PİYASALAR

Trendlerin kendi stiline dokunmasına izin veriyor

Kimya Mühendisi Ebru Bilgebey, iş hayatında tayyör, pantolon-ceket gibi klasik ve ciddi kıyafetleri tercih ederken özel hayatında yerine göre spor, yerine göre de stilettolarıyla kombinlediği kıyafetleri tercih ediyor.

Dalida Özatay Erus / [email protected]

Kimya mühendisi Ebru Bilgebey, 12 yıl ilaç sektöründe çalıştıktan sonra beş yıl önce Cenevre’de yaşamaya başlıyor. Bu arada kardeşi ve eşi ile kurduğu, ilaç ve kozmetik sektörüne ambalaj temin eden Kent Ambalaj’a destek vermeye başlayan Bilgebey, İtalyan kuru buharla temizlik ve sanitizasyon yapan bir makina firmasının distribütörlüğünü de yürütüyor. Yapı olarak birkaç işi bir arada yürüten Bilgebey’in bir diğer uğraşı ise takı tasarımı. Luna Loca markası ile tasarımlar yapan Bilgebey, stil, spor ve seyahat konusunda yazılarının yer alacağı bir de blog hazırlığında... İşte tüm bu üretkenliğinin yanı sıra stilinden kesinlikle ödün vermeyen Bilgebey, modanın tutsağı olmak yerine trendlerin tarzına dokunmasına izin veriyor. “Birkaç tarzım olduğunu düşünüyorum” diyen Bilgebey, iş hayatında tayyör, pantolon-ceket gibi klasik ve ciddi kıyafetleri tercih ederken özel hayatında yerine göre spor, yerine göre de stilettolarıyla kombinlediği kıyafetleri tercih ediyor. Bilgebey, tarzını şöyle anlatıyor: “Pek çok kişinin kullanmaya cesaret edemediği şapka ve iri takıları, büyük çerçeveli gözlükleri kullanmayı seviyorum. Kışın renkli uzun paltolar, renkli deri eldivenler, renk renk deri ceketler, fularlar kullanıyor, aynı kıyafeti farklı kombinleyip hem spor hem de klasik parçalarla birleştiriyorum.

SPORDA DİSİPLİNLİ

Sporda oldukça disiplinli olan Ebru Bilgebey, son 5 yıldır özel antrenör eşliğinde her gün bir saat antrenman yapıyor. Ağırlık ve kondisyona yönelik çeşitli antrenman şekilleri uygulayan Bilgebey, “Ağırlık çalışmalarının ve sert sporların yanında mutlaka yoga yapılması gerektiğine de inandığım için haftada en az 2 gün de yoga dersi alıyorum. Uzun seneler rüzgar sörfü yapmıştım, şimdi dalga sörfüne merak saldım. Kışın da Cenevre’nin lokasyon avantajından faydalanarak orada olduğum zamanlarda hafta sonlarımı snowboard yaparak değerlendiriyorum” diyor.

“KONSEPT BUTİKLERİ SEVİYORUM”

Konsept butiklerden alışveriş yapmayı seven Ebru Bilgebey, Cenevre’de yaşadığı Carouge bölgesinde isimsiz ama değişik parçalar bulabildiği butiklerden alışveriş yapıyor. Seyahatlerinde de bilindik markalar yerine ara sokaklardaki butikleri ziyaret ediyor. Yaz tatillerinin bir kısmını geçirdiği Yunan Adaları’nda ise tasarım butiklerini çok beğeniyor: “Özellikle Paros Adası, bu konuda cennet. Mykonos’ta Hippie Fish isimli plajın butiği çok özel malzeme getirir. Spor yaparken de kendimi şık hissetmeyi seviyorum. Avusturalya’dan Brezilya’ya kadar internet üzerinden alışveriş ettiğim yerler var. Brezilyalı CCM çok renkli, Avusturalyalı Ryderwear çok tarz spor kıyafetler üretiyor. İstanbul’da Karaköy ve Galata’daki butiklerde zevkli parçalar bulunabilir.”

“RENK AYRIMI YAPMIYORUM”

Renklerden vazgeçmeyen Ebru Bilgebey, “Anneannem stil sahibi bir kadındı, o da renkleri severdi. Annem de hem kıyafetleri hem de kişiliği ile çok renklidir. Şansıma, iş hayatında başarılı, son derece şık ve renkli seçimleri olan bir kayınvalidem oldu. Renk sevdası sanırım aileden geliyor. Negatif etkilendiğim bir renk yok” diyor.

BAKIMLI DURUŞUN ÖNEMİ

Bilgebey, “Hızlı şehir yaşamında maalesef insanlar rahatlık adı altında pejmurde bir hal alabiliyor. Biraz daha kendimize bakmamız gerekir diye düşünüyorum” diyor.

Kısa... Kısa...

Saat : Casio G-Shock ve Cartier
Parfüm: Bottega Veneta Knot
Çanta: Bottega Veneta
Ayakkabı: Manolo Blahnik stilettolar
Mücevher: Elmas eski tarz yüzük ve küpeler
Kozmetik: Cild bakımında Shiseido, makyajda da Charlotte Tilbury