Ahmet  Akyıldız
YAZARLAR
1.01.2022 10:05:00

Kalkınma Bankacılığı, küresel iklim krizine çözüm olabilir mi?

Sanayi ve turizm olmak üzere ağırlıklı olarak enerji, eğitim ve sağlık sektörlerindeki işletmelere finansman sağlayan, özel hukuk hükümlerine tâbi, kâr ve getiri bölümünü makul seviyede tutan anonim şirket statüsünde olan finansal kuruluşları, kalkınma bankası olarak adlandırmaktayız. Ticari bankalardan farklı olarak küçük ölçekli firmaların sermaye yetersizliğinden kaynaklanan girişimlerine yardımcı olmak ya da büyük kurumsal şirketlerin yeni yatırımlarına destek olmak, kalkınma bankalarının ana misyon belgelerinin temellerini oluşturuyor.

TÜRKİYE'NİN KALKINMA BANKACILIĞI KARNESİ

Günümüzdeki en büyük sıkıntılardan olan net işletme sermayesi ihtiyaçlarının karşılanması, start-up faaliyetlerin harekete geçmesi için verilen can suyu kredileri buna verilebilecek başlıca örneklerden. Kitlesel ve tabana yayılarak gelişen iktisadi gelirde sadece para kaynaklarının şirketlere/KOBİ'lere kanalize edilmesinden öte şirketlere teknik ve hukuki danışmanlığın sağlanması da kalkınma bankacılığının en temel görevleri arasında bulunuyor. Ülkemize baktığımızda başta İller Bankası, Türk Eximbank ve Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası olmak üzere toplam 15 kamu sermayeli kalkınma ve özel yatırım bankası faaliyet gösteriyor. Aktif Yatırım Bankası, Diler Yatırım Bankası, GSD Yatırım Bankası, İstanbul Takas ve Saklama Bankası, Nurol Yatırım Bankası ve Türkiye Sınai Kalkınma Bankası, Golden Global Yatırım Bankası A.Ş., D Yatırım Bankası öne çıkan diğer kuruluşlar. BankPozitif Kredi ve Kalkınma Bankası A.Ş., Merrill Lynch Yatırım Bank A.Ş., Pasha Yatırım Bankası A.Ş. ve Standard Chartered Yatırım Bankası Türk A.Ş. de yabancı sermayeli kalkınma ve yatırım bankaları olarak varlıklarını sürdürüyorlar.

VERİMLİLİĞİ VE YAŞAM STANDARTLARINI YÜKSELTECEK PROJELER ÖNEMSENİYOR

Kamu sermayeli bankaların 42, özel sermayeli bankaların 22 ve yabancı sermayeli bankaların 4 olmak üzere kalkınma ve yatırım bankalarının yurt içinde toplam 68 şubesi bulunuyor. Düşük gelir ile mücadele, yatırımların çeşitlendirilmesi ve iklime destek programları kapsamında Türkiye, Dünya Bankası Grubu ile 2018-2021 yıllarını kapsayan Ülke İş Birliği Çerçeve anlaşması imzalamış durumdadır. Bu anlaşma çerçevesinde ülkemiz finansal ve teknik açıdan Dünya Bankası Grubu ile ortak çalışmalar yapabileceği alanları belirlemiştir. Ülke İşbirliği Çerçevesi, Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası (IBRD), Uluslararası Finans Kurumu (IFC) ve Çok Taraflı Yatırım Garanti Ajansı (MIGA)'nın güçlü yönlerine dayalı olarak çeşitli birçok araç önerdiği haber sitelerine yansımıştır. Dünya Bankası Grubu, enerji sektörü, finansal sektör, özel sektörün geliştirdiği çeşitli alanlar ile kamunun geliştirdiği kentsel gelişim, ulaştırma, sosyal koruma, iş gücü piyasası geliştirme ve sağlık alanlarında hem devam etmekte olan hem de planlanan programlara destek vermeyi programına almıştır. Ayrıca kalkınma ajansları içerisinde Uluslararası Kalkınma Birliği (IDA) üye ülkelerden az gelişmiş seviyede bulunanlara verimliliği ve yaşam standartlarını yükseltmek amacıyla proje kredileri tahsis ediyor. Krediler yaklaşık 40 yıl vadeli olup 10 yılı ödemesiz dönemi kapsamakta ve faizsiz olmadığı raporlara yansımış durumdadır.

