
Son yıllarda önemli altyapı yatırımlarıyla Türkiye'nin önde gelen kış turizmi destinasyonlarından biri haline gelen Erciyes'te konumlanan Radisson Hotel Grubu'nun iki güçlü markası olan Radisson Blu Hotel Mount Erciyes ve Sky Hotel Erciyes Member Of Radisson Individuals, uluslararası standartlarda dağ otelciliği anlayışını Erciyes'te yaşatmaya devam ediyor.
Erciyes'te yaşanan bu dönüşümün aktif bir paydaşı olduklarını belirten Radisson Blu Hotel Mount Erciyes ile Sky Hotel Erciyes Member Of Radisson Indiviuals Otelleri Genel Müdürü İlker Şen, uluslararası marka gücünün getirdiği yüksek hizmet kalitesini, Erciyes'in kendine özgü doğası ve yerel kültürün sıcaklığıyla harmanladıklarını ifade ediyor. Şen, 'Yes I can!' servis felsefeleriyle misafir beklentilerinin ötesine geçmeyi amaçladıklarını vurgularken, Erciyes deneyimini sadece kayak sporuyla sınırlamadıklarını belirtiyor. Zengin gastronomi seçenekleri, yenileyici SPA hizmetleri ve dağın görkemli manzarası, konaklamayı unutulmaz anılar arasına taşıyan unsurlar olarak öne çıkıyor. Ayrıca, 'Joy of Athletics' kış kampı ve 'Gymboree Çocuk Kulübü' gibi özel programlarla aile tatillerini bütünsel bir yaklaşımla ele aldıklarını anlatıyor. Bu programlar, çocukların güvenli ve keyifli bir ortamda fiziksel ve sosyal gelişimlerine katkı sağlamayı hedeflerken, ebeveynlere de kendilerine ait zaman yaratma imkanı sunuyor.
*Erciyes, son yıllarda altyapı yatırımlarıyla öne çıkıyor. Bölgedeki diğer tesislerden farklılaşarak, Radisson Blu Hotel markası ile uluslararası ve yerel misafirlere nasıl bir deneyim sunuyorsunuz?
Erciyes son yıllarda yapılan altyapı yatırımları ve uluslararası standartlara uygun ve profesyonel dağ yönetimi ile Türkiye'de ve bölgemizde güzel konumlanan bir kayak turizmi destinasyonuna dönüştü. Radisson Blu Hotel Mount Erciyes ve Sky Hotel Erciyes Member Of Radisson Indiviuals olarak bu dönüşümün aktif bir paydaşı olmayı önemsiyoruz. Global marka gücümüzün getirdiği hizmet standardını yerel kültürün sıcaklığı ve Erciyes'in doğasına özgü atmosferiyle harmanlayarak, uluslararası bir dağ oteli anlayışı ortaya koyuyoruz. 'Yes I can!' servis felsefemiz, kişiselleştirilmiş hizmet anlayışımız ile misafirlerimizin beklentilerinin ötesine geçmeyi hedefliyoruz. Buraya gelen misafirlerimizin tatilini özgün kılan ve unutulmaz anıları arasına alan deneyimler sadece kayak sporu ile sınırlı değil; güçlü bir gastronomi deneyimi, dinlendiren, yenileyen SPA hizmetleri, Erciyes Dağı'nın görkemli manzarası, konforlu konaklama...
*Tesislerinizde sunulan 'Joy of Athletics' kış kampı ve 'Gymboree Çocuk Kulübü' hizmetleri, aileler için belirleyici bir faktör olacak gibi görünüyor. Bu programlarla çocuklara yönelik bütünsel tatil deneyimini nasıl tanımlıyorsunuz?
