TURİZM
10 Temmuz 2021 11:18
Şenay Büyükköşdere

Turizm sektöründe ezber bozan Airbnb'nin hikayesi

2 parasız genç, 3 şişme yatak ve 1 çatı katı… Brian Chesky ve Joe Gebbia; 1981 doğumlu iki üniversite arkadaşı… Wikıpedia'daki isimlerinin yanında Amerikan milyarderi yazıyor. Bundan 15 sene önce ise ev kiralarını ödeyecek paraları yoktu. Bir fikir buldular, gerisi çorap söküğü gibi geldi. Nasıl mı?

Turizm sektöründe ezber bozan Airbnb'nin hikayesi

Brian Chesky, yılda 40 bin dolar kazanan sosyal hizmetler görevlisi bir anne-babanın oğlu. Aslında teknolojiyle pek de ilgisi yok. Çizim yapmayı seviyor, hokey oynuyor, tam bir vücut geliştirme delisi. Öyle iddialı biri değil. Lise yıllığına, "Eminim, hiçbir şey olmayacağım" yazıyor. Babası, bu öngörüden pek hoşlanmıyor ama Chesky bunu komik buluyor. Ardından liseden sonra 'hiçbirşey' olmak üzere Amerika'nın en küçük eyaleti Rhode Island'da endüstriyel tasarım okumaya başlıyor. Burada Joe Gebbia'yla tanışıp, hem iyi dost hem de oda arkadaşı oluyorlar. Ama mezun olunca ikilinin yolları ayrılıyor. Gebbia; San Francisco'ya, Chesky ise Los Angeles'a taşınıyor. Brian, yola çıkmadan önce Joe'nun onu kenara çekip, söylediği şey ise hayatlarının özeti gibi: "O uçağa binmeden sana söylemem gereken bir şey var. Bir gün seninle bir şirket kuracağız ve o şirketin kitabını bile yazacaklar!"

İŞ YOK, KİRA ARTTI... ŞİMDİ NE OLACAK?

Joe ve Brian iki ayrı şehirde, başka başka sektörlerde, farklı işlere giriyorlar. İki yıl böyle geçiyor. Ama akıllarında hep ortak bir iş kurmak var. Nihayet 2007'de Chesky, San Francisco'ya taşınma konusunda ikna oluyor. İkisi de işlerinden ayrılıp, yeni hayatlarına başlamak için ilk adımı atıyorlar. Ama işler hiç de planladıkları gibi gitmiyor, ev sahipleri bir anda kirayı artırınca iki arkadaş birden bire kendilerini bir sorun yumağının içinde buluyorlar. İş yok, kira arttı. Şimdi ne olacak?

FARKLI BİR KİRALAMA SİSTEMİ

Bazen içinden çıkılmaz gibi görünen durumlarda öyle farklı, yeni kapılar açılır ki dönüp baktığında geldiğin noktaya kendin bile inanamazsın. Gebbia ve Chesky için de böyle oluyor. Her ikisi de tasarımcılık mezunu, yeni iş fikirleri üretmek için de bu sektörleri takip ediyorlar. Tam da o esnada büyük bir tasarım konferansının San Francisco'ya geleceğini öğreniyorlar. İkilinin tasarım eğitimi gerçekten de yeni bir iş fikrini tetikliyor ama bambaşka bir şekilde. Şehre gelen tasarım konferansının otel fiyatlarını artıracağı düşüncesi, Gebbia'da bir ışık yakıyor. Ve her şey bir e-posta'yla başlıyor. Gebbia, ev arkadaşı Chesky'ye soruyor: "Evdeki çift kişilik yatakları sabah kahvaltısı ile birlikte kiraya versek nasıl olur?" Bu fikir, o zamanlar onlar için dönemsel sıkışıklıklarını giderecek geçici bir çözüm. Kendi işlerini kurmadan önce biraz para kazanıp, idare edecekleri bir gelir kapısı. İşte piyasa değeri olarak, dünyadaki en büyük dört halka açık otel zincirinin değerini aşan Airbnb'nin temeli böyle atılıyor.

KİŞİ BAŞI 80 $ HİÇ FENA DEĞİL!

İki arkadaş airbedandbreakfast.com adında basit bir web sitesi açıyor ve üç şişme yatak satın alarak işe koyuluyor. Konferans için gelenlere sıcak birer yatak ve kahvaltı sunarak para kazanmaya karar veren ikili, hatta şehre gelecek tasarımcılara tur rehberliği yapmanın da para kazanmak için eğlenceli bir yol olabileceğini düşünüyor. Gelen ilk konuklar ise iki erkek ve bir kadın oluyor ve her bir konuk kira ücreti olarak 80 dolar ödüyor.

FİKRİ NASIL DAHA DA GELİŞTİRDİLER?

O 3 konuktan gelen 240 dolarla birlikte Joe ve Brian, Airbnb'nin bunun sadece geçici olarak kiralarını ödemelerini sağlayacak basit bir fikir olmadığını da fark ediyorlar. Ve yine eski bir arkadaşları olan Harvard mezunu Nathan Blecharczyk ile Airbnb'yi bir işe çevirmek için bir araya geliyorlar. Akıllarında oda arkadaşı arayanları eşleştirme fikri var. 3 arkadaş, tam 4 ay bu fikir üzerine çalışıyor. Ta ki benzer konseptteki web sitesi Roommates.com'un varlığını fark edene kadar...

