Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin Ergun
YAZARLAR
1.11.2022 12:19:00

KATILIM FİNANS İLK DEFA BÜTÜNCÜL BİR BAKIŞ AÇISIYLA DEĞERLENDİRİLDİ

Katılım finans kavramının sadece katılım bankalarını kapsamadığını belirterek konuya başlamak gerektiği kanaatindeyim. Bu kavram ülkemizde katılım bankacılığı ile anılmakta ve sadece bundan ibaret olarak düşünülmektedir. Fakat katılım bankacılığının yanında katılım sigortacılığı, tasarruf fonları, sermaye piyasası araçları ve sosyal finans başta olmak üzere birçok önemli bileşeni olan katılım finans sektörünün bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirilmesi gerekiyor. Dünya genelinde yaşanan krizler ve özellikle post-pandemi döneminde yaşanan gelişmeler bütün dikkatleri ekonomik aktörlerin üzerinde topladığı bu dönemde ülkemiz adına yaşanan önemli gelişmelerden bir tanesi 'Katılım Finans Strateji Belgesi'nin yayınlanması oldu. İlk defa bütüncül bir yaklaşımla katılım finans alanında tüm başlıkların bir arada değerlendirilmiş olması, ülkemizin küresel çapta önemli bir finans merkezi olabilmesi için bir girişim niteliğinde.

İSLAMİ FİNANSTA ÖNEMLİ BİR BAĞLANTI NOKTASI OLABİLİRİZ

Bugüne kadar İngiltere ve Malezya'nın bu noktada dikkat çektiğini ifade edebiliriz. Temelinde risk transferi yerine risk paylaşımı bulunan İslami finans, tüm dünyada özellikle de Körfez ülkelerinde bulunan çok önemli fonların değerlendirilmesi ve reel ekonomiye katkı vermesi açısından önemli bir finans modelidir. Bu noktadan hareketle Katılım Finans Strateji Belgesi'nin yayınlanması ile ülkemizin İslami finans alanında önemli bir bağlantı noktası olmasının önü de açıldı. Strateji belgesine detaylı olarak baktığımızda beş temel amaç öncelikle dikkat çekiyor:

01I Kurumsal dönüşümü gerçekleştirmek,

02I Destekleyici mekanizmaları tesis etmek,

03I Bütüncül fıkhî yönetişim yapısını oluşturmak,

04I Beşerî sermayenin gelişmesini sağlamak,

05I Algı, farkındalık ve katılım finans okuryazarlığını iyileştirmek.

VARLIĞA DAYALI FİNANSMAN MODELİ SADECE KATILIMDA KULLANILIYOR

Katılım bankacılığı ile konvansiyonel bankacılığın temel farklarından biri varlığa dayalı finansman modelinin sadece katılım bankaları tarafından kullandırılıyor olmasıdır. Fakat bu ince fark toplum tarafından çok da bilinmiyor ve ne farkı var? şeklinde sorularla küçümseniyor. Strateji belgesinin beş temel amacı dikkatli bir şeklide incelendiği vakit karşımıza şu çıkıyor. Öncelikle bu kurumların kurumsal yapılanma süreçlerinde yaşanan sorunlar tespit edilmiş ve bu sorunlar için dönüşüm amaçlanmıştır.

GÜÇLÜ YASAL MEVZUATIN OLUŞTURULMASI HEDEFLENİYOR

Ülkemizde uzun yıllardır faizsiz finans kanunu çalışmaları yapılmış fakat bir türlü yürürlüğe girmemiştir. Katılım finans kurumlarının ayrı bir kanuna tabi olarak çalışmaması yukarıda bahsedilen sorunu sürekli gündemde tutmuş ve bu noktada eleştirilere tabi tutmuştur. Bu noktadan hareketle kurumsal dönüşümün gerçekleştirilmesi ana amacının altında 4 temel hedef oluşturulmuş ve öncelikle güçlü yasal mevzuatın oluşturulması hedeflenmiştir. Güçlü bir yasal mevzuatın oluşturulması, sektörün önündeki birçok engelin ortadan kalkmasını sağlayacağı gibi toplum nezdinde kabul görme sürecini de hızlandıracaktır. İkinci temel hedef başlığı Katılım Finans Kuruluşları Birliği'nin ihdası olarak dikkat çekiyor. Bu hedef ile de belgenin bütüncül yaklaşımı tekrar dikkat çekiyor. Daha önceden katılım finans kavramı ile sadece katılım bankaları anlaşılırken artık katılım sigorta şirketleri, tasarruf finansman ve varlık şirketleri, sermaye piyasası araçları ve İslami sosyal finans kurum ve kuruluşları da bu şemsiye altında yerlerini alabilecek.

