Platin
PİYASALAR

Kanal İstanbul'dan yılda 5 milyar dolar gelir sağlanacak

Platin

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan, "68 bin kapasiteli kanaldan 50 bin gemi geçtiğinde yıllık 5 milyar dolar gelirimiz olacak, bu rakamlara gelecekte ulaşacağız." dedi

Turhan, Kanal İstanbul Projesi'ne ilişkin açıklamalarda bulundu ve soruları yanıtladı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu dönemde, İstanbulluların bütün sorunlarını çözmüş, onların dertleriyle dertlenmiş ancak o zamanki yetki ve sorumluluklarının içinde bulunmayan Boğaz'daki trafik risklerini yaşamış, bundan İstanbul'un ne ölçüde tehdit altında olduğunu hayal etmiş bir kişi olarak "Benim hayalim ve çılgın projem" dediği Kanal İstanbul ile ilgili talimatını kendilerine 2008'de verdiğini ifade eden Turhan, o dönemde Binali Yıldırım'ın Ulaştırma Bakanı, Recep Tayyip Erdoğan'ın Başbakan olduğunu hatırlattı.

Turhan, Erdoğan'dan İstanbul Boğazı'na alternatif bir deniz yolu geçişi için güzergah etütlerini araştırma talimatı aldıklarını, Karayolları Genel Müdürü iken çok gizli olarak Kuzey Marmara Otoyolu'nun etütlerini yapıyormuş gibi kanal etütleri yaptıklarını, özel sektörle paylaşmadan, o dönem İstanbul Bölge Müdürlüğünde çalışan proje baş mühendisi Metin Küçükoğlu'na yürütmesi için bu görevi verdiklerini anlattı.

Kanal İstanbul'un alternatif koridorları

Proje için önce 3 boyutlu haritalar üzerinde çalışıldığını ve 5 koridor belirlendiğini vurgulayan Turhan, bu çalışmaların Binali Yıldırım aracılığıyla Recep Tayyip Erdoğan'a iletildiğini söyledi.

Turhan, 2011 yılından çok önce İstanbul'un batısında İstanbul Boğazı'nın trafiğini en güvenli, en rahat ve en kısa mesafede geçecek koridorları tespit ettiklerine dikkati çekerek, şöyle devam etti:

"Birinci koridorumuz Silivri-Karacaköy Koridoru. İlk olarak İstanbul'dan uzaklaşılsın, buradaki deniz trafiğini Çanakkale Boğazı'na geçtiği için çıkış ağzı olan Çanakkale'ye yakın olsun istedik. Kullanıcılar burayı kendileri tercih etsin dedik. Burada arazinin topoğrafyası böyle bir güzergahı yapabilme imkanı veriyordu. İkinci koridorumuz, Silivri-Durusu hattı. Üçüncü koridorumuz, Büyükçekmece-Durusu hattı. Dördüncü koridorumuz Küçükçekmece-Durusu hattı. Beşinci koridorumuz Küçükçekmece-Ağaçlı hattı. 64 kilometrelik birinci koridor, İstanbul'un ve İstanbul çevresindeki alanlarının su kaynaklarının etkileşimi bakımından Istranca sularını, Büyükçekmece göl havzasının yüzde 50'sini götürüyordu. İkinci koridor, 44 kilometre ve yapım maliyeti düşük olmasına rağmen Büyükçekmece Gölü'nün yüzde 70'inin suyunu kesiyordu. Üçüncü koridor, Büyükçekmece Gölü'nün tamamını yok ediyordu. 44 kilometre ve yapım maliyeti çok düşüktü. En kısa mesafe 36 kilometre ile Küçükçekmece-Ağaçlı hattı. Ağaçlı da Devlet Su İşlerinin yeni yapmayı planladığı Pirinçli Köy Barajı'nı ve Alibeyköy Barajı'nın da yüzde 70'ini devre dışı bırakıyordu. Sazlıdere Barajı'nın bir kısmını ve Şamlar Bendi'ni de götürüyordu. Biz burayı da seçmedik. Küçükçekmece-Durusu hattı, ormana ve su kaynaklarına en az zarar veren koridor oldu. Bu koridor 2010'lu yıllarda belirlendi. Bu güzergah, belirlediğimiz kriterler üzerinden diğer güzergahlara göre faydası fazla, çevreye zararı en az, yapım maliyeti en düşük olan bir mühendislik optimizasyonu ile verilen bir karar sonucu çıkmıştır. Recep Tayyip Erdoğan'a bu çalışmalarımızı sununca 'Bunu yapalım' dedi."

