PİYASALAR

Teknolojide 'Made İn Turkey' dönemi başladı

Savunma ve havacılık, ulaştırma, iletişim, yazılım hatta festival… Türkiye’nin can damarı olan sektörlerde, yeni dönemle birlikte yerli ve millileşmede çok önemli adımlar atılıyor. Yerli ve millileşen teknolojiler sonrası tüm dünyanın gözünü üstüne çevirdiği Türkiye’de katma değerli ürünlerin yanı sıra üretim odaklı sanayi anlayışı da Türkiye’nin geleceğe umutla bakmasını sağlıyor

2018 yılı, Türkiye için yerli ve milli teknoloji hamlesi paralelinde tam anlamıyla bir atılım yılı oldu. Bunu da 7’den 70’e en stratejik sayılan sektörlerde, üstelik yoğun bir biçimde gözlemlemeye başladık. Özellikle Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçilmesinin ardından bürokrasinin hızlanması ve atılacak adımların bir an önce atılmasıyla beraber yalnızca savunma ve havacılık sanayiimizde değil; ulaştırma, hatta işletim sistemi gibi yazılım bazlı sektörlerde de Türkiye, tam anlamıyla bir yerlileşme ve millileşme sürecinden geçiyor. 

Sadece donanımın değil, yazılımın da yerli ve millileştirildiği bu sürecin Türkiye’ye en büyük katkısı, hiç şüphesiz ki güvenlik alanında hissedilecek… Güvenliğin ardından, maliyetlerde iyileşme de Türkiye’nin kazanımlarından biri olarak karşımıza çıkacak. 

Güdülen politikalar sonucu, katma değeri yüksek ürünlerin gelecekte seri üretiminin hızlandırılması ise Türkiye’ye boyut atlatacak bir başka piston olarak karşımıza çıkıyor.

SAVUNMANIN ALTIN YILI

Savunma sanayii, Türkiye’nin göz bebeği… Stratejik sektörlerin başında yer alan savunmada 2002 yılında yüzde 20’lerde olan yerlilik-millilik oranı, bugün yüzde 65’lere çıkmış durumda. 2018 yılı da bu alanda çok önemli gelişmeleri yakından takip ettiğimiz bir yıl oldu. Özellikle insansız hava araçları (İHA) ve silahlı insansız hava araçlarının (SİHA) yanında, Milli Helikopter, Milli Gemi, Milli Baz İstasyonu (ULAK), Milli Füze ve lazer savunma sistemleri gibi stratejik alanlarda ardı ardına gelişmeleri izlerken; yurt dışından alınan siparişler de savunma alanında atılan adımların doğruluğunu da kanıtlamış oldu. Elbette ki yerli ve milli teknoloji adımları yalnızca savunmayla sınırlı değildi. ‘Uçtan Uca Yerlileşme Politikası’ doğrultusunda 2018'de yerli ve milli teknoloji festivalimiz de teknoloji severlerle buluşurken, Ar-Ge ve tasarım alanında da teknoparklarda çok önemli gelişmeleri hep beraber izledik. Bununla beraber 2013 yılından bugüne Ar-Ge çalışmalarında da bir artış gözlemleniyor. Bu bağlamda 2017 yılında Ar-Ge harcamaları, bir önceki yıla oranla yüzde 21,2’lik artışla 29 milyar 855 milyon TL’ye yükselmiş durumda. 

EYLEM PLANLARINDA TEKNOLOJİ VURGUSU

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2 Ağustos 2018’de açıkladığı 46 milyar TL’lik 400 projenin bulunduğu Birinci 100 Günlük Eylem Planı’nda yerli ve milli teknoloji adımları oldukça dikkat çekiciydi. Eylem Planı’nda yer alan 400 projeden 48’i savunma sanayiye yönelik projelerden oluşuyordu. Bu plan doğrultusunda yerli ve milli üretim için teknoloji ve imalat sektörleri başta olmak üzere KOBİ’lere önemli destekler verildi. Yerli ve milli savunmamızı geliştirmek için yapılan çalışmalar içinde öncelikle, Altay tankının motor sisteminin geliştirilmesi projesine başlandı.

PLATİN'İN OCAK SAYISINI ALMAK İÇİN TIKLAYIN