PİYASALAR
Bora Özkent

İnovasyon için "nasıl batırdık?" konferansları düzenleyin

Muazzam başarıların ballandırılarak anlatıldığı tipik kurumsal toplantılar yerine, ‘nasıl batırdık?’ organizasyonlarında yıl boyunca yeni şeyler deneyen ama başarıya ulaşamayan insanların neler öğrendiklerini paylaştıkları sunumlar yapmalarını, katılımcıların da soru ve yorumlarla öğrenmeyi derinleştirmelerini sağlamalısınız.

 

“Büyük kurumlarda inovasyonun en büyük katili nedir?” Diye sorarsanız, yanıtım; ‘başarısızlık korkusu’ olur. Ne var ki bünyesinde tonla belirsizliği barındıran inovasyonda, başarısızlık duraklarına uğramadan mutlu sona erişmek imkânsızdır. Bugün hangi büyük inovasyon başarısını ele alırsanız alın uzun, acı, meşakkatli ve çok sayıda başarısızlıkla dolu bir yolculukla karşılaşırsınız. Sadece bir örnek vereyim size… Ünlü Dyson elektrik süpürgelerinin mucidi James Dyson, ürününü geliştirirken tam 5 bin 162 prototip yapmış. Bir diğer ifadeyle, Bay James hayalindeki ürüne erişirken tam ‘beşbinyüzaltmışiki’ kez başarısız olmuş ve tabii başarısızlıklarından bir şeyler öğrenmiş, yol almaya devam etmiş.

 

5162, VAR MI DAHA ÖTESİ?

 

Büyük kurumlarda başarısızlık son derece korkutucu bir öcü gibi algılandığından radikal, büyük etkisi olacak inovasyon projelerinden de ödü kopar insanların. Kimse fazla riskli gördüğü projelere soyunmak, başına dert almak istemez. Özellikle de yöneticiler gerçekten yenilikçi bir fikirle karşılaştıklarında hemen onun başlarına açabileceği belaları hesaplamaya çalışırlar, getirebileceği müthiş büyüme fırsatlarına değil. Nadiren de olsa zorlu bir işe kalkışıldığında da ilk başarısızlıkta herkes araziye uyar derhal. Sanki o proje hiç yapılmamış, hiç başarısızlığa uğranmamış, başarısızlıktan hiçbir şey öğrenilmemiş gibi davranılır, proje adeta ortadan kaybolur. Adam akıllı bir cenaze töreni bile çok görülür başarısız girişimlere, kimsesiz projeler mezarlığına gizlice defnedilirler.

 

TOLERE ETMEK TEŞVİK EDİLMELİ

 

Oysa eğer inovasyonda başarılı olmak istiyorsanız başarısızlığı bırakın ‘tolere’ etmeyi ‘teşvik’ etmelisiniz. Yeni şeyler deneyen ama başarısız olan personelinizi kahramanlaştırmalı, etliye sütlüye bulaşmadan ezberi takip edenleri ise şiddetle yermelisiniz. Tabii başarısızlıkları analiz de etmeli, insanların yenilikçi projelerde yaşadıkları sorunları incelemeli, ilerideki inovasyon projeleri için çıkarımlarda bulunmalısınız. Böylece başarısızlıkla öğrendikleriniz kurumunuzun öğrenilmiş bilgi sermayesine dönüşür ve kim bilir, belki de ilerdeki büyük inovasyonlarınızı besleyecek iç görüler haline gelirler.

 

BAŞARISIZLIK SUNUMLARI YAPILMALI

 

Bu amaçla şirketlere yıllık ‘Nasıl Batırdık?’ toplantıları düzenlemelerini öneriyorum. Muazzam başarıların ballandırılarak anlatıldığı tipik kurumsal toplantılar yerine, ‘Nasıl Batırdık?’ organizasyonlarında yıl boyunca yeni şeyler deneyen ama başarıya ulaşamayan insanların neler öğrendiklerini paylaştıkları sunumlar yapmalarını, katılımcıların da soru ve yorumlarla öğrenmeyi derinleştirmelerini sağlamalısınız.

 

GELECEĞE YÖNELİK ÖNERİLERDE BULUNULMALI

 

Her başarısızlık sunumunda gerçek müşteri ihtiyaçları, tercihleri ve pazar eğilimleri hakkında yeni neler öğrenildiği, birlikte çalışma kültürü ve organizasyonel yetenekler konusunda neler keşfedildiğinin üzerinde durulmalı ve geleceğe yönelik önerilerde bulunulmalı.

 

HATALARI BİR AN ÖNCE TEŞVİK ETMEYE BAŞLAYIN

 

İlk büyük batırma hikâyesinin bizzat CEO tarafından anlatılmasında da büyük fayda var tabii, ne de olsa onlar rol modeli olmalılar. Eğer büyük kurumsanız ve ‘Nasıl Batırdık?’ konferansında anlatılacak kadar hatalı proje yapılmadığını düşünüyorsanız size bir uyarıda bulunmalıyım. Muhtemelen çalışanlarınız yeni hiçbir şey denemediler tüm yıl boyunca. Uyarımı ciddiye alın ve hataları bir an önce teşvik etmeye başlayın. Aksi takdirde inovasyon konusunda yol almanız mümkün değil.