USD

-
-%

EUR

-
-%

GBP

-
-%

ALTIN GR

-
-%

BIST 100

-
-%

Kültür&Sanat

10 Ekim 2022 14:24

Türk sinemasına Alman desteği

5-11 Kasım'da ilk kez düzenlenecek olan Berlin Türk Film Festivali, göçün 61'inci yılında iki kültür arasında yeniden bir köprü vazifesi kuracak. Şu sıralar dördüncü kuşak Türklerin yaşadığı ülkede, festivalle Türk sinemasının tanıtılması, Alman yatırımcıların da alanı fonlanması hedefleniyor.

Türk sinemasına Alman desteği

1961'de Almanya ve Türkiye arasında imzalanan iş gücü anlaşmasıyla Anadolu'nun bağrından kopan binlerce işçi, Almanya'nın yolunu tuttu. Dile kolay aradan koskoca 61 yıl geçti. Ülke ekonomisinin kalkınmasında önemli rol oynayan bu işçilerin çocukları, bugün her sektör ve kademede varlığını sürdürüyor. Yarım asrı aşkın bir sürenin geride bırakıldığı şu sıralar ise Türk vatandaşların, maalesef Almanya'da kendini dışlanmış Türkiye'de ise gurbetçi olarak iki arada kaldığına şahit oluyoruz çokça kez. Öte yandan yeni jenerasyonun kendi kültürüne yabancı kalması elbette sık sık ana vatana gelinememesinden kaynaklanıyor. O nedenle kültürümüzün orada yaşayan Türk vatandaşlarına ve Almanlara tanıtılması noktasında atılan bütün adımlar büyük önem taşıyor. Bunlardan biri de Berlin Türk Film Festivali (BTFF).

İLK DEFA DÜZENLENİYOR

BTFF, Türk sinema sanatının en güzel örnekleri ile değerli sanatçılarını ilk defa düzenlenecek olan bu festival ile ağırlayacak. T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı desteğiyle 5-11 Kasım tarihleri arasında ilk kez düzenlenecek olan etkinliğin tanıtımı geçtiğimiz ay sonunda yapıldı. Göçün 60'ıncı yılına istinaden 'Share Your Dream' sloganıyla yola çıkan Berlin Türk Film Festivali, Türkiye'nin ve Almanya'nın önde gelen yönetmen, yapımcı, oyuncu ve akademisyenlerini bir araya getirecek.

BİRÇOK ÜNLÜ İSİM BULUŞTU

Berlin Türk Film Festivali Golden Tor ödülleri için uzun metraj filmlerin jüri başkanlığını yönetmen Abdullah Oğuz yapacak. Jüri üyeleri arasında ise yapımcı Nida Karabol, görüntü yönetmeni Feza Çaldıran, oyuncu Deniz Çakır, Baki Davrak, Mehmet Çepiç ve akademisyen Öktem Başol yer alacak. 'Kısa Film' dalında ise jüride ünlü yönetmen Raşit Çelikezer, Dokuz Eylül Üniversitesi Sinema TV Bölümü'nden Doç. Dr. Ragıp Taranç ve Dilaver Bayındır olacak.

PERDE, 'BERLİN IN BERLİN' İLE AÇILACAK

Festival, 5 Kasım Cumartesi akşamı Cineplex Alhambra Sinema Salonu'nda Göçün 60'ıncı yılına ithafen sinema yönetmeni Sinan Çetin'in 'Berlin in Berlin' filmi ile açılacak. Açılış gala gecesine yönetmen Sinan Çetin, oyuncular Hülya Avşar ve Cem Özer katılacak. Öte yandan birçok ünlü yönetmen ve oyuncu Berlin TITANIC Hotel'de master class, workshop ve söyleşilere katılacak. Festival konukları ise Kreuzberg Kottbusser'de bulunan ünlü et restoranı Blackbull Grillhouse'da ağırlanacak.

SALGIN, SÜRECİ ATEŞLEDİ

Festival Başkanı Cenk Yengiloğlu, dört sene önce Almanya'ya film çekmek için gittiğini fakat pandemi devreye girince her şeyin durduğunu anlatarak başlıyor söze. "Durunca neler eksik, ne yapabiliriz diye baktığımızda Berlin'de ciddi anlamda Türk sinema sanatının böyle bir platformu olmadığını gördük" diyerek, bu nedenle Alman yazar ve yönetmen, senarist, oyuncular olarak; Türk sinemasını daha geniş bir yelpazede sunmak istediklerinden söz ediyor. Yengiloğlu,"Bu kapsamda düzenlenen festivaller var orada ama Türk filmlerinin gösterimi sınırlı. Hiçbir zaman bir festival tadında geçmemiş. Festivalimizi sürdürülebilir bir hale getirmeyi hedefliyor, Almanya'da dernekleştirmek istiyoruz. Bu vesileyle bizden sonra gelecek olanlar, bu işi daha yükseklere taşırlar inşallah" diyor.

