PİYASALAR

Paylaşımlı ofislere İzmir yorumu

Platin

Artan maliyetler kadar iş yapış şekillerinin değişimi, profesyonel hayatı farklı ihtiyaçlara yönlendiriyor. Bu ihtiyaçlar çerçevesinde paylaşımlı ofisler maliyetleri düşürürken verimliliği de artırıyor. İstanbul’dan sonra İzmir’de de sayıları artan paylaşımlı ofisler; konumları, dekorasyonları ve sunduğu hizmetlerle bu bölgedeki iş dünyasına değer katıyor.

Dalida Özatay Erus / [email protected]

Çalışma hayatı, değişen dünya şartları karşısında yeniden kendini düzenliyor. Son dönemde bu değişimde itici güç olan pandemi, iş dünyasına evden çalışma modelini deneyimletirken bu durumun artıları ve eksileri de çok fazla konuşuldu. 

İnsanın sosyal bir varlık oluşu, ekiplerin bir arada bir çalışma ortamında aslında daha verimli olabileceği ortak görüşü verilirken özellikle paylaşımlı ofislerin rolü daha çok öne çıktı. Bu tarz ofisler, çalışanları bir araya getirirken şirketlerin bütçelerine  de tasarruf sağlıyor. 

İstanbul’dan sonra sayıları artan paylaşımlı ofisler, İzmir'deki artan talebe cevap verecek hizmetler sunarken farklı etkinlik ve iş birliklerini de hayata geçiriyor.

ÇALIŞANLAR, OFİS ORTAMINI TERCİH EDİYOR

Ofisler, yeni nesil çalışma alanları ve mekanlar için insan odaklı tasarımlar hayata geçiren Zivella, normalleşme ile çalışma şekilleri ve ortamlarındaki beklentileri ortaya çıkarmayı amaçlayan bir anket çalışması gerçekleştirdi. 13-20 Mayıs tarihleri arasında yapılan bu çalışmaya, yüzde 32,7’si şirket sahibi, yüzde 14,8’i üst düzey yönetici ve yüzde 52,5’i beyaz yaka çalışan olmak üzere 554 kişi katıldı. 

Çalışmanın sonucu hakkında Zivella Yönetim Kurulu Başkanı Abdurrahman Uzun şu yorumda bulundu: “Koronavirüs, çalışma şeklimizi çok hızlı değiştirdi. Uzaktan çalışma yeni bir seçenek olarak karşımıza çıktı. ‘Ofisler evlere mi taşınacak?’ sorusu herkesin gündemine yerleşti. Biz de ofis mobilyası sektöründe üretim yapan bir firma olarak, çalışanların ofis yaşamından beklentilerini öğrenmek istedik. Anket çalışması gösterdi ki, sanılanın aksine ‘sürekli olarak evden çalışmayı isteyenlerin’ oranı yüzde 7’lerde kaldı. Kültürümüz gereği bir arada üretmeyi seven bir toplumuz. Dolayısıyla yeni dönemde ofislerde çalışma başlayacak. Anket çalışmamız da bu durumu doğruluyor.”

Paylaşım ekonomisine dayanan müşterek yaşam, çalışma ve alışveriş modelleri üretmeye 2016 yılında başladıklarını anlatan GoyaHub kurucularından Banu Kitiş Dağıstan, GoyaHub’ın ise zincirin yeni halkası olduğunu söylüyor: “Covid-19, bizi ofislerimizden bir süre uzak bıraktı. Çoğumuz ofisimizi ve orada çalışmayı özledik. İnsan, sosyal bir varlık. Çalışırken molalar verip sohbet etmek, bir fikrini paylaşmak istiyor. Bu bakış açısıyla keyifli ve verimli çalışılabilecek bir ofis sistemi kurmak üzere yola çıktık. Intema, Garanti Bankası, İş Yatırım, Enda Holding gibi kurumsal şirketlerin ofislerinin bulunduğu mülkiyeti ve yönetimi de bize ait olan butik plazamızın terasa açılan giriş katında GoyaHub’ı hayata geçirdik.” Bünyesinde 16 hazır ofis, co-working ve sabit masa alanı, üç farklı büyüklükte toplantı odası bulunan mekan, sanal ofis hizmeti de veriyor.

