Platin
PİYASALAR

Home office; zorluk mu, konfor mu?

Platin

Evden çalışma düzenine geçtiğimiz bugünlerde, evimizin bir köşesini çalışma alanımız olarak kullanmaya başladık. Evde çalışmak kulağa hoş gelse de hem iş hem de özel yaşamımızı dengeli bir şekilde kurgulamamız büyük önem taşıyor

Bazı şirket veya sektörler, home office çalışma düzenine alışık olsa da bugünlerde pek çok şirket ve çalışan bunu ilk kez deneyimliyor. Pandeminin başlaması ile milyonlarca çalışan, bu kez evdeki masalarının başına geçti. Evde çalışma fikri kulağa hoş gelse de bunun için bazı düzenlemeler yapmakta fayda var. Uygun bir çalışma alanı ile derli toplu bir masa, hem konsantrasyonumuzu hem de verimliliğimizi artırır. Bunun için de yapacağımız küçük dokunuşlarla mümkün olduğunca en konforlu alanı yaratabiliriz. Düzenli bir masa ve zihinle gelen üretkenliğin, başarı ve mutluluğu da beraberinde getireceğini unutmamak gerekiyor.

HER GÜN DOĞU AVRUPA’DAN AFRİKA’YA İLETİŞİM HALİNDE 

Criteo Gelişen Pazarlar Bölgesel Direktörü Murat Kalafat "Criteo olarak tüm ülkelerde home office çalışma düzeni, belirli çerçevede uyguladığımız bir yaklaşımdı. Covid-19 ile beraber şirket olarak değişik zamanlarda başlamak üzere home office çalışmaya geçtik. Ben, birçok kişinin aksine evde daha verimli çalışıyorum. O yüzden benim için alışması çok zor olmadı. Evde tek yaşadığım için salondaki yemek masasını çalışma alanım olarak kullanıyorum. Evimle ofis arası çok yakın olduğundan (10 dk) normal bir iş gününde 08.20 gibi kalkıyordum ve 09.00’da ofiste oluyordum. Evde çalışma düzenine geçince de güne başlangıç saatim değişmedi. Kalkıp hızlıca bir kahvaltı ettikten sonra kahvemi alıp saat 09.00 gibi bilgisayarımın başına geçiyorum. 

EĞLENCELİ PAYLAŞIMLAR DA YAPIYORUZ

Türkiye, Doğu Avrupa, Rusya, Orta Doğu ve Afrika’yı kapsayan büyük bir coğrafyayı; 3 farklı zaman diliminde, 5 farklı şehirde bulunan takımlarım ile yönetiyorum. Sabah; Slack kanalları üzerinden ekiplere ve takım arkadaşlarıma ‘Günaydın’ diyerek nasıl olduklarını soruyorum. Gruplarda iş harici eğlenceli paylaşımlar yaparak günümüzün daha neşeli geçmesini sağlamaya çalışıyoruz. Haftada 2-3 gün, Zoom üzerinden sabah kahve sohbetleri yapıyoruz. İki haftada bir cumaları ise Happy Hour düzenleyip ev hayatımıza eğlence katmaya çalışıyoruz. Normal koşullarda haftada 3 gün ofisimizde profesyonel eğitmen eşliğinde pilates ve fonksiyonel spor dersleri yapıyorduk. Home office çalışma düzenine geçtikten sonra da derslere online devam ediyoruz. Bu uygulamalar, sosyalleşmemizin ve hareketliliğimizin azaldığı bu çalışma düzeninde ekip arkadaşlarımın motivasyonunu yüksek tutmada etkili oluyor.  Evin düzeninde büyük bir değişiklik yapmadım diyebilirim. Ağırlıklı salondaki masamda çok nadir olarak ise koltuktan çalışıyorum. Masamda mutlaka su, kuruyemiş, not defterim, telefonum ve video konferanslar için kullandığım kulaklığım eksik olmaz. 

Tabii en önemlilerinden biri ise minik dezenfektan spreyim. Çalışma sırasında özellikle öğlen yemeklerinde dışarıdan yemek siparişi veriyorum. Siparişleri alırken mutlaka gelen paketleri, o sprey ile dezenfekte ediyorum." dedi.

FERAH VE SESSİZ BİR ORTAM ÖNERİYORUM

Lexist Avukatlık Bürosu'ndan Av. Nazlı Nehir Sertbaş "Bu süreçte motivasyonumuzu yüksek tutmak elbette ki öncelikli. Her ne kadar evde olsak da işlerimizin aksamaması ve müvekkillerimizin beklentilerini karşılayabilmek adına tüm ekip hafta içi her gün saat 09.00 itibariyle bilgisayarlarının karşısına geçiyor. Ben de rutinimi bozmamak için sabah 09.00’da kahvemi alıp hemen işime konsantre oluyorum. E-postalarımı ve resmî gazeteyi kontrol ettikten sonra günlük toplantımıza hazırlanıyorum. Hemen her gün saat 10.30 gibi ekip arkadaşlarımızla bir uygulama üzerinden görüntülü konuşarak iş bölümü yapıyor ve günümüzü planlıyoruz. Gerek olması halinde, birlikte çalıştığımız arkadaşlarla gün içerisinde iletişimde oluyoruz. Toplantının akabinde, öncelik sırasına göre işlerimi listeliyor ve günümü planlıyorum. Evden çalıştığımız için mesai saatlerini bir nebze olsun, kendi düzenimize göre programlama imkanımız oluyor. Fakat bu durumun rehavete sebep olmaması, işlerin işleyişi açısından mühim. Bu sebeple evden çalışanlara, güne erken başlamalarını ve o gün tamamlanması gereken işleri bir ‘to-do-list’ üzerinden takip etmelerini tavsiye ediyorum. 