KAYNAKLAR ETKİN KULLANILMALI

2021 yılı ikinci çeyrek döneminden itibaren küresel olarak görülmeye başlayan düşük arz, düşük talep noktasında fiyatların yükseldiği stagflasyon ortamı, kalkınma bankacılığının önemini bir kez daha ortaya çıkarmıştır. Hollanda örneğinde olduğu gibi, 1985'li yıllardan itibaren Tarım Bakanlığı ile ortaklaşa yürütülen çalışmalar neticesinde verimsiz tarım ürünlerinden çıkış sağlatarak, seralar üzerinden daha yüksek rekolte elde edilebilen alanları finanse etmek kalkınma bankacılığının yararını ve etkisini gösteren en güzel örneklerden biri... Özetleyecek olursak kalkınma ajansları ve kalkınma bankaları, kaynakların etkin kullanımı için ayrıcalıklı bir göreve sahip. Pazar araştırmalarının gerçekleştirilmesinden ticari bankaların yatırım yapmaktan imtina ettikleri sahalarda daha fazla sorumluluk almaya kadar geniş bir sorumluluk çizelgesi söz konusu.

KALKINMA BANKACILIĞININ BİR DİĞER AYAĞINDA DA SOSYAL SORUMLULUK VAR

Dünya genelinde kalkınma bankaları ve ajanslarının fon kullandırma amaçlarına baktığımızda, yoksul ve hakir görülmüş grupların kalkınma süreçlerindeki söz haklarını ve etkilerini güçlendirmek ve daha katılımcı ve adil bir yapıda hareket etmek olduğunu görüyoruz. Yine benzer kapsamda, özellikle Afrika ve Asya'da sivil toplum ile sürekli bir diyaloğun oluşturulmasının sağlanması, Dünya Bankası gençlik gruplarına yönelik fonlama faaliyetlerinin arttırılması, özel sektör ve kamu yetkilileri arasında ortaklığın sürdürülebilmesi için kolaylaştırıcı bir rol alınması da kalkınma bankalarının sosyal sorumluluk faaliyetleri arasında yer alan konu başlıkları. Dünya Bankası Kalkınma Ajansının gençlerin kalkınma süreçlerine daha fazla katılımlarını sağlamayı amaçladığını bilmekteyiz. Bununla birlikte 'sosyal fonlar' ve 'toplumsal kalkınma projeleri' aracılığı ile kırsal kalkınma, toplum sağlığı, su dağıtımı, Covid-19 başta olmak üzere HIV, AIDS'in önlenmesi ve KOBİ'lerin geliştirilmesi gibi konularda destekler sağlandığını uzun dönemdir biliyoruz.

50 BİN DOLARA KADAR TEŞVİK VE KREDİ YARDIMI YAPILIYOR

Küresel Çevre Fonu, küresel çevre sorunlarıyla mücadele etmek ve Birleşmiş Milletler Biyolojik Çeşitlilik ve İklim Değişikliği Sözleşmeleri'ne taraf olan ülkelerde bu sözleşmelerin uygulanmasına destek olmak için oluşturulmuş fonlardan sadece biri... Uygulamalar kapsamında global olarak bu çerçevede fikirleriyle ortaya çıkan kuruluşlara kalkınma bankaları üzerinden 50 bin dolara kadar teşvik ve kredi yardımı yapıldığının altını çizmemiz gerekiyor. Yine aynı kapsamda GEF/SGP biyoçeşitlilik koruma, iklim değişikliğiyle mücadele, toprak bozunumu ve sürdürülebilir orman yönetimi odak alanlarında geliştirilen projelere destek olunmasına yönelik BM nezdinde çalışmalar mevcut durumda.

DOĞAYA VE AĞACA ÖNEM VERMELİYİZ

Asya Kalkınma Bankası (Asian Development Bank-ADB), 2009 yılında enerji politikasını son güncellemesinden bu yana 'enerji ortamında köklü değişiklikler' olduğunu ve belgenin 'artık iklim değişikliği konusundaki küresel mutabakatla yeterince uyumlu olmadığını' yinelemişti. Kalkınma bankaları başta olmak üzere çoğu finansal kuruluş fosil yakıt finansmanından ciddi olarak uzaklaşmış durumda. Türkiye'nin, Avrupa Birliği ile ilişkilerini yeniden eski dinamik günlerine döndürmek adına Paris İklim Anlaşması'nın bir fırsat oluşturabileceğini öngörüyorum. Cervantes'in söylediği gibi; "İyi bir ağaca yaslanan gölgesiz kalmaz!" Toplum olarak sarılmamız ve ehemmiyet vermemiz gereken ilk husus, doğaya ve ağaca değer vermemiz.