PİYASALAR

Kızılay-Kızılhaç derneklerinin İstanbul toplantısı başladı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İslam İşbirliği Teşkilatı Bölgesindeki Kızılay ve Kızılhaç Ulusal Dernekleri İşbirliği Ağı Kuruluş Toplantısı'nda konuştu. Erdoğan, "Fırat'ın doğusunu çok yakında emniyete, huzura kavuşturacağız. Sahada askeri güçlerle temasımızı sürdürüyoruz. Olumlu istişareler gerçekleştirdik. Diplomasiyi yürütürken bir sonrası için hazırlıkları tamamladık" dedi. Türk Kızılay Genel Başkanı Dr. Kerem Kınık da İstanbul'un, tarih boyunca dünyanın en eski ve köklü medeniyetlerine ev sahipliği yaptığını ve önemli gelişimlere tanıklık ettiğini söyledi.

Erdoğan'ın açıklamalarının satırbaşları şöyle:

"14 MİLYON KARDEŞİMİZ KITLIĞIN PENÇESİNDE"

"Türkiye olarak 2016 yılından bu yana dünyanın BM'den sonra en büyük örgütü olan İslam İşbirliği Teşkilatı'nın dönem başkanlığını yürütüyoruz. 2,5 yılı aşkın sürede İslam alemi olarak sıkıntılı günler yaşadık. Kudüs'ten Filistin meselesine, Suriye'deki çatışmalardan Yemen'deki açlığa kadar pek çok krizle yüzleştik. İslam coğrafyasının farklı köşesinden mazlumların feryatları yükselmeye devam ediyor. Yemen'de insan ürünü en büyük açlık felaketi yaşanıyor. 14 milyon kardeşimizi kıtlığın ve açlığın pençesinde yaşam mücadelesi veriyor. 

"DEAŞ NEREDEYSE KALMADI"

İslam dünyası çoğu kendi topraklarında vuku bulan bu krizlerle etkili bir mücadele yürütememiştir. Suriye'de 1 milyon insanın hayatını kaybetmesine, 12 milyon Suriyelinin evini terk etmesine neden olan zulüm ülkemizin çabalarıyla bir nebze hafiflemiştir. Astana görüşmeleriyle Suriye'de kalıcı çözüm için mesafeler alındı. Bugün Suriye'de DEAŞ varlığı neredeyse kalmadı, mevcutlarının da terör örgütü YPG'ye meşruiyet kazandırmak için bırakıldığını gayet iyi biliyoruz. 

DEAŞ ortaya çıkışında belli güçlerin bölgedeki emellerine hizmet eden bir piyon olduğu ortaya çıkmıştı. Sivilleri katletmişti. Aynı dönemde terör örgütü Türkiye'yi hedef alarak birçok kanlı eyleme imza atmıştı. Batılı devletler, bu örgüt kendi topraklarında terör faaliyetine giriştiğinde farkına varmıştır. Sırf DEAŞ'la mücadele ediyor diye çocukları silahlandıran, camileri, okulları yıkan kanlı çeteye binlerce TIR silah gönderilmiştir. 

"EMNİYETE HUZURA KAVUŞTURACAĞIZ"

PKK/YPG, DEAŞ'lı teröristlerin silahlarıyla Rakka'dan çıkmasına izin vermiştir. En vahimi YPG/PYD terör örgütü tarafından bir kısım DEAŞ'lının ülkemize karşı eğitilmesi, silahlanmasıdır. Fırat'ın doğusunu çok yakında emniyete, huzura kavuşturacağız. Sahada askeri güçlerle temasımızı sürdürüyoruz. Olumlu istişareler gerçekleştirdik. Diplomasiyi yürütürken bir sonrası için hazırlıkları tamamladık. İlk aşamada ülkemizde yaşayan 4 milyon Suriyeli kendi evlerine dönebilecekleri güvenli bölgeler oluşturmayı hedefliyoruz. Azez, Cerablus, Afrin gibi yerlere geri dönüş yaptı. Tesis edeceğimiz güvenli bölgeyle bu sayının milyonları geçeceğine inanıyorum.

