PİYASALAR

Mesleki Eğitim İş Birliği Protokolü imzalandı

"Mesleki Eğitim İş Birliği Protokolü", Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank'ın katıldığı bir törenle Maçka Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde imzalandı. İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, sanayi üretiminin omurgasını oluşturan ve mesleki teknik eğitimi içeren ortaöğretim seviyesinin genel istihdam içindeki payının, Almanya için yüzde 58, Güney Kore için yüzde 39 olduğunu belirterek, "Bu oran, ülkemizde yüzde 20'dir. Bu tablo, mesleki eğitimde yapılacak iyileştirmeye ne kadar ihtiyaç duyduğumuzu göstermesi açısından önemlidir." dedi.

Milli Eğitim ile Sanayi ve Teknoloji bakanlıkları, İSO ve İstanbul Ticaret Odası (İTO) ve İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) arasında imzalanan protokol, İstanbul'da mesleki ve teknik eğitim veren okullarda eğitim programlarını sektörle birlikte tasarlamayı ve mezunların niteliğini artırarak, iş hayatına hazırlamayı amaçlıyor.

Konuşmasında, önem verdikleri konuların başında, "sanayide ihtiyaç duyulan nitelikli insan kaynağının belirlenmesi ve yetiştirilmesi" olduğuna işaret eden Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, "Küresel ekonomide dijitalleşmenin öncülüğünde ciddi bir dönüşümün içindeyiz. Üretimin kodları değişiyor. Bu değişime ayak uydurmadaki hızımız, işgücümüzün adapte olma kabiliyetiyle doğrudan ilişkili. Burada da mesleki eğitim başta olmak üzere eğitim politikalarının yönlendirici rolü ortaya çıkıyor." diye konuştu.

Varank, eğitim alanındaki çerçevenin, uygulamada da karşılığının bulunmasının kilit bir öneme sahip olduğunu ve başarının çok paydaşlı bir yapının ortak sorunlara ortak çözümler bulmasıyla mümkün hale geldiğini belirterek, imzalanan protokolün, farklı tarafları tek bir amaç doğrultusunda toplaması açısından anlamlı olduğunu söyledi. 

Bakan Varank, "İşin eğitim tarafı burada, sanayi tarafı burada, üniversite tarafı burada. Bu birliktelik, genç kardeşlerimizin iş hayatına çok daha hazır bir biçimde atılmasına imkan verecek ve onları daha üretken olmaya teşvik edecek." dedi.

"Meslek liseleri ve üniversite eğitiminin tüm aşamaları beraber ele alınmalı"

İş gücünün sanayinin ihtiyacıyla örtüşmesi için meslek liseleri ve üniversite eğitiminin tüm aşamalarının beraber ele alınması gerektiğine inandıklarını ifade eden Varank, üretim sürecinde mavi ve beyaz yakalılar birbirini ne ölçüde tamamlıyorsa, katma değer ve verimlilik artışlarının o denli yüksek olduğunu belirtti.

Bakan Varank, atılan bazı adımları şöyle sıraladı:

"Milli Eğitim Bakanlığıyla mesleki-teknik eğitimin niteliğini artırmak için '300 OSB’ye 300 Teknik Kolej' işbirliği protokolünü daha önce imzaladık. Protokolle OSB’lerde özel mesleki ve teknik eğitim veren Anadolu liselerinin açılmasını ve eğitim niteliğinin artırılmasını amaçlıyoruz. Bu kapsamda bilişim teknolojileri müfredatı, blok zincir, bulut bilişim, yapay zeka, büyük veri, siber güvenlik ve mobil uygulamalar gibi konularla zenginleştirilerek güncellendi.

Halihazırda OSB'ler içinde 39 teknik kolejde eğitim faaliyeti yürütülüyor. OSB'lerde eğitim veren meslek yüksek okullarına devletimiz öğrenci başına eğitim destekleri veriyor. Bir diğer önemli adım da üniversitelerin mühendislik ve fen bilimleri son sınıfında olan öğrencilerin bir dönemlerinde sanayide işbaşı eğitimi yapmaları imkanı. '7+1' adı verilen bu düzenlemeyle, yeni mezun mühendislerin zaman kaybı olmadan işe başlaması hedeflendi. Bu uygulamadan daha fazla sayıda üniversitemizin faydalanmasını istiyoruz."

Dün, "Sanayi Doktora Programı" kapsamında desteklenmeye hak kazanan projelerin imza töreninde olduğunu hatırlatan Varank, "İlk günden itibaren üretimde yapısal bir dönüşümü gerçekleştirmenin ne denli kritik olduğunu vurguluyoruz. Yapısal dönüşümden kasıt, katma değerli ve teknoloji yoğunluğunun yüksek olduğu bir üretim modeli. 'Milli Teknoloji, Güçlü Sanayi' vizyonumuz tam da bu amaca hizmet ediyor. Vizyonumuz kapsamında yer alan hedeflere varmada, beşeri sermayemizin niteliği en önemli bileşen. Sanayi Doktora Programımız bu farkındalığın bir yansıması." diye konuştu.

