USD

-
-%

EUR

-
-%

GBP

-
-%

ALTIN GR

-
-%

BIST 100

-
-%

Portre

Yayın Tarihi:10 Ocak 2026 10:29

“Hâlâ öğreniyor, merak ediyor ve yolun başındaymış gibi heyecan duyuyorum”

GTech Kurucu Ortağı ve CEO'su Mine Taşkaya, yeni yılın ilk sayısında sorularımızı içtenlikle yanıtladı. #PlatinPortre köşemize konuşan Taşkaya, “Geriye dönüp baktığımda, bu serüveni ileriye taşıyan en güçlü unsurun merak duygum, üretme isteğim ve gelişme arzumun sürekliliği olduğunu söyleyebilirim. Bugün buna bir isim vermem gerekseydi, ‘sürekli gelişim' derdim" diyor.

“Hâlâ öğreniyor, merak ediyor ve yolun başındaymış gibi heyecan duyuyorum”

Dergimizin 30. #PlatinPortre'sini siz değerli okuyucularımızla paylaşmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Bu sayıda yine iş ve ekonomi dünyası için çok değerli ve kıymetli bir ismi ağırlıyoruz; GTech Kurucu Ortağı ve CEO'su Mine Taşkaya'yı. Bizi Sarıyer'deki sıcacık evinde misafir ederek sorularımıza içten yanıtlar veren Mine Hanım ile hem yaşam yolculuğuna da iş dünyasındaki serüvenine dair keyifli ve kapsamlı bir röportaj gerçekleştirdik. Gelin hep birlikte Mine Taşkaya'yı daha yakından tanıyalım...

"KENDİME DURARAK DÜŞÜNME ALANI YARATMAYA ÇALIŞIYORUM"

*Mine Hanım nasılsınız, şu ara hayata dair neler düşünüyorsunuz, gündeminizde neler var paylaşır mısınız?

Tüm dünyada çok önemli zamanlardan geçiyoruz. Ekonomik ve politik arenada olanlar, teknoloji alanındaki inanılmaz gelişmeler, doğanın olumsuz dönüşümü hem iş dünyasını hem de toplumsal ve bireysel hayatımızı etkiliyor. Böyle dönemlerde karmaşanın içinde kalmadan odaklanılması gereken alanları fark edip o yolda yürümenin daha doğru olduğunu düşünüyorum. Şu aralar hem özel hem de iş hayatımda kendime durarak düşünme alanı yaratmaya çalışıyorum ki bu çok önemli çünkü genellikle hep koşturma halindeyiz. Böylece bu dönemi daha iyi anlamak, kısa ve orta vadede neler olacağını ve bu değişimin içinde nasıl yer almak istediğime bakıyorum. Özellikle işimizde nelerin değer yarattığını, neleri değiştirmek ve dönüştürmek gerektiğini değerlendiriyor ve bu konuda aksiyon alıyorum. Akışta sürüklenmeden kendime ve sevdiklerime, yapmak istediklerime öncelik vermeye çalışıyorum. Sanırım kısaca bunu sadeleşmek ve odaklanmak diye tarif edebiliriz.

(Ali Demirtaş ve Mine Taşkaya)

"SON YILLARDA ŞİİR YAZMAYA BAŞLADIM"

*İş dışında neler yapmaktan keyif alırsınız? Hobileriniz, tutkularınız ve alışkanlıklarınız neler?

