Murat  Onuk
YAZARLAR
1.07.2022 09:00:00

Sürdürülebilir Bir Gelecek İnşa Etmek İçin: İnovasyon, Girişimcilik ve Girişim Sermayesi

Dünya nüfusunun hızla artması, artan tüketim eğilimi ve doğal kaynaklarımızın kısıtlı olması nedeniyle 'sürdürülebilirlik' kavramı günümüzde uluslararası toplumun, hükümetlerin ve küresel şirketlerin önceliklendirdiği meselelerin başında geliyor. Dolayısıyla yerküremizin ve küresel toplumun karşılaştığı sorunlara yenilikçi çözümler üretilerek sürdürülebilir bir geleceğin inşa edilmesi hepimiz için oldukça önemli bir hale gelmiş durumda. Bu doğrultuda yenilikçi bir yaklaşım ışığında çevresel, sosyal ve ekonomik açıdan sürdürülebilir çözüm önerileri üretebilen girişimlere yönelik ihtiyaç gün geçtikçe artıyor. Sürdürülebilirlik ilkesini ve sürdürülebilirliğin etkin kılınması noktasında inovasyon, girişimcilik ve girişim sermayesi yatırımlarının önemini hep birlikte inceleyelim.

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK VE SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA AMAÇLARI

Sürdürülebilirlik ilkesi kısaca çevreyi gözeterek toplumları refaha ulaştıracak sosyal gelişmeyi ve ekonomik büyümeyi gerçekleştirme hedefi olarak tanımlanabilir. Sürdürülebilirlik ilkesi çerçevesinde çevresel, sosyal ve ekonomik açıdan sürekliliğin sağlanması esas olarak kabul ediliyor. Birleşmiş Milletler (BM) Sürdürülebilir Kalkınma Zirvesi'nde 193 ülkenin imzası ile kabul edilen, 17 amaç ve 169 hedeften oluşan Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları kapsamında dünya genelinde tüm insanlığın karşı karşıya kaldığı sürdürülebilirlik temelli ana sorunların çözülmesi hedefleniyor. Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları'nın 2030 yılına kadar gerçekleştirilmesi için küresel çapta adımlar atılıyor. Öncelikli olarak açlığa ve yoksulluğa son verilmesi amaçlanıyor. Sağlıklı ve kaliteli yaşamın sağlanması ve nitelikli eğitim olanaklarının geliştirilmesi için çalışmalar gerçekleştiriliyor. Su ve atık su hizmetlerine erişimin güvence altına alınması önem arz ediyor. Uygun fiyatlı, güvenilir ve modern enerji hizmetlerine erişimin yaygınlaşması öncelikli gereksinimler olarak karşımıza çıkıyor. İstikrarlı, kapsayıcı ve sürdürülebilir ekonomik büyümeyi destekleyerek sanayileşmeyi ve yenilikçiliği geliştirmek önceliklendiriliyor. Şehirleri ve insan yerleşimlerini kapsayıcı, dayanıklı ve sürdürülebilir kılmak ve iklim değişikliği ve etkileri ile mücadele etmek için kapsayıcı adımlar atılıyor. Okyanusları, denizleri ve deniz kaynaklarını korumak ve sürdürülebilir kılmak, karasal ekosistemi korumak, iyileştirmek ve sürdürülebilirliğini sağlamak için iş birlikleri gerçekleştiriliyor. Dünya genelinde eşitsizliklerin azaltılması, barışçıl ve kapsayıcı toplumlar tesis etmek için eylem planları oluşturuluyor. Bahsi geçen hedeflerin gerçekleştirilmesi için hükümetlerin, toplumların ve iş dünyasının ortak hareket etmesi oldukça önem teşkil ediyor. Ekonomilerin sürdürülebilirlik yolculuğunda girişimcilik ekosistemi, paydaşları ile birlikte belirlenen hedeflerin gerçekleştirilmesinde oldukça önemli katkılar sunma potansiyeline sahip. Nitekim her alanda olduğu gibi sürdürülebilirliği ve sürdürülebilir kalkınmayı etkinleştirecek yenililikçi yaklaşımlara ihtiyaç duyuluyor. Bu doğrultuda ekonomileri şekillendirici etkiye sahip girişimler için odaklanabilecekleri birçok alan ve fırsatlar bir süredir geniş çevrelerce değerlendiriliyor.

