İŞ DÜNYASI
01 Şubat 2022 12:31

Türkiye'nin Maden Haritası

Türkiye'nin Maden Haritası

Dünyada ticareti yapılan 90 madenden 80'i türkiye'de kaynak olarak bulunuyor. Bu da çok yüksek bir potansiyele işaret ediyor. Madencilerin daha yoğun bir şekilde sahaya inmesiyle, 2021'de cumhuriyet tarihinin rekoru kırılarak 5 milyar 930 milyon $'lık maden ihracatının yapıldığı sektörde, 20 yılda 10 kattan fazla bir artış yakalandı. Yükselen taleple birlikte yatırımcı iştahının arttığı alanın, geleceğin iş gücünü yeniden şekillendirmesi bekleniyor.

Yarattığı yüksek katma değer ile ekonomik kalkınmada önemli rol oynayan madencilik; sağladığı hammadde ile sanayi ve hizmet sektörlerinin gelişmesinde itici güç konumunda. Bu kapsamda yapılan araştırmalar da bunu doğruluyor. Sektörün; sanayileşme ile birlikte ekonomik, politik, sosyolojik olarak geçmişten günümüze kadar her alanda önemli rol oynadığı dikkat çekiyor. Örneğin Anadolu'da yapılan kazılar ve çeşitli çalışmalarda, tarihi çağlarda ilk altın paranın Anadolu'da Lidyalılar tarafından basıldığını bilmeyenimiz neredeyse yoktur. Milattan önceki yıllarda Ergani bakır yatağını Fenikeliler, Asurlular ve Cenevizliler, Murgul bakır yatağını ise yine Cenevizliler'in çalıştırdığı kulağımıza fısıldanır hep tarihçiler tarafından. İlk çağlarda Marmara Adası'ndan mermer çıkarılarak heykeller yapıldığı da bilinen başka bir gerçek. Daha sonra ise Türklerin Anadolu'ya yerleşmeleriyle madencilikte Arap-İslam etkisi görülmeye başlanmış. 13'üncü yüzyılda ise Gümüşhane'de gümüş madenleri işletilerek, Selçuk darphanelerinde para basıldığına tanık oluyoruz.

BÜYÜK DEĞER YARATIYOR

Tüm bunlar madencilik sektörünün dünden bugüne önemli bir gelişim gösterdiğini ortaya koyuyor. Öte yandan dünya genelinde yaklaşık 90 çeşit madenin üretimi yapılırken, Türkiye'de ise 60 civarında maden türünde üretim yapılıyor. Altından gümüşe, bordan kroma kadar 80'e yakın maden çeşidi bulunuyor. Dünyada 132 ülke arasında toplam maden üretim değeriyle 28'inci sırada yer alan Türkiye, maden çeşitliliği açısından ise 10'uncu... Başta

altın ve gümüş olmak üzere günlük hayatımızda önemli yer tutan bu metallere büyük ilgi gösteriliyor. Zira pazarlama problemi olmayan bu ürünler, büyük değer yaratıyor. Türkiye'nin rekabet gücünün yüksek olduğu madenlerin başında ilk sırayı dünya rezervlerinin yüzde 73'ünü oluşturan bor mineralleri alıyor. Bor dışında trona (doğal soda), kaya tuzu, sodyum sülfat, perlit, pomza, feldspat, bentonit, barit, manyezit, alçı taşı, stronsiyum, tuzları, zeolit, sepiyolit, mermer ve doğal taşlar, kuvars, kuvarsit, zımpara taşı gibi endüstriyel hammaddeler ile boksit ve krom gibi metalik madenler ve linyit gibi enerji hammaddeleri, ülkemizin zengin kaynaklara sahip olduğu başlıca madenler.

