımız düşmüş olsa da, rezervasyonların beklediğimiz seviyelerde gitmesi bizi sevindiriyor. 
Zaten erken rezervasyonlarla beraber önünüzü görüyorsunuz.  Yıl sonunda yine doluluk oranlarında yüzde 90’ın üzerinde bir doluluk oranı yakalayacağımızı ve 2016 yılından daha iyi bir seviye yakalayacağımızı söyleyebilirim. Bu bağlamda bahsettiğimiz gibi, Titanic Hotels olarak bizim doluluk oranlarımızda bir endişemiz olmadı. Bunu 2017 yılında da devam ettireceğimizi belirtebilirim.