DERGİ
01 Haziran 2022 17:01

Kültür Yolu Projesi

BEYOĞLU'NDA; 53 KÜLTÜR SANAT KURUMU, 84 FARKLI NOKTA, 4500'ÜN ÜZERİNDE SANATÇI İLE 1500'Ü AŞKIN ETKİNLİĞE EV SAHİPLİĞİ YAPARKEN, ANKARA'DA İSE ULUCANLAR MÜZESİ'NDEN BAŞLAYARAK CSO ADA'YA KADAR UZANAN 4.7 KİLOMETRELİK BİR GÜZERGÂHTA, 300'DEN FAZLA ETKİNLİK 1500'DEN FAZLA SANATÇI İLE ROL ALACAK OLAN KÜLTÜR YOLU PROJESİ'NİN AYRINTILARINI KÜLTÜR VE TURİZM BAKANI MEHMET NURİ ERSOY'DAN DİNLEDİK

Kültür Yolu Projesi
CUMHURİYET TARİHİNİN TARTIŞMASIZ EN BÜYÜK VE EN BAŞARILI KÜLTÜR-SANAT ETKİNLİĞİ

Beyoğlu Kültür Yolu Festivali, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın üç yılı bulan hazırlık çalışmasının ardından, 29 Ekim 2021'de start almıştı. 29 Ekim-14 Kasım tarihleri arasında 1.400 çalışanın görev aldığı festival süresince, İstanbul'un Beyoğlu ilçesi sınırları içerisinde 78 ayrı noktada hayata geçirilen 381 etkinliğe, 2183 sanatçı katılmış ve 7.8 milyon ziyaretçi ağırlanmıştı. Projeyi, farklı kentleri de dâhil ederek yaygınlaştırmayı ve geleneksel hale getirmeyi planlayan Kültür ve Turizm Bakanlığı, mayıs ayı içerisinde Atatürk Kültür Merkezi'nde Bakan Mehmet Nuri Ersoy'un katılımıyla 2022 yılı Festival Programı'nın tanıtımını yaptı. Bu sene Beyoğlu Kültür Yolu Festivali'ne Başkent Kültür Yolu Festivali adıyla Ankara da eşlik edecek ve 28 Mayıs'ta başlayan festivaller, 12 Haziran'a dek sürecek. Kültür Yolu Projesi için "Cumhuriyet tarihinin tartışmasız en büyük ve en başarılı kültür-sanat etkinliği" diyen Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'la projenin ayrıntılarını ve geleceğini konuştuk.

* Üç yılı bulan bir çalışmanın ardından Kültür Yolu Festivalleri projesi Ekim 2021'de Beyoğlu Kültür Yolu Festivali ile başladı. Bu yıl da Beyoğlu ve Başkent Kültür Yolu Festivalleri ile 28 Mayıs-12 Haziran tarihleri arasında eşzamanlı olarak gerçekleştirilecek. Bakanlık olarak bu geniş kapsamlı ve yoğun projelerle neyi amaçlıyorsunuz. Hedefleriniz neler?

Sizin de değindiğiniz üzere üç yıllık yoğun bir çalışmanın sonucu olarak hayata geçirdiğimiz Beyoğlu Kültür Yolu projesini ve festivalini 2021 yılında İstanbul'a ve Türkiye'ye marka değeri kazandırmak adına başlatıp neticelendirdik. Beyoğlu Kültür Yolu Festivali'nin büyük bir başarı sağlamasıyla birlikte Kültür Yolları projemizi diğer illerimizle büyütmeye ve festivalleri de geleneksel hale getirmeyi kararlaştırdık. Bu yıl Beyoğlu ile beraber Başkent Kültür Yolu'nun açılışını yapacak Başkent Kültür Yolu Festivali'ni de hayata geçiriyoruz. Festivallerde, 7'den 70'e toplumun tüm kesimlerinden sanatseverlere; 6 binden fazla sanatçının katılımıyla düzenlenen 2 bine yakın kültür sanat etkinliği sunuyoruz.