"VEBALI MUAMELESİ YAPMADIK"

Yardım çalışmalarını sürdürürken, kimsenin diline, dinine, ten rengine bakmadık, bakmıyoruz. Bu nedenle milyonlarca Suriyeliye kapımızı açtık. Batılı devletler gibi sığınmacıları toplama kamplarına, adalara mahkum etmedik. Bu insanlara sözde insan hakları havarisi ülkeler gibi vebalı muamelesi yapmadık. Pek çok batılı ülke mültecileri ötekileştiriyor, sorunların kaynağı olarak görüyor. Avrupa genelinde mültecileri ve yabancıları hedef alan ırkçı saldırılar artıyor. Suriyeli kardeşlerimize 35 milyar dolar kaynak aktardık. AB söz verdiği halde sözünü yerine getirmedi. 

Açık ve net söylüyorum: Bugün dünyamızda yaşanan sorunların temelinde, merhamet ve empati eksikliği vardır. Onca gelişmişliğe, ilerlemeye rağmen birkaç dolarlık sıtma örtülerini ihtiyaç sahiplerine ulaştıramayan, mülteci botlarını şişleyen büyük bir vicdansızlıkla karşı karşıyayız. Görmeyelim mi, söylemeyelim mi, anlatmayalım mı? 

"YAŞADIĞINIZ SIKINTILAR BİLİNMİYOR"

Dünyanın neresinde olursa olsun, insanlar dara düşünce ilk Kızılay'ın ve Kızılhaç'ın bayrağını arıyor. Uzmanlaşmış kurumsal yapılarıyla kriz anlarında kıtlık, açlık ve felaket dönemlerinde çok önemli görevler yapıyor. Görevlerinizi yaparken ne tür sıkıntılar yaşadığınız yeteri kadar bilinmiyor. Bir çuval unu, bir kutu bebek mamasını muhtaçlara götürebilmek için ne tür engellerle karşılaştığınız anlaşılamıyor. Kişi profesyonel olsa da bu işi meslek olarak da yapsa bu gönüllülük faaliyetidir. Sorumluluk duygusu olmadan bu iş yapılmaz, onca risk göze alınmaz. Kendilerine iyilik erleri, gönül neferleri olarak bakıyorum. Sizler fedakarlığın sembolüsünüz."

KEREM KINIK: ÇOK ÖNEMLİ FIRSAT

Türk Kızılay Genel Başkanı Dr. Kerem Kınık, İstanbul'un, tarih boyunca dünyanın en eski ve köklü medeniyetlerine ev sahipliği yaptığını ve önemli gelişimlere tanıklık ettiğini söyledi.

İİT Bölgesindeki Kızılay ve Kızılhaç Dernekleri Ağı'nın temellerinin atılacağı bu önemli toplantıya ev sahipliği yapmaktan büyük memnuniyet duyduğunu aktaran Kınık, "Bu Ağ, İİT bölgesinde Kızılay-Kızılhaç hareketini güçlendirecektir. İnanıyorum ki bu toplantı, günümüzde İİT bölgesinin karşı karşıya kaldığı insani sorunlar karşısında ortak sorumluluklarımızı tartışmak, tecrübelerimizi paylaşmak ve güçlerimizi birleştirmek adına çok önemli bir fırsattır." dedi.

Kınık, artan yoksulluk, silahlı çatışmalar nedeniyle şiddete maruz kalan ve yerinde edilmiş milyonların bulunduğunu kaydederek, "Bunlar günümüz dünyasının gerçekleridir. İİT bölgesi dünyanın diğer tüm bölgelerinden daha fazla etkileniyor ve ne yazık ki bu trend sürekli yükseliyor. 2015 yılında dünya üzerinde kaydedilmiş 50 çatışmanın 30'u İİT bölgesinde olup, dünyada zorla yerinden edilmiş toplam nüfusun yüzde 61,5'i İİT bölgesindedir. Dahası, dünyada insani desteğe ihtiyacı olan nüfusun yüzde 71'i yani yaklaşık 90 milyon kişi İİT ülkelerinde ikamet ediyor. Dünya üzerinde aşırı yoksulluk çekenlerin yaklaşık 3'te 1'i, İİT bölgesinde yaşıyor." diye konuştu.

Kınık'ın konuşmasının ardından 7 genç, 1965'te ilan edilen ve yardım hareketlerinin temel ilkeleri anlamına gelen ilkeleri okudu.

"İnsanlık", "ayrım gözetmemek", "tarafsızlık", "bağımsızlık", "gönüllü hizmet", "birlik" ve "evrensellik" ilkelerinin hareketin amacını ve yardımseverlik değerlerini tanıtmak için evrensel bir temel oluşturduğu belirtildi.