“HEM BÜTÇE HEM DE VAKİTTE VERİM”

Birçok şirket için ofis yönetiminin başlı başına bir iş olduğuna dikkat çeken Dağıstan, bu durumun hem vakit hem de nakit kaybına neden olduğunu hatırlatıyor. Klasik ofislerde dekorasyon, tadilat işleri, alışveriş, genel ve tahmin edilemeyen giderler üst üste eklenince ciddi bir maliyet ortaya çıkıyor. Bu nedenle birçok şirketin, son dönemdeki tercihinin tek bir elden yönetilen hazır ofis sisteminden yana olduğunu belirten Dağıstan, “Bu sistem; bütçenizi ve vaktinizi verimli kullanmanızı sağlarken dekorasyonu, aydınlatması, internet altyapısı ve verilen hizmetlerle daha verimli çalışmanıza neden oluyor. Sadece temizlik ekibinin yönetilmesi, tamirat işlerinin üstlenilmesi ve kahve-çay servisinin verilmesi bile hayatı kolaylaştırabiliyor” diyor. 

“İZMİR’E BİR ALTERNATİF SUNUYORUZ”

Banu Kitiş Dağıstan, “Covid-19 sonrası çok kişinin giriş-çıkış yaptığı binalarda, ofislerde, kafelerde ve kalabalık mekanlarda çalışmak risk taşıdığı için tercih edilmiyor. Bu nedenle hijyen kurallarına uyan, dezenfektasyon, temiz hava beslemesi ve tek yönlü ofis içi kullanım gibi hassasiyetleri olan yerlere kayma olacağını öngörüyoruz. Konumumuz itibariyle İzmir’deki otellerde yapılan iş görüşmeleri, toplantılar ve buluşmalara da bir alternatif sunuyoruz. Odağımız daha çok kurumsal müşteriler... Yönetim danışmanları, headhunter’lar, koçlar, yazılımcılar, mimarlar ve avukatların ihtiyaçlarını göz önüne alarak tasarladığımız ofisler ve görüşme odalarımız da bulunuyor” yorumunda bulunuyor.

İzmir’de ilk kez 6 yıl önce sanal&hazır ofis hizmeti vermeye başlayan GNN Offices; talebe alternatif yaratmak, daha büyük kitlelere hitap edebilecek projeleri gerçekleştirmek adına ikinci bir mekan arayışına giriyor. Bu yeni mekana da özgün iş fikirleri ve yenilikler için bir başlangıç noktası olması hayaliyle Originn adı veriliyor. Originn’le birlikte büyüyen girişimciler için yeni nesil bir çalışma ortamı ve buluşma noktası olmasının yanı sıra tasarladığı içeriklerle özellikle yaratıcı endüstriler ve gıda alanında yeni iş birlikleri için fırsatlar yaratmayı hedeflediklerini belirten GNN Office kurucusu Esra Gönen, “Temel felsefemizin, iş birliği ve bunun etrafında kurduğu topluluk olduğunu söyleyebiliriz. Topluluğa verilen ‘Ahali’ ismi tam da buradan geliyor” diyor.

İHTİYACA GÖRE ŞEKİLLENEN HİZMETLER

Originn’de açık çalışma alanları, kapalı ofisler, toplantı salonları, etkinlik alanları ve yasal adres gibi ihtiyaca göre şekil alabilen hizmetler sunuluyor. Çalışma alanı kullanımı dışında da isteyenler etkinlere (panel, tiyatro, gösteri vs.) ve içeriklere (hackathon, girişimcilik programları vb.) katılarak veya Originn’le ortak proje üretmek isteyenler, bu topluluğun bir parçası olabiliyor.