DEĞİŞEN DÜZENE NASIL UYUM SAĞLAYACAĞIMIZI KEŞFEDİYORUZ 

Salgın nedeniyle belirsizlik ortamının hakim olduğu şu günlerde, en önemli unsur ise ekip lideri ve yöneticilerin sağladığı motivasyon. Salgının ilk günlerinden itibaren ofisimizin tutumu oldukça yapıcı. İşe ne tarz yenilikler yaparak, değişen düzene uyum sağlayabileceğimizi keşfetmekle başladık. Bu anlamda, kısa makale paylaşımlarımız dışında, küresel salgının hukuki etkileri ile uzmanlık alanımıza giren ve merak uyandırıcı hukuki konulara ilişkin online seminerler (webinar) yapmaya başladık.

HAFİF BİR MÜZİK DE BANA EŞLİK EDİYOR

Motivasyon ve verimli çalışmak için çalışma ortamının çok önemli olduğunu düşünüyorum. Bu sebeple; bilgisayarım, ekranım, kalem ve defterlerimle, ihtiyaç duyduğum kitapların yanımda olduğu, ferah ve sessiz bir çalışma ortamı tercih ediyorum. Ayrıca evden çıkmıyor olsak da bütün gün eşofmanlarla oturmak yerine, işe gidiyormuş gibi hazırlanmak bana kendimi daha iyi hissettiriyor. Masamda genellikle çay-kahve gibi sıcak bir içecek ve atıştırmalık şeyler de oluyor. Son olarak, arka fonda kısık sesli enstrümantal bir müzik açarak çalışmaya başlıyorum. 

Açıkçası ben halihazırda kalabalık bir ev ortamında bulunmadığım için bu şartları sağlamakta zorlanmıyorum. Fakat herkesin aynı imkanlara sahip olmadığının da farkındayım. Özellikle daha kalabalık ve hareketli aile ortamında yaşayanlar için durum biraz daha zorlayıcı olabiliyor. Herkes için konsantrasyon sağlayabileceği bir ortam yaratmak ne yazık ki kolay değil. Bu süreçte karşılıklı anlayış ve tolerans büyük rol oynuyor.” diyor.

EKİP OLARAK BİRBİRİMİZİN MODUNU YÜKSELTİYORUZ

SKF VSM Ülke Müdürü Zeynep Erfan "Uluslararası bir firmada ülke müdürü olarak çalıştığım için arada evimi, ofis şeklinde de kullanıyordum. Bu nedenle düzen oluşturmakta çok zorlanmadım. Yine de bir süre her gün evde tek başıma çalışacağım gerçeği ile kendime bir plan yaptım. Mesai günü, benim için sabah 08.00’de başlıyor. Her yeni güne, çok güzel geçeceğine inanarak yataktan kalkmaya çalışıyorum. Kısa kahvaltı ve giyinme sonrası, bilgisayarımın başına geçiyorum. Gün; yazışmalar, telefon görüşmeleri ve toplantılarla yoğun bir şekilde geçiyor. Benim için en büyük farklılık, sabah kahvaltılarım oldu. Eskiden hemen hazırlanıp evden çıktığım için kahvaltıyı pas geçiyordum. 

İŞ GELİŞTİRMEYE VE KONULARA FARKLI AÇILARDAN BAKABİLMEYE DE ZAMAN AYIRIYORUZ

Bu sürecin başında, benim de motivasyonum birden düştü. İlk birkaç gün mutsuzdum. Önümde iki seçenek vardı; ya bu süreyi mutsuz ve amaçsızca geçirecektim ya da önce kendim sonra da çevrem için yeni imkanlar ve mutluluklar çıkartmaya çalışacaktım. Buna karar vermek, işleri kolaylaştırdı. Her sabah 10.00’da tüm ekiple Microsoft Teams üzerinden toplantımızı yapıyoruz. Eğlenceli sohbet sonrası güncel konularımızın üzerinden geçiyoruz. Aramızdan birinin modu o gün düşükse, ekip üyelerinin birbirini neşelendirmesi ve farklı öneriler sunması yönünde güzel bir kural da koydum. Daha da önemlisi; günlük koşuşturmada zaman ayıramadığımız iş geliştirme sürecine ve konulara farklı açılardan bakabilmeye şu aralar biraz daha zaman ayırabiliyoruz. Bu da fikirleri haftada bir değerlendirmek anlamına geliyor. Ekibin bir parçası olmanın ve yeni fikirler üretmenin hepimize iyi geleceği düşüncesi ile yola çıktığım bu süreç şimdilik iyi gidiyor. 

Evimdeki en ferah ve geniş yer olan salonu, çalışma odası olarak seçtim. Yemek masası artık benim çalışma masam. Masamda olmazsa olmazlarım ise elbette bilgisayarım, kulaklığım, telefonlarım, not defterim, su ve yeni bitirdiğim Lego. Tabii ki hafif müzik de vazgeçilmezlerimden. İş saatleri dışında ve molalarda, yalnız yaşadığım için önceleri biraz zorlandım. Bugünleri avantaja çevirebilmek adına farklı şeyler yapmaya karar verdim. Uluslararası üniversitelerin online kurslarına katılıyorum, lego yapıyorum, listesini yaptığım filmleri izliyorum, kitap okumaya devam ediyorum ve sağlıklı yemekler yapmaya çalışıyorum." dedi.