Artık aileler tatili bir bütün olarak yaşamak istiyor. Ebeveynlerin dinlenebilmesi kadar çocuklarının güvenli, gelişimine katkı sağlayabilecek ve aynı zamanda keyifli bir ortamda vakit geçirebilecek olması beklentilerin en başında geliyor. Bu nedenle küçük misafirlerimizin yetişkinler kadar değerli olduğunun bilincindeyiz. Joy of Athletics ve Gymboree programlarımız küçük misafirlerimizin tatil süresince yalnızca zaman geçirmelerini değil; fiziksel gelişim, sosyal iletişim, yaratıcı yönlerini geliştirme ve özgüven kazanma gibi çok yönlü kazanımlar elde etmelerini sağlıyor. Özellikle kayak eğitimleri, profesyonel spor aktiviteleri, motor beceri programları ve yaratıcı atölyeler ile küçük misafirlerimize güvenli bir öğrenme alanı sunuyoruz. Ebeveynler açısından ise en büyük değer, çocuklarının güvenle iyi vakit geçirdiğini bilerek tatil süresince sosyalleşebilmesi, spor yapabilmesi ve kendilerine ait zaman yaratabilmesidir.
*Türkiye'nin kış turizmi potansiyelini nasıl değerlendiriyorsunuz? İklim değişikliğine karşı hangi önlemleri alıyorsunuz?
Ülkemiz, coğrafi avantajları, dağ yapısı, yüksek rakımları ve farklı kış destinasyonlarıyla aslında dünya ölçeğinde rekabet edebilecek önemli bir potansiyele sahip. Özellikle Erciyes'in modern lift sistemleri, pist kalitesi, yüksek irtifa avantajı, kar kalitesi, profesyonel dağ hizmetleri yönetimi ve son olarak pist bölgesine ulaşım olanakları ile öne çıktığını söyleyebilirim. İklim değişikliği ise dağ turizmi açısından artık kaçınılmaz bir başlık. Radisson Hotel grubu global sürdürülebilirlik standartlarına bağlı olarak, enerji verimliliği, karbon ayak izi yönetimi, su kullanımı, çevreci altyapı yatırımları ve yerel kaynak kullanımını önceliklendiriyoruz. Ülkemizin ve dünyamızın geleceği bizim yalnızca marka sorumluluğumuz değil aynı zamanda uzun vadeli turizm vizyonumuzun bir parçası.
*Gündeminizde Erciyes'teki turizmi dört mevsime yaymak var mı?
Evet, bu potansiyeli değerlendirmek öncelikli planlarımız arasında yer alıyor. Erciyes'i yalnızca kış destinasyonu değil, dört mevsim turizm potansiyeli taşıyan bir dağ deneyimi olarak konumlandırıyoruz. Yaz döneminde dağ bisikleti, outdoor sporlar, doğa yürüyüşleri, yüksek irtifa kampları gibi farklı tematik aktiviteler ile bölgeyi yılın 12 ayı boyunca canlı tutmayı hedefliyor ve bu doğrultuda çalışmalara devam ediyoruz.
*Erciyes'teki iki farklı otel konsept olarak birbirinden nasıl ayrışıyor?
Radisson Blu Hotel Mount Erciyes daha çok kayak pistlerinin hemen yanında sıfır konumu, premium odaklı hizmet anlayışı, büyük bir Spa alanı ve hem yerel hem uluslararası mutfakları ve bölgenin en büyük ve en zengin kayak odası ile öne çıkıyor. Burası daha geniş yaşam alanları ve sakin tatil beklentisi olan misafirlerimiz için tasarlandı. Sky Hotel Erciyes Member Of Radisson Indiviuals otelimiz ise, hemen Radisson Blu Hotel Mount Erciyes'in karşısında global Radisson servis kalitesi ile hizmet veren, yine pistlere oldukça yakın bir konumda bulunan kardeş otelimiz. Her iki otelimizde markanın DNA'sını servis kalitesini ve global standartlarını taşıyor ancak misafir portföyüne göre farklılaşan bir deneyim modeli üzerine kurulu.

(Radisson Blu Hotel Mount Erciyes ve Sky Hotel Erciyes Genel Müdürü İlker Şen)