Bakanlık olarak Cumhuriyet tarihinin tartışmasız en büyük ve en kapsamlı kültür-sanat etkinlikleri olarak kendini kanıtlayan Kültür Yolları projemizde birden fazla hedefimiz var. Öncelikle şehirlerimizin kültürel, mimari ve tarihî miraslarına oluşturduğumuz rotalarla dikkat çekerken festivaller aracılığıyla farklı kültürel deneyimleri de yaygınlaştırmayı amaçlıyoruz. İstanbul ve Ankara'nın tarihî ve modern dokusunu yansıtan değerlerini, kültür sanat etkinlikleriyle taçlandırarak yarınlara taşıdığımız festivallerimiz; şehirlerimizi markalaştırarak kültürel destinasyonlara dönüştürmeye ve sanatta özgün ekollere sahip bir ülke konumuna gelmemize dair hedeflerimize de yaklaştırıyor. Kültürel hayata katılımın ve kültür turizminin önemli stratejik projelerinden biri olarak ortaya koyduğumuz projemiz; kültürel mirasımızın, somut ve somut olmayan ürünleriyle bir bütün olarak korunup yaşatılması ve dünya vitrinine taşınması misyonuyla sanatseverlerle buluşmayı sürdürecek.

* Geçen yılki festivalde gerçekleşen 381 etkinliğe 7.8 milyon izleyicinin katılımı sağlanmış. İstanbul nüfusunun yarısının izleyici olduğu bu etkileyici sonucu bekliyor muydunuz? Bu sonuçlara ulaşmak için neler yaptınız?

Galataport'tan Atatürk Kültür Merkezi'ne ulaşan 4.1 kilometrelik güzergâhta hayata geçirdiğimiz Beyoğlu Kültür Yolu'nu geçtiğimiz yıl kendisi de başlı başına bir marka olan Beyoğlu Kültür Yolu Festivali ile dünya vitrinine çıkardık. Festivalimizin 2 bin 183 sanatçının katılımıyla 78 ayrı noktada gerçekleştiğini ve tüm bu başarıya pandemi şartlarına rağmen ulaşıldığını vurgulamak istiyorum. 2021'in şüphesiz en dikkat çekici yanı İstanbul Atatürk Kültür Merkezi'nin (AKM) açılışı oldu. Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak yeniden inşa ettiğimiz AKM'nin açılışı, büyük bir özlemin sona ermesini sağlarken İstanbul'un kültür- sanat alanındaki can damarının yeniden sanatseverlerle buluşması için de bir milat niteliğindeydi. Yeniden sanatseverlerle buluşan AKM dışında Beyoğlu Kültür Yolu kapsamında restore ettirdiğimiz Galata Kulesi, Atlas Sineması ve İstanbul Sinema Müzesi, Galata Mevlevihanesi, Mehmet Akif Hatıra Evi, Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi de dahil önemli tarihi yapılar da bu kapsamlı projenin önemli ayakları arasındaydı. Bu açıdan bu etkileyici sonucun bizi çok memnun ettiğini ama başarılı iletişim çalışmalarının, uzun bir süredir sürdürdüğümüz kapsamlı restorasyon ve renovasyon projelerimizin doğal bir getirisi olduğunu da söylemek isterim.

Beyoğlu Kültür Yolu Festivali'nin tanıtım ve iletişim çalışmalarında açık hava ve TV duyuruları, radyo spotları, sosyal medya ve dijital iletişimi kapsayan 360 derece pazarlama kampanyası hazırlandı. Beyoğlu Kültür yoluna özel web sitesi ve mobil aplikasyonları hazırlandı. Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı ile 29 ülkeden, 50 yayından toplam 56 yabancı basını ağırladık. Böylece festivalimizin dünya çapında duyurulmasını sağladık.

