KAPAK
01 Aralık 2022 10:50

TÜRKİYE, SINAİ MÜLKİYETTE PANDEMİYE RAĞMEN VİTES BÜYÜTÜYOR

Türkiye'de yerli ve milli teknolojilere yönelik yatırımlar hızla artarken; yeni nesil girişimcilerin de dijitalleşmenin etkisiyle her sektörde farkındalık inşa eden iş modelleri geliştirdiklerine şahit oluyoruz. 2023 yılı için hedeflenen 300 milyar dolar ihracat hedefini gerçekleştirmek için geleneksel üretim alanlarının dışına çıkmak, talep ve ihtiyaçlara yanıt verecek ürün ve hizmetlere yönelmek gerekiyor. Bu nedenle üretim odaklı tüm sektörlerin büyük bir inovasyon yarışında oldukları dikkat çekiyor. İnovasyon, Ar-Ge ve Ür-Ge çalışmalarına odaklanılması ise her sektörün ihtiyacını yansıtan yenilikçi ürünlerin piyasaya sürülmesini hızlandırıyor. İşte tam da bu noktada fikri mülkiyet hakları, gelişmişliğin en önemli göstergelerinden biri olarak konumlanıyor. Teknolojik yeniliklerin, güçlü markaların, özgün tasarımların ve yerel değerlerin korunmasını sağlayan sınai mülkiyet sistemi, sürdürülebilir kalkınmaya da yön veriyor. Farklı bir perspektiften bakıldığında patent başvurularındaki yüzde 11'lik artışın, ülke ekonomisinde yaklaşık yüzde 1'lik büyümeye etki ettiği öngörülüyor. Patent süreci; sahibine üretme değil, ürettirmeme hakkını veriyor. Patentlerini koruyan ve ticarileştirebilen kurum ve girişimciler ise çok daha aydınlık bir geleceğe ilerliyor. 2022'nin son sayısında Türkiye'nin patent ekosistemini analiz ettik. 2021 itibariyle 17 bin 566 patent başvurusu yapıldı. Böylece patentte yerlilik oranını yüzde 48'e taşıyan Türkiye, patent rekortmeni kurumlarıyla, 132 ülkenin yarıştığı Küresel İnovasyon Endeksi'nde son iki yılda 14 basamak yükselerek 37'nci sıraya çıktı. 1995-2021 yılları arasında tescil edilen toplam patent sayısına göre ilk 5'te yer alan şehirler ise İstanbul, Ankara, Bursa, Kocaeli ve İzmir oldu. 2023 yılında Türkiye'nin 81 ilindeki sanayici ve girişimcilerinin, faaliyet gösterdikleri sektörleri geleceğe taşıyacak tescilli patent sayılarını artırabilmeleri dileğiyle...

Ocak sayımızda buluşmak üzere,