'MELEKLER' YANAŞMIYOR

Üç arkadaş, bunun morallerini bozmasına izin vermiyor ve tekrar Air Bed and Breakfast sitesi üzerinde çalışmaya devam ediyorlar. Denver'da gerçekleşecek olan Demokratik Parti Ulusal Kongresi'nden hemen önce siteyi tekrar açıyorlar. Binlerce Obama destekçisinin geleceği konferans için yine Obama'nın destekçilerinin evlerini açacağını düşünüyorlar. Öyle de oluyor. Bu dönemde 600'den fazla kişi Airbnb ile kalacak yer ediniyor. Ancak yine de başarıları çok uzun sürmüyor. Çünkü bir türlü fikri resmileştiremiyorlar. İlgili makamlardan birçok kez red cevabı alıyorlar. Hatta siteden para kazanamayınca mısır gevreği kutularını Obama O's ve Cap'n McCains'lere dönüştürerek satıyorlar. Üzerine de 'sınırlı sayıda' ibaresini ekliyorlar ve 30 bin dolar gelir elde ediyorlar. 2008 yazına kadar 3 arkadaş, Air Bad and Breakfast'ın son versiyonunu bitirip yatırımcılarla görüşmeye başlıyorlar. Ama ne yaptılarsa melek yatırımcıları 3 tıkla kalacak yer kiralayabileceğin bir platforma yatırım yapma fikrine ikna edemiyorlar.

2011'DE 'UNICORN'

Gençlerin potansiyelini ilk fark eden ise yatırımcı Paul Graham oluyor. Graham, küçük bir hisse karşılığında kurucuları, Y Combinator adında bir eğitim programına çağırıp para yardımında bulunuyor. Üç arkadaş, bu parayı New York'a seyahat etmek için kullanıyorlar. New York'taki Airbnb üyesi evleri ellerinde kameralarla kapı kapı gezen ortaklar, çok daha iyi fotoğraflar çekerek platformu daha cazip hale getirmek için önemli bir adım daha atmış oluyorlar. Siteyi daha cazip hale getirmek için atılan bir diğer adım ise isim değiştirmek oluyor. 2009 başında karmaşık ve zor telaffuz edilen Air Bed and Breakfast ismini Airbnb yapıyorlar. Böylece şişme yataklarla da bağlantılarını kesmiş oluyorlar. Yeni isim 3 ortağa şanslı geliyor ve platform Nisan 2009'da nihayet aradığı çekirdek yatırımı, 600 bin dolar ile Sequoia Capital şirketinden alıyor. Bu yatırımla birlikte Airbnb'nin yükseliş dönemi de başlıyor. Çatı katlarındaki şişme yatakların kiraya verilmesinin üzerinden geçen zorlu 4 yılın ardından 2011 yılına kadar Airbnb, 89 ülkede kullanılmaya başlandı ve platform üzerinden 1 milyon rezervasyon yapıldı. Aynı yıl Silikon Vadisi'nden de yatırım alan Airbnb ,1 milyar doların üzerinde bir değerlemeye ulaşarak 'unicorn' vasfına da ulaşmış oldu.

DEĞERİ 100 MİLYAR DOLARI AŞTI

4 yılda unicorn olup, yüz binlerce kullanıcıya ulaşsa da Airbnb'de sorunlar bitmiyor. Şirket, belediyelerin hedefinde olmaya devam ediyor. Evlerini Airbnb'den kiralayanlara cezalar yazılıyor, tahliyeler başlıyor. Yatırımcı bulamamaktan kaynaklanan ekonomik sorunlar yerini yasal savaşlara bırakıyor. Hatta bir dönem New York'ta kısa dönem ev kiralamanın yasaklanacağı ve kiralayan her ev sahibine para cezası verileceğine dair haberler çıkmaya başlıyor. Sonra Airbnb'nin ortaya çıktığı şehir olan San Francisco'da bile Airbnb sorgulanmaya başlanıyor. Hatta 'kısa süreli ev kiralama yasaklansın mı?' diye halk oylaması dahi yapılıyor. Ama kurulduğu günden itibaren yaşadığı sorunlar, Airbnb'nin hem Silikon Vadisi'nde hem de turizm sektöründe güçlenmesine engel olamıyor. Yasal engeller vergi yoluyla aşılıyor. Airbnb otel vergisi toplayıp, bu vergileri belediyelere vermeye başlayınca ortada belediye sorunu da kalmıyor. Üç şişme yatakla ve beş parasız, iki oda arkadaşının kurduğu Airbnb, şu anda ABD Borsası Nasdaq'da işlem görüyor. Değeri ise 100 milyar doların üzerinde. Ve daha da önemlisi Goldman Sachs'ın raporuna göre Airbnb'nin servisinden bir kere yararlanan kullanıcılar, bir sonraki seyahatlerinde otelde kalmayı tercih etmiyor.

EN ÇOK OKUNANLAR