Herkesin erişebildiği, herkesin kendi ilgi duyduğu sanat dalından etkinliklere katılım sağlayabileceği, dünya çapında tanınan ve sevilen isimleri kendi şehrinde zorlanmadan izleyebileceği festivallere imza atmak için bakanlık bünyemizdeki ekiplerimiz, sivil paydaşları ve yerel yönetimleri de dahil ederek canla başla çalıştılar

* Bu yılki festivaller için böyle hedefler belirlediniz mi? Bu hedefleri nasıl gerçekleştireceksiniz?

Toplumun her kesiminden insanımızın yanı sıra yabancı basının da büyük ilgi gösterdiği Beyoğlu Kültür Yolu Festivali'ni, bu yıl 4 bin 500'ün üzerinde alanında duayen sanatçının katıldığı, 84 ayrı noktada gerçekleşecek 1500'ü aşkın etkinlikle düzenleyerek büyütüyoruz. Başkent Kültür Yolu Festivali ise 70'i aşkın durakta 1500'den fazla sanatçının katıldığı, 300'den fazla etkinliğe ev sahipliği yapacak. Her iki festivalimizin artan etkinlik sayısıyla milyonlarca ziyaretçiyi ağırlayacağına canı gönülden inanıyorum. Bu yıl da TGA'nın koordinasyonunda hedef 30 ülkeden 60 yabancı basın mensubunu hem Beyoğlu hem de Başkent Kültür Yolu Festivallerinde ağırlayacağız. Yürüttüğümüz 360 derece pazarlama iletişimine, festivallerimiz için mobil teknolojiyi de entegre ettik. Türk Telekom ile yaptığımız iş birliği sayesinde Beyoğlu Kültür Yolu'nu kapsayan yerli 5G altyapısını paydaşlarımızla birlikte geliştirerek şimdiden hazır hale getirdik. Festivallerin aynı adlı iOS ve Android uygulamaları sayesinde sanatseverler katılacakları tüm etkinlikler hakkında kolayca bilgiye ulaşabilecekler.

* Festival kapsamına alınacak etkinlikleri belirlerken kıstaslarınız neler, hangi sanat dallarında nasıl performanslar bu festivallerde yer alabilir? İçeriği nasıl belirlediniz, özel bir ekibiniz var mı?

Festivalleri 'hem yaşayanlar hem de ziyaretçiler' yaklaşımıyla ele alıyoruz. Toplumumuza farklı sanat dallarının yer aldığı, 7'den 70'e tüm yaş gruplarına hitap eden ve dünya sanat sahnesinin en iyilerinden oluşan son derece kapsamlı bir program sunmaya odaklandık. Sanatın her rengi, her sesi ve biçiminin bir arada olmasını önceliklendiriyoruz. Biletli etkinliklerin yanı sıra İstanbul'da ve Ankara'da meydanları sahneye dönüştürerek halkımıza ücretsiz etkinlikler sunuyoruz. Herkesin erişebildiği, herkesin kendi ilgi duyduğu sanat dalından etkinliklere katılım sağlayabileceği, dünya çapında tanınan ve sevilen isimleri kendi şehrinde zorlanmadan izleyebileceği festivallere imza atmak için bakanlık bünyemizdeki ekiplerimiz, sivil paydaşları ve yerel yönetimleri de dahil ederek canla başla çalıştılar. Çevre illerden de festivallere geniş katılım bekliyoruz.

* Festivallerin uluslararası bir yönü de var. Yurt dışından da birçok sanatçı katılıyor. Festivali inşa sürecinde yerel yönetim, uluslararası katılım ve ulusal uygulama süreçlerini koordine etmeyi nasıl başardınız? Hangi ölçütlere dikkat ediyorsunuz?

