EKONOMİ
10 Aralık 2021 15:17

Pandeminin gölgesinde yükselen stratejik sektörler

Pandemi krizini fırsata dönüştüren stratejik dört sektörü Platin okurları için analiz ettik. Gıdadan sağlığa, yenilebilir enerjiden dijitalleşme ve e-ticarete kadar son dönemin gözde sektörleri gelecek için neler söylüyor, birlikte inceleyelim

Pandeminin gölgesinde yükselen stratejik sektörler

'Beklenmeyen' pandemi etkisi; ekonomiyi, ticareti ve iş yapma biçimlerini derinden etkiledi ve 2020 yılı bu açıdan tarihe geçti. Birkaç ülke dışında, tüm dünyada GSYİH'lerde %20'lere ulaşan daralmalar ile İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana ekonomideki en ciddi durgunluk tüm piyasaları derinden sarstı. Küresel ekonomi 2020'de %3,5 daralırken; İspanya %11,1, Birleşik Krallık %10, Meksika %8,5, Hindistan ise %8 küçüldü. Ülkemiz ise tüm bu cendereden daralma yaşamadan geçen iki ülkeden biri olmayı başardı. Pandemi sebebiyle yaşanan kapanmalar 2019'da 18.35 milyar dolar olan küresel mal ticaretinin, 2020'da 17.08 trilyon dolara gerilemesine yol açtı. 2019 yılında kaydedilen %2,8 oranındaki ılımlı reel küresel büyüme, yerini resesyona bıraktı. Tüm bu değişim süreci kimi sektörlerin de önünün açılmasını ve yükselmesini beraberinde getirdi. Yükselme eğilimindeki dört farklı stratejik sektöre büyüteç tutuyoruz.

%40

2020'nin ilk yarısında AB'nin elektrik enerjisini yenilebilir kaynaklar elde ettiği oran

%60

2020'de İspanya'daki güneş çiftliklerinde üretilen elektrik enerjisindeki artış oranı

2030

Fosil yakıtlı araçların tüm AB ülkelerinde yasaklanacağı tarih

(Kaynak: Türkiye İhracatçılar Meclisi İhracat 2021 Raporu)

1) Yenilebilir enerji

Yenilenebilir enerji kaynaklarının fiyat ve performans açısından geleneksel teknolojiler ile benzer seviyeye gelmesi ile ucuz, güvenilir ve çevre dostu enerji kaynaklarının kullanımı günbegün artıyor. Teknolojik gelişmeler yoluyla yenilenebilir kaynaklara bağlı maliyetler azalırken şebekelerle uyum ise günden güne artış gösteriyor. Tüketiciler, yenilenebilir enerji kaynaklarına yöneliyor ve küresel çapta yenilenebilir enerjiye geçiş süreci ivme kazanıyor. Pandemi nedeniyle sürdürülebilirlik ve buna uygun altyapının önemi daha fazla ortaya çıktığı için 2021'de yenilebilir enerji açısından farkındalıklar en üst seviyeye ulaştı. Bu doğrultuda dünyanın en büyük güneş ve rüzgâr enerjisi piyasası olan Çin, sıfır karbon hedefine 2060 yılında ulaşacağına dair beş yıllık kalkınma planını revize etti. Güneş enerjisi panellerinin kurulumunda yılın ikinci çeyreğinde görülen düşüş trendinin tersine döndüğü ve yılsonuna doğru ABD'de ve Çin'de artışlar görüldüğü uzmanlar tarafından ifade ediliyor. AB'de güneş enerjisi potansiyeli en yüksek ülke olan İspanya'da güneş çiftliklerinde üretilen elektrik enerjisinde 2020'de bir önceki yıla göre %60'lık kapasite artışı gözlendi. Almanya'nın üçte biri kadar kurulu güneş enerjisi kapasitesi olan İspanya'da, sektörün önümüzdeki iki yılda Almanya'ya göre iki kat fazla büyümesi bekleniyor. 2020'nin ilk yarısında AB'nin elektrik enerjisinin %40'ı yenilenebilir kaynaklardan elde edildi. İngiltere; enerjisini giderek artan oranda rüzgâr çiftlikleri ile karşılarken 2025 yılı itibariyle kirletici yakıt kullanımını aşamalı olarak bitirmeyi planlıyor. Fosil yakıtla çalışan araçların 2030 yılına kadar yasaklanması ve en az iki sanayi merkezinde karbon emisyonlarının tutulması için ülke çapında 1 milyar dolar harcanması da gündemde.