Benim için hayat, farklı alanların birbirini beslediği çok katmanlı bir yolculuk... İş, aile, spor ve yaratıcılık; hepsi bir araya geldiğinde dengeli ve üretken bir bütün oluşuyor. Bu dengeyi kurabildiğinizde yoğun bir iş temposu, hayatın geri kalanını sınırlayan bir unsur olmaktan çıkıyor. Spor, hayatımda disiplinli düşünmenin ve hedefe odaklanmanın en güçlü araçlarından biri oldu. Eğitim dönemimde basketbolla başlayan bu alışkanlık bugün tenis, yüzme ve yürüyüşle devam ediyor. Antalyalıyım belki ondan deniz benim için çok önemli. Özellikle denizle iç içe olmak, zihnimi sadeleştirmemi ve karar alma süreçlerimde berrak kalmamı sağlıyor. Mevsim ve yaratabildiğim imkanlar doğrultusunda yelken ve deniz tatili en keyif aldıklarımdan. Günlük hayatımda sabah çok erken deniz kenarında yürümek, sabah o saatte hareketlenen insanları gözlemlemek, temiz deniz havası bana çok iyi geliyor. Bu zamanların, hayatımdaki konulara alternatif, yaratıcı çözümler bulduğum anlar olduğunu söyleyebilirim. Benim için vazgeçilmez şeylerin başında elbette sevdiklerimle bir araya gelmek var. Çok yoğun olsam da kesinlikle buna zaman yaratıyorum. Yemek yapmayı her zaman çok sevdim. Hem geleneksel yemekleri yapmayı seviyorum, hem de gördüklerimden kendi damak lezzetime göre yeni tarifler yaratmayı seviyorum ki bunun da yaratıcılık tarafımı besleyen bir konu olduğuna inanıyorum. Günlük hayatımda yardımcım sayesinde çok yapmasam da sevdiklerime yemek sofraları kurmak en büyük zevklerimden diyebilirim. Son yıllarda şiir yazmaya başladım, bu da üretmenin ve kendimi ifade etmemin farklı bir biçimi sanırım. Bir de çocukluğumdan beri her türlü oyunu oynamayı çok severim. Her seferinde tekrar strateji yapmak, sonunda başarı veya başarısızlık olsa da bir dahaki sefere yine denemek galiba biraz hırslı ve vazgeçmeyen tarafım. Bütün bu alanlar, hızın yüksek olduğu bir dünyada durup düşünmemi ve kendimle temas korumamı sağlıyor. Hayata yaklaşımımda yeniliklere açık olmak ve içimdeki merakı canlı tutmak önemli. Farklı deneyimler yaşamak, öğrenmeye devam etmek ve içimdeki çocuğu kaybetmemek; hem insan olarak hem de lider olarak beni ileriye taşıyan temel unsurlar.

"HİÇBİR ZAMAN HELİKOPTER ANNE OLMADIM"

*Oğlunuzla ilişkiniz ve diyaloğunuz nasıl? Onunla neler yapmaktan keyif alırsınız?

Canım oğlumla oldukça yakın bir ilişkimiz var. Onun gelişimi, hayatta mutlu olacağı şeyleri bulması, sevdiklerine değer veren, saygılı, kendine inanan, vicdanlı iyi bir insan olması en önemsediğim şey. Gerçekten de çok akıllı ve tam söylediğim gibi genç bir adam oldu. Bu en büyük mutluluğum. Çünkü bunlar olduktan sonra gerisini getireceğine, bu uzun hayat yolculuğunda ne yapmak istiyorsa yapabileceğine, şartlara her zaman kolaylıkla uyum sağlayabileceğine inanıyorum. Hiçbir zaman helikopter anne olmadım. Elbette ihtiyaçlarını karşılamanın dışında, ona hep iyi bir rehber olmaya çalıştım. Ona kendi yolunda gidip, istediklerini yapabileceği alan yarattım. Bu alan hep belli bir mesafede durduğum ama asla elimi üstünden çekmediğim bir alan. Hatalar yapmasına da yer açan bir alan bu. Bazı şeyler kendiniz yaşamadan öğrenilmiyor. Genç yaşlar, hata yapmayı deneyimleyip sonra da düştüğü yerden kalkıp yoluna devam etmeyi öğrenmesi gereken yaşlar. Aynı zamanda başardıkça kendine olan güvenin aratacağı bir deneyim bu. Tabii ki onlar da kendi hikayelerini yazacaklar ve bizden daha iyisini, farklısını yapacaklar. Ama bizim istediğimizi değil kendi istedikleri yolu seçecekler... Oğlum uzun yıllardır Koç Ünversitesi Amerikan Futbol Takımı'nda oynadı ve üç yıldır da Kız Flag Takımı'nın savunma koçluğunu yapıyor. Çok başarılılar ve her sene şampiyonlar. Her maçına kar kış demeden gittim, en büyük fanlarıyım. Bunun dışında birlikte seyahat etmek, bazen benim bazen onun bana yaptığı yemeği yiyerek hayata dair sohbetlerimiz en keyif aldığım zamanlar. Tabii o da benim gibi oyun oynamayı seviyor ve birlikte oynamaktan zevk aldığımız birçok oyun var. 2025 başında sürdürülebilirlik konusunda yeni bir teknolojik girişimi var. Burada da annelik rolümden mentörlüğe geçtiğim bir yolculuğumuz var. Onun bu değişim, dönüşüm dönemini gözlemlemek bugünlerde ki benim en büyük heyecanım diyebilirim.