"Kanal İstanbul'un kentsel dönüşüme katkısı olacak"

Turhan, kararın verilmesinin ardından İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığına bilgilerin verildiğini söyledi.

O dönemde yeni havalimanının da yerinin belli olduğunu, İstanbul'daki deprem riski nedeniyle bu bölgede 150 milyon metrekarelik bir yapı rezerv alanı belirlendiğini hatırlatan Turhan, bu kanalla birlikte deniz trafiği sorununun bertaraf edeceğini dile getirdi.

Turhan, deprem riski altında olan ve mevcut imar şartları altında evini bırakıp gitmek istemeyenlere cazip gelecek bir alan olarak burada bir yer sunduklarını da bildirdi.

Kentsel dönüşüm projesi ve Kanal İstanbul Projesi ile İstanbul'un marka değerini artıracak, akıllı ve yeşil yeni bir şehirle bunu taçlandırmak istediklerini vurgulayan Turhan, Recep Tayyip Erdoğan'ın bunun için o dönem Çevre ve Şehircilik Bakanı olan Erdoğan Bayraktar'a talimat verdiğini anlattı.

Turhan, kanalın Küçükçekmece Gölü'nden başlayarak Altınşehir'den Sazlıbosna Köyü, Baklalı ve Durusu'dan sonra Karadeniz'e ulaştığı bilgisini verdi.

Bu bölgede Şahintepe Mahallesi'ndeki binaların tamamının depreme karşı riskli olduğuna dikkati çeken Turhan, binaların imarsız alanlarda yapıldığını ve vatandaşların 30-40 yıldan bu yana burada yaşadığını ifade etti.

Turhan, kanalın etrafındaki bu alanların rehabilite edilmesi gerektiğini belirterek, şunları kaydetti:

"Kentsel dönüşümle vatandaşlarımıza haklarını vereceğiz, isteyene parasını, isteyene bu bölgede yapacağımız yerlerden bina vereceğiz. Tercihleri kendilerine sunacağız. Bu projenin kentsel dönüşüme böyle bir katkısı da olacak."

Karadeniz'in çıkış ağzında büyük bir lojistik limanın yapılacağı bilgisini paylaşan Turhan, buradan çıkacak kazının yüzde 85'inin dolguda kullanılacağını aktardı.

Turhan, "Kanaldan çıkarılacak kazıyı Durusu Gölü ve Karadeniz arasındaki falezlerde dolgu olarak kullanacağız. Oluşan alanı mesire yeri yapacağız." dedi.

"Amacımız yeni bir su yolu kapasitesi oluşturmak"

Turhan, ulaşımda yeterli kapasite sağlanmadığı durumlarda ticarette önemli kayıplar yaşandığına dikkati çekerek, şöyle konuştu:

"Biz kimseyi boşuna bekletmiyoruz. 25 bin yıllık geçiş kapasitesi olan bir su yolundan takip mesafesini kısaltarak 41 bin geçiriyoruz. Atatürk Havalimanı'nda da bunu yapıyorduk. 1200 olan iniş kalkış kapasitesini uçakların seyir iniş kalkış arasındaki sınırları son limitinde kullanarak 1400'lere 1500'lere çıkarıyorduk. Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nü niye yaptık. İstanbul Boğazı'ndan gerek bizim nakliyecilerimize gerekse Orta Doğu'dan, Kafkasya'dan, Orta Asya'dan Güney Asya'dan Avrupa'ya gidip gelenlere sabah 06.00 ile 10.00, akşam 16.00 ile gece 22.00 arası 'Dur kardeşim geçemezsin' diyoruz. Adamlar zulüm çekiyor, gelir kaybı oluyordu."