Festivallerin programları ve içeriklerinde kültür yolu rotasında yer alan paydaş kurumların katkısı, sürdürülebilirliğin sağlanması için önem arz ediyor. Rota üzerindeki paydaşların ve bakanlık bünyemizdeki sanat kurumlarının bir arada hareket edebilmesini istiyoruz. Beyoğlu Kültür Yolu Festivali'nin, bu yıl 53 kültür-sanat paydaşı ile birlikte gerçekleşmesi bunun en güzel örneği diyebilirim. Kültür Yolları projelerini tasarlarken, rotalar üzerindeki kültürel ve millî değerlerimizi uluslararası etkinliklerle buluşturmak önceliklerimiz arasında yer alıyor. Bu yıl, Beyoğlu Kültür Yolu Festivali, Rebetiko müziğinin önde gelen isimlerinden Glykeria'nın AKM Türk Telekom Opera Salonu'nda gerçekleştireceği özel bir konserle sanatseverlere merhaba diyecek. Yine festival kapsamında, Doğu Avrupa'nın geleneksel Çingene şarkılarını dünya müzik sahnesinde evrenselleştiren Barcelona Gipsy Balkan Orchestra, değerli sanatçımız Suzan Kardeş ile aynı sahnede bir araya gelecek. Tunuslu ud üstadı Dhafer Youssef, Sufi geleneğini İstanbullu müzikseverler için ustalıkla harmanlayacak. Başkent Kültür Yolu Festivali'nde ise dünyanın en iyi vokalleri arasında gösterilen İspanyol şarkıcı Buika, dünyaca ünlü Bosna Hersekli sanatçı Dino Merlin, Afrika'nın altın sesi Salif Keita Başkentli sanatseverlerin huzurunda olacak. Ayrıca Berlin Devlet Operası'nda ilk kez sahneye çıktığı günden bugüne saygın şeflerle çalışan, ECHO Klassik Ödüllü soprano Anna Prohaska'nın şef Giovanni Antonini yönetimindeki Deutsches Symphonie-Orchester Berlin ile CSO Ada Ankara'da özel bir konser verecek. Toplumumuzun her kesimini dünya sanat sahnesinin duayen isimleriyle buluşturan bu etkinlikler, Türk sanatçılarımızı uluslararası meslektaşlarıyla yan yana getirerek kültürel alışverişi canlandıran kıymetli girişimlerdir.

Sadece Türkiye'nin değil, dünyanın da kültür ve sanat belleğinde önemli bir iz bırakan bu önemli merkez, kapılarını sanatseverlere yeniden açtığı ilk günden bugüne yerli ve yabancı ziyaretçilerimizden büyük bir ilgi görüyor. Salgın tedbirlerinin ve doğal olarak sağlık noktasında insanımızın çekincelerinin olmasına rağmen; açılışından bu yana AKM'yi ziyaret eden toplam kişi sayısı 750 bin oldu

* Geniş kapsamlı bu projelerin hayata geçirilmesinin de belli bir maliyeti oluyor. AKM örneğini ele alırsak; AKM'nin nasıl bir yönetim yapısı var? Kültür-sanat alanlarında fayda-maliyet analizleri -kolay olmasa da- göz önünde bulundurarak AKM nasıl yönetiliyor?

Kültür-sanat geçmişimizde özel bir yeri bulunan, İstanbul'un sanat yaşamının simgesi olan Atatürk Kültür Merkezi'ni sizlerin de bildiği üzere, geçtiğimiz yıl Cumhuriyetimizin kuruluş yıl dönümünde, modern mimarisiyle yeniden hizmete açtık. Dünyadaki emsalleri arasında ilk 10 arasında yer alan bu kültür kurumu, tıpkı Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası binası gibi başyapıtlarımız arasında. AKM'nin Avrupa'daki emsallerimizle kıyaslandığında, pandemiye rağmen üçte biri kadar sürede ve dörtte birinden daha az maliyetle bu yatırımı tamamladığımızı da özellikle belirtmek istiyorum.