Katılım Finans Strateji Belgesi ile artık katılım bankacılığının yanı sıra katılım sigorta şirketleri, tasarruf finansman ve varlık şirketleri, sermaye piyasası araçları ve İslami sosyal finans kuruluşları da bu şemsiye altında yerlerini alabilecek.

ÜRÜN VE HİZMET ÇEŞİTLİLİĞİ

Üçüncü temel hedef, ürün ve hizmet çeşitliliği olarak belgede yer alıyor. Katılım finans sektörünün bugüne kadar çok dar bir yelpazede ürün ve hizmet sunabilmiş olması gerek ilmi çalışmalarda gerekse sektörün çalışmalarında hep eleştiri noktalarından bir tanesi olmuştur. Katılım bankacılığında yüzde 98'ler düzeyinde murahaba işlemlerinin yapılıyor olması dikkatlerden kaçmamaktadır. Basit olarak peşin alınan bir varlığın vadeli olarak yeniden satılması yoluyla finansman sağlama modeli olan murabaha akitleri, sektör için kolay uygulanabilen ve daha risk içeren bir sözleşme türü iken risk paylaşımına dayalı akitlerinde sektörde bundan sonra yaygın olarak kullanılacağı beklenmektedir. Helal değer zinciri ile bütünleşme ile ele alındığı vakit küresel bir cazibe merkezinin de anahtarı olacağı düşünülebilir. Destekleyici mekanizmaların tesis edilmesi stratejik başlığı ile likidite merkezli kurumların kurulacak olması özellikle sermaye piyasalarında yaşanacak önemli gelişmelerin ve fonların yönetimi konusunda önemli bir girişimin destekleyicisi olacak. Günümüzde finansallaşma kavramı teknolojik gelişmeler ile hayatımızın her alanında önemli bir yer tutuyor. 1970'lerden sonra hane halklarının ve küçük yatırımcıların da finansal hizmetlere kolay ulaşması, liberal söylem ve politikalarda etkisini artırmasıyla ekonomik hayata yön veriyor. Bu noktada Uluslararası İslami Likidite ve Altyapı Kuruluşu, Katılım Finans Derecelendirme Sistemi, Uluslararası Katılım Finans Tahkim Merkezi, Finansal Teknolojilerin Etkin Kullanımı, Likiditeye Erişimde Yenilikçi Mekanizmalar temel hedefleri strateji belgesinin bu alanda da bütüncül bir yaklaşımla ele alındığını gösterir nitelikte.

BÜTÜNCÜL FIKHÎ YÖNETİŞİM YAPISININ OLUŞTURULMASI

Bütüncül fıkhî yönetişim yapısını oluşturmak stratejik hedefini ele aldığımız vakit, mevzuat düzenlemesi ve yasal boşlukların giderilmesi ile bugüne kadar fıkhî tarafta oluşan görüş ayrılıklarının tek bir merkezden giderilmesi noktasında önemli bir amaç olarak konumlandırıldığını görebilmekteyiz. İslami finans konusunda hızlı gelişen ülkelerde şeri denetim kurumlarının ve merkezlerin varlığının önemi dikkat çekmektedir. Bütüncül mevzuatın oluşturulması, kurumsal yönetişim mekanizmaları ve standartların oluşturulması ile ülkemizde de katılım finans alanında fıkhî yönetişimin ele alınmış olması sevindirici bir gelişmedir. Standartların belirlenmesi ve uygulanması yönünde iradenin en üst seviyede ortaya konuşmuş olması bu noktada hedeflere ulaşmak açısından önemli bir gelişme olarak karşımıza çıkıyor. Katılım Finans Strateji Belgesi ile ülkemizin İslami finans için bir merkez olması yolunda büyük bir adım atıldı.