ÜRETİM VE İHRACAT ARTTI

Ortalama 700 milyon ton seviyesinde maden üretimi yapılan Türkiye'de, Türkiye Madencilik Gelişim Raporu 2020 verilerine göre üretimde yüzde 67 oranında çimento ve inşaat hammaddeleri pay sahibi. Endüstriyel hammaddeler de ise yüzde 13, enerji hammaddeleri yüzde 12 ve metalik madenler yüzde 5 oranında. Madencilik sektörü, gerek üretim değeri ile gerekse yarattığı etkili istihdamla GSYH'ye katkıda bulunuyor. Sektör, 2009'da 11 milyar TL'nin üzerinde katkı sağlarken 2019'a gelindiğinde bu değer dört kat artarak 46.7 milyar TL'nin üzerine çıktı. 2020'de ise 59.2 milyar TL bir önceki yıla oranla yüzde 23 seviyesinde artış gözlemlendi. Aynı dönemde madenciliğin GSYH içindeki payı yüzde 1,12'den yüzde 1,17 seviyesine yükseldi. 2015-2016'da sektörün ürettiği katma değerin azaldığı, ancak pandemi sonrası hem üretimde hem de ihracatta ciddi artışların olduğu görülüyor.

CUMHURİYET TARİHİNİN REKORU KIRILDI

2020 yılı ve öncesi dış ticaret verileri incelendiğinde ise 2016'da birbirine yaklaşan ithalat-ihracat tutarlarının, sonraki birkaç yılda dış ticaret açığına neden olacak şekilde birbirinden uzaklaştı gözlemleniyor. Türkiye maden ihracatı son 10 yılda 3 ila 5 milyar dolar arasında seyretti. 2020'de 4.27 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Koronavirüs salgını gölgesinde geçen 2021 ise enerji ve madencilik sektörü açısından başarılarla dolu bir yıl oldu. Sektör, normalleşme dönemine girilmesiyle birlikte özellikle ihracatta büyük bir sıçrama yaşadı. 2021'de Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırarak 5 milyar 930 milyon dolarlık maden ihracatı yapıldı. 20 yılda 10 kattan fazla bir artış yakalandı. Ancak Türkiye için çok önemli bir potansiyele sahip olan madencilik kaynağı yeterince değerlendiremiyor. Madencilik Gelişim Raporu verilerine göre; önemli bir ihracat oranına imza atılan sektörde, maden ithalatının yüzde 62'si coğrafi olarak dezavantajlı olduğumuz enerji hammaddelerinden oluşuyor.

FİRMALAR KRİTİK ROL OYNUYOR

Diğer taraftan birçok ülkede stratejik öneme sahip olan bu endüstriye, özellikle son 10 yılda hızlanan dijital dönüşüm, ihtiyaç duyulan enerji ve hammadde kalitesi nedeniyle talep arttı. Nikel, kobalt, lityum, NTE ve bakır gibi metallerin daha yaygın kullanılmaya başlandı. Bu nedenle maden firmaları geleceği şekillendirecek hammaddelerin üretimi noktasında kritik bir rol üstlenir hale geldi. Yapılan araştırmalar son dönemde madencilerin de bu çerçevede operasyonlarını çevresel ve sosyal sorumlulukları daha da dikkate alarak şekillendirmeye başladığını ortaya koyuyor.

ENDÜSTRİ 4.0 HIZ KAZANDIRDI

Yapılan araştırmalar, madencilik sektöründeki teknik gelişmelere bakıldığında ise verinin kullanımı konusunda yeni proje ve çalışmaların arttığını gösteriyor. Uzmanlar; endüstri 4.0 kapsamında, kablosuz iletişim, yapay zeka ve otomasyon uygulamalarının sektöre hız kazandırdığı görüşünde. Firmalar, bu teknolojileri kullanarak daha verimli ve güvenli operasyon koşulları elde edebiliyor. Ayrıca otomasyon ve uzaktan kontrol teknolojileri, yeraltı operasyonlarında tehlikeli bölgelerde güvenli üretim yapılması gibi fırsatları da beraberinde getiriyor.


EN ÇOK OKUNANLAR