İNOVASYON VE SÜRDÜRÜLEBİLİR DÖNÜŞÜM

Yer küremizin ve toplumların karşılaştığı kriz ve tehditler, küresel kuruluşlar tarafından dünya genelinde yürütülen farkındalık çalışmaları, tüketicilerin çevresel, sosyal ve ekonomik farkındalıklarını önemli ölçüde artırıyor. Tüketim tercihleri incelenirken bu durumun doğal bir sonucu olarak sürdürülebilirlik odaklı ürün ve hizmetlere ilişkin bir yönelim gözlemleniyor. Dolayısıyla şirketler, müşteriler için üstün değer oluşturmak ve iş modellerini sürdürülebilir kılmak amacıyla sürdürülebilir bir yaklaşım sergilemek için harekete geçiyorlar. Şirketler, ürün ve hizmetlerin tasarım, üretim ve lojistik süreçlerini sürdürülebilirlik ilkesi doğrultusunda gözden geçiriyorlar ve değer zincirlerini bu yönde şekillendirme gayreti gösteriyorlar. Bu noktada inovasyonun şekillendirici gücüne ihtiyaç duyuluyor. Şirketler inovatif çözümleri hayata geçirebildikleri ölçüde sürdürülebilir rekabet avantajı elde ederken endüstrilerin sürdürülebilir dönüşümüne de katkıda bulunma fırsatı elde ediyorlar.

Girişim sermayesi yatırımlarının dönüştürücü etkisi ile sürdürülebilirlik odaklı girişimlerin bir araya getirilmesini amaçlayan etki odaklı girişim sermayesi yatırım anlayışı önemli bir görev üstleniyor.

YEŞİL GİRİŞİMLER, SOSYAL GİRİŞİMLER VE ETKİ ODAKLI GİRİŞİM SERMAYESİ

Yenilikçi fikirlerin etkin bir şekilde hayata geçirilmesi ve hızla ölçeklenebilmesi için girişimcilik ekosistemi paydaşlarına önemli görevler düşüyor. Üretim, enerji, lojistik ve moda sektörü başta olmak üzere birçok sektörde çevreyi gözeten yenilikçi çözümler geliştiren Yeşil Girişimler ve toplumu ilgilendiren ihtiyaç ve sorunlara yönelik sosyal bir misyon edinerek değer önerisi ortaya koyan Sosyal Girişimler ön plana çıkıyor. Yeşil girişimlerin odaklandığı alanların başında iklim değişikliğine uyumlu karbon ayak izini azaltmaya yönelik enerji teknolojileri ve yeşil tedarik zincirine sürdürülebilir katkı sunan ürün ve hizmetler yer alıyor. Su ve atık yönetimine ilişkin teknolojiler, döngüsel ürün ve hizmet tasarımı, düşük karbon ve kapsayıcı büyüme için finansal araç ve ürünlere yönelik yenilikçi çözümler yeşil girişimlerin ilgilendiği alanların başında geliyor. Öte yandan insan hakları, sağlık, eğitim, kalkınma, vatandaşlık katılımı ve çalışma hayatı kapsamında yetenek gelişimi ve dönüşümüne odaklanan sosyal girişimlerin sundukları çözüm önerileri ile ön plana çıktığını belirtmek mümkün. Sürdürülebilirliğin geniş ölçekte etkin kılınması yeşil girişimlerin ve sosyal girişimlerin etki alanları ile sınırlı kalmıyor. Dijitalleşmenin ve derin teknolojilerin sunduğu olanaklardan yararlanarak sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin odaklandığı alanlarda ürün ve hizmet geliştiren çok sayıda girişim bulunuyor. Bu kapsamda sürdürülebilirliğe katkı sağlayabilecek girişimlerin ekosistem paydaşları tarafından bütüncül bir yaklaşım ile desteklenmesi önem arz ediyor. Girişim sermayesi yatırımlarının dönüştürücü etkisiyle sürdürülebilirlik odaklı girişimlerin bir araya getirilmesini amaçlayan etki odaklı girişim sermayesi yatırım anlayışı önemli bir görev üstleniyor. Nihayetinde eksiksiz işleyen, sürdürülebilir ve dinamik bir girişim ekosisteminin önemi bir kez daha karşımıza çıkıyor.

KÜRESEL REKABET VE BAŞARI HİKÂYELERİ

Günümüzde küresel rekabetin sürdürülebilirlik üzerinden şekillendiğini ifade etmek mümkün. Serüvenine girişim şirketi olarak başlayıp sürdürülebilirlik alanında ya da ekonomilerin sürdürülebilir dönüşümüne katkı sağlayan hizmet veya ürün sunan çok sayıda girişimin faaliyetlerini uluslararası çapta ölçeklendirdiğine ve önemli tutarlarda şirket değerleri üzerinden girişim sermayesi yatırımları aldığına dikkatinizi çekmek isterim. Kısa süre içerisinde girişim ekosistemimizin de benzer başarı hikayelerine ev sahipliği yapacağına yönelik inancımı siz değerli okurlar ile paylaşmak isterim.

DİĞER YAZILARI