Bakan Turhan, "Bizim amacımız burada bu koridoru, bu suyu yolunu kullanan insanların emniyetli ve güvenli bir şekilde geçebileceği yeni bir su yolu kapasitesi oluşturmak. Yapacağımız yeni kanalın geçiş kapasitesi Boğaz'ın 2,5 katının üstünde 3 katına yakın olacak." ifadelerini kullandı.

Kanal İstanbul'da gemilerle haberleşen sistemler olacak

Turhan, kanalın etrafında deniz trafiğini kontrol eden, devamlı gemilerle haberleşen sistemler olacağı bilgisini vererek, buraya yapılacak sistemle sis olduğunda kanalın aydınlatma kapasitesinin artacağını ve yüksek standartlı deniz ulaşımına hizmet edileceğini dile getirdi.

İnsanların riskli yoldan gitmek yerine paralı ve daha güvenli yolu tercih ettiğini vurgulayan Turhan, "Biz İstanbul'dan Ankara'ya giden insanları paralı yolda zorluyor muyuz? Hayır ama insanlar paralı yolu kullanıyor, hatta birincisi yetmedi ikincisi olan Kuzey Marmara Otoyolu'nu yapıyoruz. Burada da insanlar riskli yoldan geçmek yerine daha güvenli yolu tercih edecek." değerlendirmesinde bulundu.

Turhan, deniz kazalarında çevreye verilen zararlardan kaynaklı ağır tazminatlar olduğunu hatırlattı. Kanalın önemine dikkati çeken Turhan, "İstanbulluyu, İstanbul'da yaşayan herkesi korumak için oturup dua etmek yeterli değil, tedbir alınması gerekiyor. Bu tedbirin gereği de Kanal İstanbul'un devreye alınması." ifadelerini kullandı.

Kanal İstanbul'un ücretine ilişkin soru üzerine Turhan, bu hizmetten faydalanacak kişilerden makul ölçüde ücret alınacağını bildirdi.

"Gelirden daha önemli bir itibar meselesi"

Turhan, bir günlük deniz aracı kirasının 50 bin dolar ile 120 bin dolar arasında değişiklik gösterdiğini belirterek, araçların özelliğine ve büyüklüğüne göre bekleme süresinin de değiştiğini anlattı.

Projenin fizibilite çalışmasının yapıldığını ve sonuca göre yatırım yapılmaya karar verildiğini vurgulayan Turhan, şunları kaydetti:

"Hesaplarımıza göre Kanal İstanbul'dan geçecek gemilerden alacağımız para asgari yıllık net 1 milyar dolar civarında. Kanaldan 2035'te geçen araç sayısı 50 bini bulacak. 2050'de bu rakam 70 binlere tırmanacak ve 2070'lerde 80 binin üzerinde olacak. Raporda bize verilen 86 bindir, 2050'de de 78 bindir. 68 bin kapasiteli kanaldan 50 bin gemi geçtiğinde yıllık 5 milyar dolar gelirimiz olacak, bu rakamlara gelecekte ulaşacağız. Bunları çocuklarımız görecek. Biz bu rakamlara yaklaştığımızı düşünürsek bu kanalı yaptığımızda 2070-2080'lere kadar olan talebi, giderek artacak olan bu bölgedeki dünya ticaretinin yük naklinde kullanılan deniz yolunda ihtiyaçları karşılamış olacağız. Bu, ülkemiz için gelirden çok daha önemli bir itibar meselesidir."