TARIMA DESTEK 

Originn’de farklı birçok içerik ve oluşum var. Bunlardan biri de Originn Foodlab... Tarım, gıda ve turizm konu başlıklarında şehre katkı sağlayacak projeler geliştiren Originn Gıda Topluluğu, her hafta küçük üretici ile türeticileri buluşturduğu bir pazar yeri kuruyor. Diğer yandan hem uluslararası hem de girişimcilik alanında iş birlikleri olduğunu belirten Gönen, bu çalışmalarıyla hakkında şu bilgileri veriyor: “Balçova Belediyesi ve yurt dışında mensubu olduğumuz Avrupa Yaratıcı Merkezler Network’ünden paydaşlarımızla ‘Uluslararası Stajyer İnkubasyon Merkezi’ni bünyemizde faaliyete geçirdik. Amacımız, yurt dışına çıkma konusunda dezavantajlı gençlere eğitim vererek onlara Avrupa'daki ortak çalışma alanlarında staj imkanı sağlamak. İzmir'deki üniversiteler ve kurumlarla birlikte, ortak içerikler de tasarlıyoruz. Farklı disiplinlerin, kuruluşların, akademisyenlerin ve öğrencilerin katıldığı eğitimler, atölyeler, sunumlar, toplantılar, konferanslar, film gösterimleri, fotoğraf çekimleri, kültür-sanat etkinlikleri, marka-ürün lansmanları, sergiler, müzik performansları ve kokteyllere ev sahipliği yapıyoruz.”

2015’te  faaliyete geçen Workinton-İzmir, 2012 yılında İstanbul’da kurulan, bugün 16 lokasyonda; Türkiye’de İzmir dışında İstanbul, Ankara, Bursa, Mersin’de, yurt dışında Katar’da faaliyetlerini sürdüren geniş bir yapının parçası konumunda. Bayraklı Tower’da yer alan Workinton, 2020 yılı başında yapmış olduğu yeni yatırımıyla dikeyde büyüme kararı alarak bin 150 metrekare kapalı, iki bin 400 metrekare açık alana sahip.

ÇALIŞMAYA ARA VERİP SOLUĞU, TERASTAKİ KOŞU PİSTİNDE ALABİLİRSİNİZ

‘İyi Çalışanlar Ülkesi’ olarak kendini tanımlayan Workinton, üyelerine mekansal kısıtlamalardan uzaklaşabilecekleri, esnek çalışma alanları, kendilerine özel çalışma modelleri ile yeni fırsatlar yakalayabilecekleri imkanlar sunuyor. 

Workinton İzmir üyeleri, plazaların geçmişte bizleri zorunlu bıraktığı kısıtlı mekanlardan uzak, esnek, dış dünya ile iç içe ama kendine özelleştirilmiş alanlarda yeni bir çalışma anlayışı benimsiyor. Bağımsız ofis girişi ile 7-24 ofisinize erişim sağlayabilirken çalışırken ara vermek istediğinizde ya da çalışma günün sonunda tempolu hareket etmek istediğinizde, terastaki koşu pistine kendinizi atabilirsiniz. 

DAHA KONFORLU BİR ÇALIŞMA ALANI

Pandemi süreci, alışılagelmiş ofis hayatı normlarının esneklik kazanabileceği konusunda tecrübe kazanma şansı verdi. Her beyaz yakalının bir zamanlar hayali olan home-office çalışmanın beklenen kadar kolay ve uygun olmadığının, birçok kişi tarafından tecrübe edildiğine dikkat çeken Workinton-İzmir Franchise sahibi Özlem Günal Başar, "Bu dönemde ofislere alternatif, farklı, ergonomik ve iletişimin önem kazandığı co-working sisteminin daha kullanılabilir olduğu ortaya çıktı. Workinton-İzmir şubesi, birçok farklı sektörden kurumsal firmaya ve start-up'a, bu noktada çözüm sunuyor" diyor.