Bizim Bakanlık olarak hem AKM hem de CSO Ada Ankara özelinde önceliğimiz, bu son teknolojilerle donatılan önemli çekim merkezlerinde sanatı geniş kitlelerle buluşturarak erişilebilir kılmak. Bu doğrultuda, gerçekleştirilen etkinliklerin bilet fiyatlarını ulaşılabilir kılmaya özen gösteriyoruz. Sadece Türkiye'nin değil, dünyanın da kültür ve sanat belleğinde önemli bir iz bırakan bu önemli merkez, kapılarını sanatseverlere yeniden açtığı ilk günden bugüne yerli ve yabancı ziyaretçilerimizden büyük bir ilgi görüyor. Salgın tedbirlerinin ve doğal olarak sağlık noktasında insanımızın çekincelerinin olmasına rağmen; açılışından bu yana AKM'yi ziyaret eden toplam kişi sayısı 750 bin oldu.

Çok sayıda uluslararası orkestrayı, dünyanın başlıca virtüözlerini, ses ve sahne sanatçısını ağırlayan AKM ve CSO Ada Ankara Bakanlığı'mıza bağlı olsa da yönetim ve operasyon ekipleriyle ve profesyonel yönetim anlayışıyla yönetilen kültür-sanat kurumlarımızdır. AKM, hizmet ettiği kültür ve sanat başlıklarında yeni değer ve eser üretimini desteklemek, bu sayede her iki alanın da zenginleşmesine ve gelişmesine katkı sunmak ve bu sürecin içine insanımızı katarak onların hayatında fark yaratmanın yanı sıra istekleri, tercihleri ve ilgileri ile AKM'nin ilerleyişinde rol almalarını sağlamak hedefleriyle yönetiliyor. Yüksek teknoloji ile kültür sanat dünyamıza tekrar kazandırılan bu simge mekanımız, köklü sanat geçmişimizde olduğu gibi geleceğin sanat sahnesinde de başrolde olacak. Bunun bir güzel örneği de AKM'nin eşsiz mimarisini kalıcı sanat eserleri ile zenginleştirmek için düzenlediğimiz ulusal heykel yarışmamız. AKM yerleşkesiyle bütünleşecek ve Taksim Meydanı'ndan görünür olacak heykel, alanında duayen isimlerden oluşan bir jürinin değerlendirmeleri sonucunda seçilecek. AKM'nin ikonik mimarisine katkıda bulunması beklenen eserin yaratıcısı 150 bin TL'nin sahibi olacak.

* Festivaller Beyoğlu ve Ankara'nın ardından Diyarbakır ve İzmir'le devam edecek. Sonrası için bir ön planlama yapıldı mı?

Türkiye; Beyoğlu ve Başkent Kültür Yolu Festivalleri ile dünyada benzerine zor rastlanan, uluslararası seyahatlerde belirleyici olan ve ciddi ziyaretçi kitlelerini cezbeden marka kültür-sanat festivallerine kavuştu. İstanbul bu yolda bizim için öncü adımdı, Ankara ile bu başarımızı perçinleyerek artıracağız. Sizin de değindiğiniz gibi sırada bu sene 1-16 Ekim tarihleri arasında ilk kez düzenlenecek olan Diyarbakır Sur Festivali var. Önümüzdeki sene ise mayıs ayı itibariyle kültür yolu festivallerine İzmir'i de dâhil ediyoruz. 137 yıllık tarihiyle İzmirlinin belleğinde önemli bir yere sahip olan ve en önemli mimari eserleri arasında yer alan İzmir Tekel Fabrikası'nın kültür-sanat kompleksine dönüştürülmesi için restorasyon ve rekonstrüksiyon çalışmasını 2022 yılının sonuna kadar tamamlayacak ve 2023'te de festivalle taçlandıracağız.

EN ÇOK OKUNANLAR