Varank, söz konusu projeyle sanayide ihtiyaç duyulan nitelikli insan kaynağının, reel sektör ve akademi iş birliğiyle yetişeceğini, sonraki aşamada da istihdamda aktif şekilde yer alacağını dile getirdi.

33 üniversitenin, 77 firmayla yaptığı 120 farklı projeyle sanayinin ihtiyaçları doğrultusunda 517 doktora öğrencisi yetiştirileceğini bildiren Varank, öğrencilerin mezun olduktan sonra sanayide istihdam edilmesi halinde yüzde 40'la yüzde 60 arasında değişen maaş desteğinin karşılanacağını kaydetti.

"Kamu olarak üzerimize düşeni en iyi şekilde yapmaya hazırız"

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, genç ve dinamik işgücünü en iyi şekilde yetiştirmek ve profesyonel hayata hazırlamanın hem kamunun hem de özel sektörün güçlü ve sürekli iş birliği içinde çalışmasıyla mümkün olduğunu vurguladı.

Bakan Varank, en büyük yatırımın, insana yapılan yatırım olduğuna işaret ederek, şunları kaydetti:

“İş gücü piyasasındaki arz-talep dengesini en iyi şekilde kurup, kabiliyet eksikliklerini gidermek durumundayız. Gençlerimize ve mevcut çalışanlarımıza değişen koşullara karşı esneklik kazandırabilmeli, yetenek setlerini çeşitlendirmeliyiz. Biz kamu tarafı olarak üzerimize düşeni en iyi şekilde yapmaya hazırız.

Özel sektör paydaşlarımız ve odalarımızın da bu konuda ne kadar hassas ve istekli olduğunu bizzat gördük. İşte imzaladığımız bu protokolle de İstanbul özelinden başlayarak sektörün ihtiyacına yönelik meslek liselerindeki eğitim içeriklerinin güncellenmesi, atölye ve laboratuvarların kurulmasına yönelik somut bir adım atmış oluyoruz."

İSO Yönetim Kurulu Başkanı Bahçıvan, törendeki konuşmasında, mesleki eğitimin son yıllarda farklı sebeplerden dolayı, daha önce ulaştığı başarı noktalarından çok çok geriye düştüğünü dile getirerek, toplumun, ailelerin ve öğrencilerin mesleki eğitimden hızla uzaklaştığını, azalan ilgiye bağlı olarak ortaya çıkan sonuçların, eğitim ve istihdamdaki en önemli açmazlardan birini oluşturduğunu anlattı.

Üretim ve sanayi toplumu olma hedefleri doğrultusunda güçlü adımlar atıldığını belirten Bahçıvan, şunları kaydetti:

"Günümüzde üretime odaklı gelişmiş ülke ekonomisinin insan kaynağı profili, optimali yakalayabilen, ekonomik ve teknolojik gelişmelere ve bunların yol açtığı değişime uyum sağlayabilen, uzun vadeli düşünebilen, sürekli kendisini yenileyebilen, bilgi sahibi olmak kadar yetkinlik sahibi de olan, birlikte iş yapabilen, dünya ölçeğinde düşünebilme becerisine sahip, bilinçli ve üretken insan profilidir. Böyle bir insan ve iş gücü profiline sahip ülkelerin eğitim yapılarına baktığımızda, mesleki eğitimin son derece itibarlı ve ağırlıklı bir yer tuttuğunu görüyoruz.

Sanayi üretiminin de omurgasını oluşturan ve mesleki teknik eğitimi içeren ortaöğretim seviyesinin genel istihdam içindeki payı, Almanya için yüzde 58, Güney Kore için yüzde 39 iken, bu oran ülkemizde yüzde 20'dir. Bu tablo, mesleki eğitimde yapılacak iyileştirmeye ne kadar ihtiyaç duyduğumuzu göstermesi açısından önemlidir. Ayrıca da ülkemizde bu konuda gidecek yolumuzun çok olduğunu bizlere açıkça göstermektedir."

İTO Yönetim Kurulu Başkanı Şekib Avdagiç de, İTO'nun İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü desteğiyle başlattığı proje kapsamında 45 bin kişiye eğitim imkanı sunulduğunu kaydetti.

Okul-sanayi iş birliği projesi kapsamında kentte hami-okul eşleştirmesi yapıldığını dile getiren Avdagiç, okullara makine, teçhizat desteği sağlanmasının yanı sıra öğrencilerin hamiler aracılığıyla reel sektörle buluştuğunu anlattı.

Avdagiç, mesleki ve teknik eğitim okullarından mezun olanların, kendi meslekleri doğrultusunda çalışmasının özendirilmesinin önemine değinerek, protokol kapsamında İTO'nun 54 okulu gündemine aldığını, daha sonra bu sayının artırılacağını bildirdi.