Ata  Uzunhasan
YAZARLAR
1.01.2023 14:27:00

ZORAKİ İNOVASYON

2022 yılı, Katar Dünya Kupası ve Messili Arjantin'in zaferi haricinde, birçok açıdan hem ülkemiz hem de dünya için özlemle anılmayacak bir yıl oldu. Geride bıraktığımız yılda Rusya'nın Ukrayna işgaline, yüksek enflasyonun dünya tarafından tanınmasına, ülkemizde enflasyon muhasebesine 17 yıl aradan sonra geri dönmemize, Amerikan Merkez Bankası FED ve Avrupa Merkez Bankası'nın faiz artırmasına, diğer taraftan özellikle startup dünyasındaki Venture Capital'lerin (VC) yatırımı yavaşlatmalarına şahit olduk.

BÜYÜK RESMİ GÖREN BİR BAKIŞ AÇISI GELİŞİYOR

Hem devletler hem de kullanıcılar tarafında çevre farkındalığının arttığını da gördük. Buna paralel şekilde girişimcilik dünyasında, özellikle çevresel konuları hedefleyen, etki amaçlı fonların (impact fund) 2022 yılı başında 1.2 trilyon dolara ulaşan yatırım gücünün yansımasıyla, yeni unicornları, etki yaratan girişimlerden göreceğimizi öngörebiliriz. 2022 yılına kadar konuştuğumuz inovasyon, hep doğrudan gelirleri artırmaya veya maliyetleri düşürmeye yönelikti. Ancak yukarıda da bahsettiğim gibi hem yasa koyucular hem de son kullanıcıların etkisiyle, yeni bir inovasyon dönemine girmiş bulunuyoruz: Zoraki inovasyon. Adının tersine dünyamız için çok umut vaat eden bir gelişmeden bahsediyorum. Daha önce "ucuz olsun maliyetler düşsün" yaklaşımından, "çevreye en az zararı nasıl veririz?" noktasına geldik. Elbette bunu kurumlara karbon ayak izi temizlenmesini zorunlu kılan devlet organları ve kredi kuruluşları başta olmak üzere, duyarlı tüketicilere borçluyuz. Karbon ayak izi tarafında, 1 ton karbon nötrleme maliyetleri 3-5 dolarlardan kısa zamanda 1.000 dolar seviyesine çıkarken, karbon salınımı nedeniyle aralarında Türkiye'nin de bulunduğu birçok ülkede karbon salınımı başına ek vergiler geliyor. Ayrıca, Fransa gibi ülkelerde dış mekan ısıtıcılarının kullanımı yasaklandı. Sırada hepimizin alışık olduğu teslimat ve dağıtım sektörleri var. Diğer yandan karbon emisyonunu azaltan şirketlere ucuz kredi imkanları ve vergi teşvikleri sunuluyor. Özetle ülkeler ve devlet destekli kurumlar hem sopa hem de havuç göstererek şirketleri 'temiz' olmaya yöneltiyorlar. Sonunda büyük resmi gören, basiretli dünya görüşüne sahip noktaya yaklaşmaktayız.

Ya çevreye duyarlı hale gelmek için teknolojik değişikliğe gidilecek ya da tarihin tozlu sayfalarında çevreyi kirleten, insanlığa ve dünyaya duyarlı olmayan iflas etmiş şirketler olarak yer alınacak.

SON KULLANICILAR DA HIZLA BİLİNÇLENİYOR

Bunun için sadece yasa koyucular değil, son kullanıcıların bilinçlenmesi de şirketleri arayışa yöneltiyor. Son kullanıcılar, artık kendilerinin önüne konulan ürünlerin nereden geldiğini, nasıl üretildiğini ve bu ürünün tüketiminin neye mal olduğunu anlayama çalışıyor. Üstelik bunu takip edebilecekleri blockzincir gibi bir teknoloji devreye girmiş durumda. Nitekim kurumlar müşterilerini elde tutmak adına, maliyeti kısa vadede artırsa da yeni ürünler aramaya ve dünyaya yaptıkları etkileri azaltmaya yönelik aksiyonlara başladılar. Örneğin, Total benzin istasyonları, enerji istasyonlarına dönüştü. Mavi'nin yeni tanıttığı, dünya üzerinde en az su tüketerek ürettikleri jeanleri piyasaya sundu. Benim de yatırımcısı olduğum Fazla, neredeyse piyasadaki tüm perakendecilerle çalışarak çöpe giden ürünlerden değer yaratır hale geldi. Kısa vadede bu aksiyonları maaliyet gibi gören birçok yönetici, bu işin artık ölüm kalım meselesi olduğunu gördü. Ya çevreye duyarlı hale gelmek için teknolojik değişikliğe gidilecek ya da tarihin tozlu sayfalarında çevreyi kirleten, insanlığa ve dünyaya duyarlı olmayan iflas etmiş şirketler olarak yer alınacak. Ne olursa olsun kazanan insanlık olacak. O yüzden zorla güzellik olmasa da zoraki inovasyonlarla güzel günler yakın.