İKİ KÜLTÜR BİR ARAYA GELDİ

Başkan Yardımcısı Ezel Richter de Berlin'in, Türklerin çok yoğun olarak yaşadığı bir yer olsa da şu ana kadar böyle bir festival gerçekleştirilmemiş olmasından yakınıyor. Böyle bir şehirde bir festival eksikliği olmasının kendilerini uyandırdığını anlatan Richter, "Orada yaşadığımız için de neden böyle bir ilki başlatmayalım dedik ve harekete geçtik. Hem Alman sinema kültürünü hem de Türk kültürünü bir araya getiren bir etkinlik. Hedefimiz bundan sonra her yıl festivalimizi gerçekleştirmek. Etkinliğimiz, ilk olmasına rağmen büyük isimlerle yol aldık. Kaliteli bir festival sunmak adına büyük savaşlar verdik ve başardık. Şu an çok mutluyuz" diyor.

Festival, 5 Kasım Cumartesi akşamı Cineplex Alhambra Sinema Salonu'nda göçün 60. yılına ithafen sinema yönetmeni Sinan Çetin'in 'Berlin in Berlin' filmi ile açılacak.

BÜYÜK POTANSİYEL BARINDIRIYOR

Jüri Başkanı Yönetmen Abdullah Oğuz'a göre ise sinemanın ve özellikle daha çok gençlerin olduğu her yerde kısa ve uzun film fark etmiyor. Bu işleri biraz da zaman isteyen işler olarak değerlendiren Oğuz, "İster Berlin'de olsun, isterse dünyanın neresinde olursa olsun... Bir film festivali olsun yeter benim için. Daha çok film çıksın ortaya. Türk filmleri görücüye çıksın. Türk sinemasına yatırım yapmak isteyen bir kişinin çıkması bile çok değerli. Almanya bu işin merkezi. Almanlar sürekli Los Ángeles'ta büyük Hollywood filmlerini fonluyor. Bu büyük bir potansiyel barındırıyor. Berlin zaten Avrupa'nın New York'u. Dolayısıyla çok doğru bir adres" açıklamasında bulunuyor bize.

KIYMETLİ BİR OLUŞUM

Berlin'i Avrupa'nın en büyük kültür başkenti olarak yorumlayan Yapımcı Nida Karabol, "Göçün 60. yılında böyle bir festivale soyunmak çok hoş. Bazı film festivalleri hariç, Türk filmleriyle ilgili Almanya'da genel olarak çok kısıtlı bir dağıtım oluyor. Alman-Türk film festivalleri ise başka bölgelerde düzenleniyor. Fakat bu yeni bir başlangıç. Uzun ve kısa metraj yarışmalı bölümler var. Workshop ve farklı atölyeler düzenlenecek" diyor.

"SİNEMA, TÜM DÜNYADA PANDEMİDE BAYILDI"

Karabol, "Sinema dünyada pandemiden dolayı bayıldı. Öldü demeyeyim de. Şimdi kendine geldi ve yeni filmler çekiliyor. Bu süreçte çekilen filmler, Türkiye'de seyirci ile buluştu. Orada da buluşması ayrıca önemli. Çünkü yurt dışında en çok vatandaşımızın yaşadığı yer Berlin. Böylece sinema sanatının yayılması ve Türk filmlerini izleyerek diğer bütün dünya filmlerine de ulaşacağına inanıyorum. Bu bir kültür alışverişi olacak" diye konuşuyor.

"GELENEKSEL HALE GELECEK"

Jüri Üyesi Oyuncu Mehmet Çepiç de bu festivaldeki temel amacın; filmleri sadece Türklerin değil, Almanların ve Avrupalıların da izleyebilmesi olduğuna dikkat çekiyor ve ekliyor: "Şu an 100'ün üzerinde bir katılım söz konusu. Süreci; jüri ile beraber, dostluk çerçevesinde değerlendireceğiz. Kültür Bakanlığı'nın da destekleriyle inşallah geleneksel hale gelecek."

YENİ BİR ÇOCUK DOĞUYOR

Festivalin sunucusu Yosi Mizrahi, BTFF'yi ilk festival olması nedeniyle Berlin'de yeni doğan bir çocuğa benzetiyor ve şöyle devam ediyor: "Ben kapanışını sunacağım. Ekstra bir durum var. Göçün 60'ıncı yılı. Artık dördüncü jenerasyon Almanya'da birtakım yerlere geldi. Hayatlarını idame ettikleri bir dönem. Herhalde onun da etkilerini göreceğiz diye düşünüyorum. Katılımın iyi olmasını ümit ediyoruz. Keyifli ve eğlenceli olacağını düşünüyorum."

EN ÇOK OKUNANLAR