PİYASALAR

Cari açık, 2009 sonundan bu yana en düşük seviyede

Türkiye'nin 12 aylık cari açığı, martta 12,8 milyar dolarla 2009 sonundan bu yana gördüğü en düşük seviyesine geriledi

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) verilerinden derlenen bilgilere göre, cari işlemler hesabı, martta 589 milyar dolar açık verirken, 12 aylık cari açık 12 milyar 829 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti. Böylece yıllıklandırılmış cari açık, Aralık 2009'dan bu yana en düşük seviyesine gerilemiş oldu. Hükümetin aldığı bir dizi tedbirler ve ekonomideki dengelenme süreci çerçevesinde cari açık kademeli olarak azaldı.

Buna göre cari işlemler açığı, martta geçen yılın aynı ayına kıyasla 4 milyar 145 milyon dolar azalarak 589 milyon dolar olarak gerçekleşti. Bunun sonucunda, 12 iki aylık cari işlemler açığı 12 milyar 829 milyon dolara geriledi.

Söz konusu gelişmede, martta 2018'in aynı ayına göre ödemeler dengesi tablosundaki dış ticaret açığının 3 milyar 725 milyon dolar azalarak 916 milyon dolara gerilemesi en büyük etken oldu.

Geçen yılın mart ayını 573 milyon doları açıkla kapatan altın ve enerji hariç cari işlemler hesabı, 2019'un aynı ayında 3 milyar 477 milyon dolar fazla verdi.

Hizmetler dengesi kaynaklı girişler, martta geçen yılın aynı ayına göre 113 milyon dolar artarak 1 milyar 298 milyon dolara yükseldi. Bu dönemde hizmetler dengesi altında seyahat kaleminden kaynaklanan net gelirler de 55 milyon dolar artarak 1 milyar 43 milyon dolara çıktı.

Birincil gelir dengesi kalemi altında yatırım geliri kaleminden kaynaklanan net çıkışlar, martta geçen yılın aynı ayına göre 131 milyon dolar azalarak 1 milyar 76 milyon dolar oldu. Aynı dönemde ikincil gelir dengesi kalemi kaynaklı net girişler de 195 milyon dolar artarak 199 milyon dolara yükseldi.

Mart'ta doğrudan yatırımlardan kaynaklanan net girişler, bir önceki yılın aynı ayına kıyasla 120 milyon dolar azalarak 965 milyon dolar oldu.

Portföy yatırımları 1 milyar 353 milyon dolar tutarında net giriş kaydetti. Martta yurt dışındaki tahvil ihraçlarıyla ilgili olarak, bankalar ve diğer sektörler sırasıyla 1 milyar 702 milyon dolar ve 1 milyar 202 milyon dolar net borçlanma, Genel Hükümet 500 milyon dolar net geri ödeme gerçekleştirdi.

Hisse senedi ve devlet iç borçlanma senetleri piyasasında ise yurt dışı yerleşikler sırasıyla 554 milyon dolar ve 863 milyon dolar net satış yaptı.

Diğer yatırımlarda 3 milyar 153 milyon dolar tutarında net çıkış görüldü. Diğer yatırımlar altında, yurt içi bankaların yurt dışı muhabirlerindeki efektif ve mevduat varlıkları ve yurt dışı bankaların yurt içindeki mevduatları sırasıyla 4 milyar 722 milyon dolar ve 303 milyon dolar net artış kaydetti.

Ayrıca, Türkiye'de yerleşiklerin (bankalar hariç) yurt dışındaki mevduatlarına ilişkin olarak, 2018 yılı dördüncü çeyreği için kesinleşen Uluslararası Ödemeler Bankası (BIS) verileri 3 milyar 75 milyon doları çıkış yönlü olarak ilgili kaleme yansıtıldı.

Yurt dışından sağlanan kredilerle ilgili olarak, bankalar ve Genel Hükümet sırasıyla 709 milyon dolar ve 91 milyon dolar net geri ödeme, diğer sektörler 789 milyon dolar net kullanım gerçekleştirdi.

