PİYASALAR

Virüs önlemleri de, alışkanlıkları da değiştirdi

Reel sektöre sağladıkları destekle, ekonominin dönmesindeki en önemli pistonlardan biri olan bankalar, özellikle Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'nın (TCMB) aldığı önlemlerle süreci en iyi şekilde yönetmeye çalışıyor. Şu anda bankacılığın zorlu bir süreçten geçtiği kesin olsa da, ortaya bir hasar tespit tablosunun konulması için zamana ihtiyaç var. İçinde bulunduğumuz dönemde ise bankacılık işlemlerinde dijital ve mobil yükselişi göze çarpıyor

Mustafa Gündoğdu / [email protected]

Bankalar, Koronavirüs sürecinde en büyük sınavı veren kurumların başında geliyor. Özellikle Koronavirüs salgınının yaratacağı ekonomik olumsuzluklara karşı hükümetin hazırladığı 100 milyar TL’lik destek paketiyle, bankaların üreticilere sunduğu düşük faizli kredilere ilgi yoğun olurken, diğer taraftan ekonominin salgınla beraber yavaşlaması da bankacılık sektörü için özellikle kredi geri ödemelerinde bazı sıkıntıları beraberinde getiriyor. Uzmanlar, sektördeki hasarın tam olarak görülmesi için zamana ihtiyaç duyulduğunu ve henüz yolun çok başında olunduğunu söylerken, bankalar ise uzun yıllardır dijital ve mobil bankacılığa yaptıkları yatırımların karşılığını, böyle dönemlerde daha çok alıyor.

TCMB’DEN İLK MÜDAHALE

Salgınla beraber gözlerin ilk çevrildiği yer genelde bankacılık sistemi oluyor. Bu bağlamda da TCMB, Koronavirüs salgınının uluslararası piyasalara ve ekonomiye etkileri ve enflasyon görünümü üzerinde yarattığı aşağı yönlü riskler nedeniyle olağanüstü toplandı, politika faizini 100 baz puan indirdi. Böylece ilk önlemini de hızlıca almış oldu. Kurul, politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 10,75’ten yüzde 9,75’e indirdiğini açıklamıştı. Öte yandan TCMB ayrı bir duyuruda, Koronavirüs salgınının küresel çapta yarattığı belirsizliğin Türkiye ekonomisi üzerindeki olası olumsuz etkilerinin sınırlandırılması amacıyla, bankaların TL ve yabancı para likidite yönetiminde esneklik sağlanarak öngörülebilirliğin artırılmasına, reel sektöre kredi akışının kesintisiz devamını teminen bankalara hedefli  ilave likidite imkanları tanınmasına, reeskont kredi düzenlemeleriyle ihracatçı firmaların nakit akışının desteklenmesine yönelik tedbirler alındığını açıkladı. Mücadele kapsamında TCMB’nin ilerleyen günlerde ilave tedbirleri de söz konusuydu.

HASARI ZAMAN GÖSTERECEK

Bankacılık sektörü için ekonomik duraklamanın etkilerinden kaynaklanan kredi tahsillerindeki sorun, tüm sektör için önemli bir risk olarak göze çarpıyor. Bu noktada Gedik Yatırım Araştırma Direktörü Ali Kerim Akkoyunlu; krizlere oldukça alışık ve kriz yönetimlerinde son derece başarılı olan, sadece bankacılık değil, neredeyse tüm sektörlerin ekonomilerde durma noktasına geldiği bir örneği daha önce tecrübe etmediklerini ifade ediyor. "Hal böyleyken içinde bulunduğumuz zorlukları daha iyi anlayabiliriz. Bu kapsamda, sektörlerin bu sorunu aşıp aşamayacağı tamamen krizin ne kadar süreceğine bağlı" diyen Akkoyunlu; krizin ancak mayıs ayında kademeli olarak sona ereceği ve ekonomik aktivitenin kademeli olarak başlayacağı varsayıldığında sektörün, sorunlarını minimum hasar ile atlatabileceğini dile getiriyor.

DİJİTALİN PAYI ARTTI

Öte yandan Covid-19 salgınının yayılım hızının her geçen gün artması, sosyal izolasyon ve gönüllü karantina, her sektörde olduğu gibi bankacılıkta da birtakım davranış şekillerini beraberinde getirdi. Bankaların yıllardır yatırım yapmış olduğu dijital ve mobil kanallar, bu dönemde hem müşterileri hem de kendileri için kurtarıcı oldu. Bilindiği üzere özel bankalar çalışma saatlerini hafta içi 12.00-17.00 olarak güncelleyerek hem şube çalışanlarının hem de müşterilerinin sağlığına öncelik vermişti. Şu anda ise banka müşterileri, şubeye gitmeksizin birçok bankacılık işlemini güvenli ve hızlı bir şeklide alternatif dağıtım kanallarıyla yapabiliyor. Bankaların son bir aydaki dijital kanalların kullanılmasına yönelik yoğun iletişimleri verilere de yansıdı. Dijital kanallardan yapılan işlemlerin payı son bir ayda 20 puanın üzerinde artarken, şubelerden yapılan bankacılık işlemlerinin payı ise tek haneli rakamlara geriledi. Bugün bankacılıktaki toplam işlemlerin yüzde 90’ından fazlası, mobil kanallar üzerinden gerçekleştirilebiliyor.