Prof. Dr. Selim Yazıcı
YAZARLAR
1.09.2023 12:05:00

KOBİ ODAKLI ÇÖZÜMLER FARK YARATABİLİR

5 Ağustos 2023 tarihinde iki yeni dijital bankanın daha kuruluş haberini aldık. Ülkemizde 'Dijital Bankaların Faaliyet Esasları ile Servis Modeli Bankacılığı' hakkında yönetmeliğin yayınlanmasının üzerinden 1,5 seneden biraz fazla geçti, şimdiden sektörde gerek kuruluş izni alan, gerekse faaliyet izinleri verilen ve mevduat ve katılım bankası olarak kurulan dijital bankaların sayısı giderek artmakta. Sırada bekleyenleri de (özellikle GSM operatörlerini) unutmamak gerekir. Kurulan her dijital banka kendi güçlü kasları ile karşımıza gelmekte. Kimisi geniş müşteri tabanını kullanırken, kimisi teknoloji ve veri analitiği kaslarını kullanmakta, kimisi de zaten uzun zamandır dijitalde sürdürdüğü faaliyetleri, bağımsız ve ayrı bir tüzel kişilikle sürdürme kararı alarak sektör deneyimiyle karşımıza çıkmakta.

GELENEKSEL BANKA İLE NASIL REKABET EDİLECEK?

Dijital bankaların içinde bulundukları ülkelerin ekonomik şartları altında faaliyetlerini nasıl devam ettirecekleri halen sorgulanmakta. Yurt dışında yapılan analizlerde dijital bankaların yüzde 5 kadarının ancak başabaş noktasını yakaladığı vurgulanmakta. Burada başarının nereden geleceği oldukça önemli.

Dijital bankaların güçlü yönlerinin 'teknoloji' olduğu düşünülse de, teknolojinin tek başına yeterli olmayacağını uzun zamandır tartışmaktayım. Teknolojiyi bir kolaylaştırıcı olarak, veriyi ise bir yakıt olarak kullanmak kesinlikle gerekli (veri aynı zamanda artık temel bir varlık ve rekabet avantajı sağlayan unsur), ancak yeterli değil. Bunun yanı sıra 'toplumsal ve kültürel dinamikleri' anlamak gerekmekte. Toplumun risk algısı, finansal sistemle kurduğu ilişki, güven, marka bilinirliği, alışkanlıklar, dijital yetkinlikler ve dijital kullanıcı sayısı (mevcut durumda TBB verilerine göre ülkemizde aktif dijital bankacılık kullanıcı sayısı 100 milyonu geçmiştir) bir sosyolog gözlüğü ile incelenmeli. Toplumsal dinamiklerle birlikte, toplumun içinde bulunduğu 'ekonomik şartlar', mevduat-kredi ilişkisi, finansal okuryazarlık düzeyi gibi konular iyi değerlendirilmeli. Bu üçlüyü iyi anlayıp bir ürün ve hizmet geliştirmek de yeterli olmamakta. Bu aşamada regülasyonlarla uyumlu olmak, belki de yeni regülasyonları çıkartabilmek için lobi faaliyetlerini gerçekleştirebilecek şekilde organize olmak gerekli. Bir dijital banka için anlamlı bir iş modeli yaratabilmek, ancak bu dört faktörün net bir şekilde özümsenmesiyle mümkün olabilecek.

REGÜLASYONUN DİJİTALDE FARK YARATACAK ÇÖZÜMLERİN ÖNÜNÜ AÇMASI GEREKİYOR

Ülkemiz açısından değerlendirecek olursak, özellikle finansal erişimi düşük olan ve bu konuda acı çeken KOBİ'ler özelinde sunulacak çözümlerin fark yaratabilmesi mümkün. Burada regülasyonun dijital bankacılık ürünleri konusunda fark yaratacak çözümlerin önünü açması da önemli konulardan biri. Aksi taktirde dijital bankaların rekabet avantajı sağlaması mümkün olmayacaktır. Geleneksel bankaların da kendi dijital bankalarını kurmaya başladıklarını da görünce, rekabetin hangi boyutlarda olacağını merakla izliyor olacağız.