*Günümüz gençlerine ne söylemek istersiniz?

Mesajım "Hayal kurmaktan vazgeçmeyin" olurdu. Hayali tek başına bir beklenti olarak değil, emekle ve süreklilikle beslenen bir yolculuk olarak görmek gerektiğini de bu mesajın bir köşesine iliştirirdim. Hayat her zaman planladığımız gibi ilerlemiyor; bazen bizi bambaşka yönlere taşıyor. Önemli olan, o yön değişikliklerini yeni bir öğrenme alanı olarak okuyabilmek ve adapte olup bunu fırsata çevirmek. İnsan kendine güvendiğinde ve öğrenmeye açık olduğunda, karşısına çıkan fırsatları fark edebiliyor. Kim olduğunuzdan, nereden geldiğinizden ya da hangi koşullardan geçtiğinizden bağımsız olarak; çalıştığınız, ürettiğiniz ve vazgeçmediğiniz sürece yol mutlaka açılıyor. Bu nedenle herkesin kendi potansiyeline inanmasını ve o potansiyeli beslemekten vazgeçmemesini isterim. Ruhuna ve bedenine iyi gelecek aktiviteleri hayatlarının bir parçası yapmalarını önerirdim. Spor ve sanatla iç içe olmalarını, hobilerine zaman ayırmalarını, farklı deneyimdeki ve karakterde ki insanlarla bir arada olmalarını kesinlikle tavsiye ederdim.

*Karakterinizde en öne çıkan özellik nedir?

Hayatta değişik şeyleri deneyimlemeyi seven, inandığı şeylerin peşinden giden ve bunun içinde her türlü emeği veren biriyim. Kesinlikle çalışkan ve sabırlıyımdır. Her bireyin özgürlük alanının olması gerektiğine inanıyorum. Böylece insanlar doğal gelişim ve dönüşüm sürecinde öğrenmeye, kendi yetkinlikleriyle kendilerine ve etrafına daha çok değer yaratmaya imkan bulabileceğini düşünüyorum. Aileme ve sevdiklerime düşkün ve koruyucuyumdur.

"LİDERLİĞİ YÖN GÖSTERMEKTEN ÇOK BİRLİKTE DÜŞÜNMEK OLARAK GÖRÜYORUM"

*Sizce nasıl bir iş insanısınız? İş vizyon ve misyonunuzu paylaşır mısınız?

Geleceğe umutla bakmak, benim için sadece tutkunun, motivasyonun ve sürdürülebilir başarının temel kaynağı. Kendimi hayal kurmaktan vazgeçmeyen, aynı zamanda hayallerini somut değere dönüştürmeyi önemseyen bir iş insanı olarak tanımlayabilirim. Hayal kurmak derken aslında olduğum andaki değişkenleri değerlendirerek beni heyecanlandıracak, fırsat olduğunu düşündüğüm konularda aslında filmi çok hızlı ileriye sarabiliyorum. Ve böylece aslında hangi yoldan gideceğimi, neyi çözmem, öğrenmem gerektiğini görebiliyorum. Bu da aslında sonucuna inandığınız bir başarı rotasını ortaya koymak gibi oluyor. İnancın verdiği heyecan ve motivasyonda zaten etrafımdaki herkese sirayet ediyor ve hayal ortaklarım oluyorlar. İş vizyonum ise ortak bir hedef etrafında birlikte çalıştığım ekiplerim, iş ortaklarım ve müşterilerimle birlikte değer üretmek üzerine kurulu. Ekip büyüdükçe hayallerin de büyümesi gerektiğini düşünüyorum. Bu nedenle liderliği, yön göstermekten çok birlikte düşünmek, birlikte öğrenmek ve birlikte ilerlemek olarak görüyorum. Misyonum ise ne yapıyorsam yapayım, elinden gelenin en iyisini yapmak. Zorlu koşullarda dahi çözüme odaklanmak, değişime hızla adapte olmak ve yılmadan ilerlemek bu yaklaşımımın temelini oluşturuyor. İş dünyasının sürekli değiştiği bir çağda, öğrenmenin hiç bitmeyen bir yolculuk olduğuna inanıyorum. Bugüne kadar birlikte çalıştığım insanlardan çok şey öğrendim; hâlâ da öğrenmeye devam ediyorum.

"TEKNOLOJİYİ YALNIZCA BUGÜNÜN İHTİYACINA YANIT VEREN BİR ARAÇ OLARAK GÖRMÜYORUZ"

*GTech'den de bahsedelim... Nasıl gidiyor yolculuğu? GTech'i iş dünyasında özel kılan nedir sizin için?

