PİYASALAR
Berna Öztınaz

Değişimde var olmanın yolu çeviklik

Çevikliğin kalbinde ihtiyacı doğru anlamak, ihtiyaçları karşılayabilmek için eldeki tüm kaynakları aktive ederek çapraz takımlar oluşturabilmek, değer üretmeye odaklanmak, gelişim ve değişime açık şeffaf bir yönetim anlayışı oluşturmak var.

Çeviklik; aslında ‘ne yapacağını bilmediğin zaman ne yapacağını bilebilmek’… Kulağa bir bilmece nakaratı gibi gelse de çevik olmak; değişen, dönüşen iş dünyası kadar, hayatın her yanına etki eden bir gerek. Dünya; yapay zeka, teknoloji hızı, iklim değişikliği, nüfus artışı gibi mega trendlerle karşı karşıya. Böyle olunca şirketler de var olmak ve başarılarını/kârlılıklarını sürdürebilmek için belirsiz ortamlarda yollarını bulabilmenin, hedeflerine yürüyebilmenin gereklerine odaklanmak durumunda. Net olmayan ortamlarda bile değişime ayak uydurabilme, karşılık verebilme ve adapte olabilme kapasitesi, yetkinliği çevik yönetim olarak karşımıza çıkıyor. 

BUGÜNÜN VE GELECEĞİN GEREKLERİ TESPİT EDİLİYOR

Kökeni yazılım projelerine dayanan çevik yaklaşım, esnekliği, gelişime açıklığı ve yetkinlik geliştirme odağıyla her alanda uygulanabilen bir araca dönüşüyor. Bilindik iş yapma yöntemlerinin, hiyerarşik kutu ve merdivenlerin, kendini tekrar eden proje ve toplantı yönetimlerinin çok dışında, hızlı, verimli ve metodik bir yaklaşımla bugünün ve geleceğin gereklerini daha doğru ve yerinde adresliyor. Çevikliğin kalbinde, ihtiyacı doğru anlamak, ihtiyaçları karşılayabilmek için eldeki tüm kaynakları aktive ederek çapraz takımlar oluşturabilmek, değer üretmeye odaklanmak, gelişim ve değişime açık şeffaf bir yönetim anlayışı oluşturmak var. 

KURUMLARIN YÜZDE 94’Ü ÇEVİK YÖNETİM ANLAYIŞINA SAHİP OLMAK İSTİYOR

Bu açıdan baktığımızda, ciddi bir kültür değişikliği gerektiren, hiyerarşi ve fonksiyon bağımsız, yetkinlik bazlı çevik anlayışın, insan yönetimi profesyonellerince anlaşılmasının, uygulanmasının ve geliştirilmesinin bir şart haline geldiğini görüyoruz. Değişim lideri olarak çalışması gereken profesyonellerin, önce kendilerinin sonra da kurumun çeviklik yetkinliklerine yatırım yapması gerekiyor. Nitekim veriler de bunu gösteriyor. Deloitte’un 140 ülkede, 10 bini aşkın İK profesyoneli ile yaptığı bir araştırmaya göre kurumların yüzde 94’ü çevik yönetim anlayışına sahip olmak ya da bu alandaki yetkinliklerini artırmak istiyor. 

BİR AMAÇ BİRLİĞİ İLE DEĞER YARATILIYOR

PERYÖN hem dernek hem de proje yönetimlerinde çevik yaklaşımı kullanıyor. Farklı şirketlerin farklı fonksiyonlarında çalışan profesyonellerin, bir amaç birliği ile değer yaratmak için bir arada çalışması tek başına bir çevik yönetim örneği aslında. Gerek PERYÖN Akademi’deki sistem, yaklaşım ve metot eğitimleri, gerekse PERYÖN Kongre’de işlenen konularla, çağın gereği çevik yönetim yaklaşımının anlaşılması ve yayılması için sürekli katkıda bulunuyoruz. PERYÖN olarak gözlemimiz, Türkiye özelinde kurumların İK departmanlarının çevik değer yaratma konusuna odaklanmaya başladığı ve ‘geleneksel’ süreçlerin net yaklaşımlarını değiştirmek üzerinde daha fazla düşündüğü yönünde. Yolumuz uzun… Ancak genlerinde değişime uyum göstermenin kuvvetle bulunduğu bir coğrafyada yaşadığımızı ve işin çaba gerektiren sistematik yaklaşım ve yetkinlik yatırımını göz ardı etmediğimiz sürece başarılı olacağımızı düşünüyorum.

DİĞER YAZILARI