%37-45

Gelecek 5 yıl içinde sağlık ekipmanları ihracatında beklenen artış oranı

1.06 milyar dolar

Türkiye'nin 2019 yılı sağlık turizmi geliri

662 bin kişi

2019 yılında Türkiye'ye gelen sağlık turisti sayısı

(Kaynak: TÜİK, Mc Kinsey Global Institute, Risk, Resillience And Rebalancing In Global Value Chains)

2) Sağlık

Pandemi ile birlikte sağlık sektöründe yeni iş birliği modellerine olan ihtiyaç belirgin hale geldi. Araştırma merkezleri arasında iş birlikleri kurulması, farklı yetkinliklerin bir araya getirilmesi, sonrasında ise kamu-özel sektör-akademi iş birliklerinin güçlendirilmesi ihtiyacı öne çıktı. Ayrıca, ülkelerin içe kapanması ile yerel üretim kapasitelerinin korunmasının önemi bir kez daha anlaşıldı. Yapay zekâ, robotik, büyük veri, nesnelerin interneti gibi dijital teknolojiler ile biyoteknoloji, nanoteknoloji ve nörobilim teknolojilerinde yapılacak inovasyon, sektörlerin yeni ürün ve hizmetler sunmasına, rekabet gücünün artmasına fırsat veriyor. Özellikle nesnelerin interneti ve yapay zekâ teknolojisi tabanlı ürün ve hizmetlerin gelişimi ile uzaktan erişimli robotik uygulamalarının sağlık alanında da önemli yansımaları olması bekleniyor. Ayrıca bunlara ek olarak yeni iş ve istihdam fırsatları ortaya çıkıyor. Anti-kanser ilaçları başta olmak üzere nano-tıp alanında çalışmaların hızlanması gündeme geliyor. Özellikle sağlıkta yapay zekânın akılcı kullanımı yönünde çalışmalar yürütüldüğü de biliniyor. Giyilebilir teknoloji ve akıllı telefonların entegre edilmesiyle hastaların sağlık durumu ile ilgili bilgileri uzaktan takip edilmesi, tıbbi verilerinin mekândan bağımsız olarak internet aracılığı ile doktoruna gönderebilmesi, ilaç kullanımı, egzersiz ve diyet programına uyum takibinin uzaktan sağlanması gibi yenilikler bu sektörü öne çıkaran konuların başında geliyor.

462.075 milyon dolar

ABD'deki paketli gıda piyasa hacmi

%5

Türkiye'nin ürettiği tarımsal üretim değerinin dünyadaki yaklaşık karşılığı

87,4

Singapur'un küresel gıda güvenlik skoru

(Kaynak: The Economist Group, 2019, Euromonitor, 2021)

3) Gıda

Tarım sektörünün insanlığın temel ihtiyacı olan gıdaların üretimi ve güvenliğinin sağlanması açısından stratejik öneme sahip olduğu bilinen bir gerçek. Küresel nüfustaki artış eğilimi sebebiyle diğer şartlar sabitken dahi hacmini artıran ve yükselen bir sektör olan gıda, pandemi dönemiyle birlikte değişen tüketim dinamiklerinin, tedarikte yaşanan kimi aksaklıkların ve karantinalar sebebiyle yaşanan panik dalgasının etkisiyle daha da anlamı hale geldi. Yapılan araştırmalarda, satın alınabilirlik, ulaşılabilirlik, kalite ve güvenlik başlıkları altında derlenen skorların ortalaması sonucunda Singapur'un 87,4'lük, İrlanda'nın 84'lük ve ABD'nin 83,7'lik skorlarla diğer ülkelerden pozitif olarak ayrıştığı ortaya çıkıyor. Türkiye ise 69,8 puanla 41'inci sırada bulunuyor. Pandemi süresince, gıda sektörünün stratejik önemi tüm dünyada bir kez daha anlaşıldı ve ülkeler, tarım politikalarını gözden geçirmek durumunda kaldılar. Ayrıca, paketli gıda talebindeki artış eğilimi, 2020 yılında pandeminin de etkisiyle hızlandı.

