YAŞAM
01 Mart 2012 16:08

Prof. Dr. Acar Baltaş

Prof. Dr. Acar Baltaş

Prof. Dr. Acar Baltaş

PARAYLA ALINMAYAN MUTLULUK!

İnsanlara onların neyin mutlu edeceği sorulduğunda, çoğunlukla cevabın ‘para’ olduğunu biliyoruz. Diğer taraftan ‘iyimser’ olmanın mutluluğu kolaylaştırdığı yönünde çok sayıda yayın, beynimizi yıkamaya devam ediyor.

Bundan önceki iki yazımızda bu konulara değindik. Yakın zamanda yapılan bazı araştırmalar mutluluğun önemli ölçüde tatmin bulma, başkalarına iyilik yapma, yakınlık kurma ve arkadaşlık kapasitesi ile ilişkili olduğunu işaret ediyor. Diğer taraftan Martin Seligman, yaptığı araştırmalar sonucunda, mutluluğa giden temel yolu sahip olmak, yapmak ve olmak olarak 3 başlık altında özetliyor. Sahip olmak; para aracılığı ile elde edilecek olanlara bağlıdır ve yazar bu süreci ‘tatlı hayat’ olarak yorumluyor. Para ile satın alınan ve kişi için son derece değerli bir objenin verdiği hazzın en fazla 9 ay sürdüğü saptanmış durumda. Üstelik sık sık alışveriş yapmak, ‘doyum’ değil, duyarsızlaştırma yaratıyor. Yapmak, eylem içinde ortaya çıkıyor. Bu eylem sevilen bir dostla fikre dayalı bir sohbet, kişinin içine girerek dinlediği klasik müzik veya okuduğu kitap, kaya tırmanışı yapan bir sporcunun yaşantısı bile olabilir. Yazar, bu durumu ‘iyi hayat’ olarak tanımlıyor. ‘Olmak’ ise kişinin kendisini aşan bir amaca hizmet etmesini  ifade ediyor. Zamanının, parasının ve enerjisinin bir bölümünü sosyal sorumluluk projelerine ayırmak bu bağlamda ele alınabilir. Bu yaklaşım, “Bunun bana ne faydası var?” olarak özetleyebileceğimiz Anglosakson yaklaşımının tam tersidir ve “Bunun başkalarına ne faydası var?” olarak tanımlayabileceğimiz farklı yöndeki bir zihin haritasının sonucudur. Örneğin, kendinden daha az şanslı olan insanlara karşı kendini sorumlu hissetmek, kişileri bu tür eylemlere yaklaştırıyor.

Yaşam doyum puanı yüksek olan bireylerin hayatlarında var olan özellikler incelendiğinde şu veriler dikkat çekiyor: Komşu ile yakın ilişkiler, kişisel mutluluğa yüzde 34  oranında etki ediyor. İş için yolda tüketilen zaman, mutluluk üzerine doğrudan ve olumsuz etki yapıyor. Bir sosyal kulübün veya cemaatin üyesi olmak ve en az ayda bir kere düzenli olarak bir araya gelmek. İnsanlarla iletişim imkanı veren bir iş yapmak. Doyurucu bir cinsel yaşam.Gün içinde tam sessizliğe zaman ayırmak. İyi bir evlilik veya beraberlik sürdürmek. Çocuk sahibi olmak ve onunla vakit geçirmek.

Devamı Platin'de...

 

EN ÇOK OKUNANLAR