Resmi rezervlerde martta 5 milyar 728 milyon dolar azalış gözlendi.

"Cari açıktaki düşüş ilk yarıda devam edecek"

Halk Yatırım Araştırma Direktörü Banu Kıvci Tokalı da yıllık cari açığın şubat sonundaki 17 milyar dolardan 12,8 milyar dolara gerilediğini hatırlatarak, "Nisan ayına ilişkin dış ticaret verileri de yıllık açıktaki gerilemenin devam ederek 8-10 milyar dolar civarına inebileceği yönünde." dedi.

Tokalı, hem kur hem de talep gelişmelerine ek olarak, ihracatı destekleyici yeni program anlayışı, ılımlı enerji fiyatları ve baz etkisi doğrultusunda, yıllık cari açıktaki düşüşün özellikle yılın ilk yarısında hızla devam edeceğini söyledi.

12 aylık cari açığın 5-10 milyar dolar bandına kadar inebileceği tahmininde bulunan Tokalı, "Yılın ikinci yarısında ise yeniden dengelenme sürecinin belirginleşmesi ve baz dezavantajı ile yılı 19 milyar dolar civarında tamamlayabileceğini tahmin ediyoruz. Bu durumda da 2017 sonunda yüzde 5,6 düzeyinde olan ancak 2018 yılını yüzde 3,6 seviyesinde tamamlayan cari açık oranı, 2019 sonunda yüzde 2,6'lar seviyesine kadar inebilir." diye konuştu.

Tokalı, mart ayı cari dengedeki iyileşmeyi destekleyen gelişmelerde; dış açıktaki sert düşüş, turizm gelirlerinde yıllık artış, navlun gelirlerindeki iyileşme ve dış borç faiz ödemelerindeki azalış gibi unsurların etkili olduğunu vurguladı.

Doğrudan yatırımlarla ilgili kâr transferleri ve portföy yatırımlarına ait giderlerdeki artışın ise cari açıktaki düşüşü sınırlandıran unsur olduğunu belirten Tokalı, çekirdek dengenin ise mart ayında da fazla vermeyi sürdürdüğünü, yıllık çekirdek fazlanın mart ayında 32 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiğini kaydetti.

"Cari işlemler hesabı ilk çeyrekte 1,9 milyar dolar açık verdi"

Deniz Yatırım Stratejisti Orkun Gödek ise cari işlemler hesabının mart ayında piyasa beklentisi olan 1 milyar dolar açık rakamının gerisinde kalarak 589 milyon dolar düzeyinde gerçekleştiğini, böylece yılın ilk çeyreğinde toplam açık rakamının 1,9 milyar dolar olduğunu, söz konusu rakamın 2018'in aynı döneminde 16,2 milyar dolar düzeyinde bulunduğunu söyledi.

Gödek, resmi rezervlerin mart ayında 5,7 milyar dolar azalırken, ilk çeyrekte 635 milyon dolar arttığını belirtti.

Son 12 ay içerisinde resmi rezervlerin performansının 9 milyar dolar azalış şeklinde gerçekleştiğini kaydeden Gödek, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Hesaplamalarımıza göre, son 12 ay içerisinde enerji ithalatı hariç cari işlemler hesabı 30,8 milyar dolar fazla verirken, parasal olmayan altın hariç kalem ise 3,9 milyar dolar açık verdi. Parasal olmayan altın ve enerji ithalatı hariç kalem ise 32 milyar dolar fazla verdi. Açıklanan verilerden yaptığımız çıkarım, ekonomik ivmedeki zayıflamanın cari işlemler hesabı performansı üzerinde ilk çeyrekte açık rakamının daralması şeklinde devam ettiği şeklinde. İhracat ve turizm kalemlerindeki olumlu performans genel denge açısından olumlu yansımalara neden oluyor. Öte yandan, bize göre çekirdek kalemlerdeki artı verme durumunun ciddi yüksek seviyelere ulaşması ekonomik aktivitedeki azalışla paralel. Azalan ithalat başlıca faktör..."