%74

Türkiye'nin 2019 yılında internet kullanan bireylerinin oranı

%47

Yapılan tahminlere göre üretimde 2025 yılına gelindiğinde robotların payı

91.7 milyar TL

2020 yılının ilk 6 ayında Türkiye'nin toplam e-ticaret hacmi

Kaynak: Dünya Ekonomik Forumu (World Economic Forum, WEF) 'İstihdamın Geleceği Raporu 2020, T.C. Ticaret Bakanlığı Elektronik Ticaret Bilgi Sistemi (ETBİS), TÜİK

4) Dijitalleşme ve e-Ticaret

Dünyadaki internet kullanım oranı her geçen gün artış gösterirken, dünyada internet kullananların sayısı, kullanmayanların sayısını 2018 yılında geride bıraktı. Dünyada 2000 yılında internet kullanan bireylerin oranı %6,5 olurken, Türkiye'de %3,8, yüksek gelirli ülkelerde ise %29,9 olarak gerçekleşti. Yıllar içerisinde teknolojik gelişmeler ve alım gücünün artması ile 2019 yılında internet kullanan bireylerin oranı dünyada %51,4 olurken, Türkiye'de %74, yüksek gelirli ülkelerde ise %87,2 oldu. Düşük gelirli ülkelerde aynı oran, 2000 yılında %0,1 iken 2019 yılında %19,5'e yükseldi.

Küresel çapta 5.4 milyarın üzerinde bireyin birbirine bağlandığı günümüz dünyasında dijitalleşmenin, Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri'ne (SKH) ulaşmada önemli bir rol oynadığı açıkça öne çıkıyor. Pandemi, pek çok sektörde ani bir daralmaya yol açarken bazı sektörler için ise fırsat yaratıyor. Dijital altyapısı hazır olan sektörlere yönelik mevcut ve yeni e-ticaret platformlarında yaşanan gelişmeler, pandemi krizinin fırsata dönüştürülmesi noktasında, günümüzün popüler çeviklik kavramına verilebilecek en dikkat çekici örnek... Dünya Ekonomik Forumu (World Economic Forum, WEF) 'İstihdamın Geleceği Raporu 2020' çalışmasında; 2020 yılında üretimde %33 robot, %67 insan şeklinde olan dağılımın, 2025 yılında %47 robot %53 insan şeklinde değişeceğini öngörüyor. 2014 yılında 236 milyar dolar olan sınır ötesi e-ticaret hacmi ise 2020 yılında 994 milyar dolara ulaştı. 2020 yılı verilerine göre sınır ötesi e-ticaret, Asya-Pasifik bölgesinde 476 milyar dolara ulaşırken; Batı Avrupa'da 217 milyar dolar, Kuzey Amerika'da ise 177 milyar dolar. Bu rakam; Orta-Doğu Avrupa ve Orta Asya'da 45 milyar dolara çıktı. Türkiye'de de benzer bir yükseliş trendi görülüyor. Türkiye'nin toplam e-ticaret hacmi; 2019 yılının ilk 6 ayında 55 milyar 900 milyon TL olurken, 2019 yılının tamamında 136 milyar TL'ye ulaştı. Türkiye'nin toplam e-ticaret hacmi, 2020 yılının ilk altı ayında 2019 yılının aynı dönemine göre %64 artış göstererek 91.7 milyar TL'ye yükseldi. Bu dönemde 3 bin 761 KOBİ'nin de e-ticarete başladığı dikkat çekiyor.

EN ÇOK OKUNANLAR