Başta finans sektörü olmak üzere tüm sektörlerde kurumların dijital dönüşüm yolculuğunda güvenilir ve stratejik teknoloji iş ortağıyız. Ana bankacılık ürünümüz Symphony Banking'de müşterilerimiz üretken yapay zeka destekli Banking Copilot özelliği ile müşterilerinin yaşadığı bir problem veya yapamadığı bir işlem ile ilgili sorunları anında çözebiliyor. Teknolojiyi yalnızca bugünün ihtiyacına yanıt veren bir araç olarak görmüyoruz. Yapay zeka ve veriyi iş süreçlerinin merkezine alarak kurumların geleceğe daha hazırlıklı adımlar atmasını sağlayan bir yaklaşım benimsiyoruz. Avrupa'dan Orta Doğu'ya, Afrika'dan Türk Cumhuriyetleri'ne uzanan geniş bir coğrafyada 10'den fazla ülkede projeler yürütüyoruz. Hedefimiz net... Etkimizi Türkiye'den dünyaya taşıyan, küresel ölçekte daha güçlü bir teknoloji oyuncusu olmak.

"YOLCULUĞUM 'SÜREKLİ GELİŞİM' ÜZERİNE KURULU"

*Tüm bu hayat, iş, yaşam yolculuğunuza totalde bakacak olduğunuzda bu serüveni nasıl tanımlıyor ve adlandırıyorsunuz?

Bu yolculuğu, öğrenerek ilerleyen bir inşa süreci olarak tanımlıyorum. Başlangıçta net hedeflerle yola çıkıyorsunuz, zaman içinde o hedefler dönüşüyor, derinleşiyor ve bazen yer değiştiriyor. Geriye dönüp baktığımda, bu serüveni ileriye taşıyan en güçlü unsurun merak duygum, üretme isteğim ve gelişme arzumun sürekliliği olduğunu söyleyebilirim. Bu serüvenin ortak noktası ise denge. İşle hayatında disiplinle yaratıcılığı bir arada tutabilmek önemli... Bugün bu yolculuğa bir isim vermem gerekseydi, 'sürekli gelişim'derdim. Çünkü hâlâ öğreniyor, hâlâ merak ediyor ve hâlâ yolun başındaymış gibi heyecan duyuyorum.

"DÜNYADAKİ DURUM HERKES GİBİ BENİ DE KAYGILANDIRIYOR"

*Peki bundan sonrası için kaygınız, planınız, hayalleriniz nedir, paylaşır mısınız?

Elbette tüm dünyadaki ve ülkemizdeki ekonomik, politik olaylar, kaos ve belirsizlikler her gün yeni bir şeyin çıkması durumu herkes gibi beni de kaygılandırıyor. Tüm bunlara bir de iklim krizini eklersek özellikle çocuklarımızın geleceği açısından ekstra endişe ediyorum. Bununla birlikte kabul ettiğim şey bu belirsizlik ortamının en azından uzun süre devam edeceği. Dolayısıyla yeni normalimizi bu yaparak olabildiğince yeni olumsuz gelişmeler olduğunda veya her türlü fırsat olacak konu geldiğinde de daha hızlı etki analizi yaparak buna göre hayatımı adapte etmeye çalışıyorum. Bu sebeple de yeni planım hayatın bu gerçekliğinde daha dayanıklı olabilmek, stresle baş edebilmek içinde sadeleşmek ve odaklanmayı bu sene önceliklendirdim. Kendime hem hobilerimle, sevdiklerimle hem de ruh ve vücut sağlığıma destek olacak aktivitelere özellikle zaman ayırıyorum. Elbette bu iyi olma hali sadece tek siz iyi olduğunuzda olmuyor. Buna ek olarak artık yaş ve deneyimim itibariyle almak kadar verme dönemlerimde olduğumu düşünüyorum. Bu sebeple katılmış olduğum STK'lar aracılığıyla ekosistemime katkı sağlamaya çalışıyorum. Örneğin Yazılım Sanayicileri Derneği'nde Yönetim Kurulu'ndayım ve yazılım sektörünün gelişimi için çalışıyorum. Özellikle kız çocuklarının gelişimi, teknoloji dünyasına kazandırılması konusunda çokça mentörlük yapıp katkı sağlıyorum.

EN ÇOK OKUNANLAR