PİYASALAR

'İlk fırsat' gençlere dokunarak istihdama değer katıyor

Esas Grubu'nun sosyal sorumluluk faaliyetlerini gerçekleştirdiği ESAS Sosyal, 3 yıl önce başlattığı 'İlk Fırsat’ programı kapsamında az tanınan üniversitelerden mezun olan öğrencilere ulaşarak, bu öğrencilerin profesyonel dünyaya adım atmalarına destek oluyor

Lider sermaye gruplarından biri olan Esas Grubu, 2015 yılından bu yana adil ve paylaşımcı vizyonlarını sosyal yatırım alanına taşıyor. “Çünkü artık geri vermenin vakti gelmişti” diyen Esas Sosyal Kurucular Kurulu Başkanı Emine Sabancı Kamışlı, “Babam Şevket Sabancı, annem Hayırlı Sabancı, ben, kardeşim Ali Sabancı ve yeğenlerim Can Köseoğlu ile Kazım Köseoğlu bir araya geldik ve ailemizin hayırseverlik geleneğinin üzerine inşa edilen sosyal yatırımların kapsamını genişletmek ve yönetmek amacıyla bir sosyal yatırım birimi kurduk. Yani burada tam 3 nesil bir arada... Ailemizin DNA’sında topluma geri vermek var. Esas Sosyal ile bunu daha kurumsal, stratejik ve sürdürülebilir kılmak istedik. Amacımız sürdürülebilir sosyal yatırımlar yaparak ülkemizin kalkınmasına katkıda bulunmak. Bunu yaparken; ekonomik değeri ve topluma geri dönüşü ölçülebilir etkiler yaratmak. Yani klasik bir hayırseverlikten çok daha öte; dünyanın gittiği yönle paralel, ölçülebilir zeminlere oturtulmuş yeni bir sosyal yatırım modeli… Bu anlamda dünyada mevcut olan sosyal etki yatırımı anlayışının Türkiye’deki örneği diyebiliriz. İlk yatırım alanımızı gençler ve istihdam olarak seçtik. Bunun önemli sebepleri var. Bir kere bunu kabul edelim; Türkiye’nin en büyük varlığı, eğitilmiş genç nüfusu. Kimisinde altın madeni vardır, bizde eğitilmiş insan… Madem onlar bizim altın madenlerimiz, o zaman bunları işlemek durumundayız. Ana hedefimiz, tüm bu gençleri kazanmak. Çünkü en büyük değerimiz işsizse, umudu olmazsa nasıl bizim en büyük değerimiz olmaya devam edecek? Umut çok önemli; umudu olmayan hayal kuramaz, hayal kuramayan toplumuna katkı sağlayamaz. Esas Sosyal olarak ilk yatırım alanımıza karar verirken şöyle dedik; ‘Bizim işimiz istihdam yaratmak, bugün 10 binden fazla kişiye istihdam sağlıyorsak ve bu bizi mutlu ediyorsa, yine istihdama yönelik işler yapmalıyız’. Böylece gençler ve istihdam konuları bir araya geldi” şeklinde konuşuyor.

KALİTELİ İŞ GÜCÜ

Esas Sosyal’in ilk sosyal yatırımı olan ‘İlk Fırsat Programı’, 2016’da start alıyor. Bu programla, işverenler tarafından az bilinen devlet üniversitelerinden yeni mezun gençlerin maaşları karşılanarak Türkiye’nin önde gelen STK’larında 12 ay tam zamanlı olarak ilk iş deneyimlerini edinmeleri sağlanıyor. Katılımcılar; STK’larda özel sektörde karşılığı olan kurumsal iletişim, muhasebe, insan kaynakları, idari işler, satın alma, kaynak/iş geliştirme, bilgi teknolojileri gibi birimlerde görev alıyor. Bu çalışmanın, hem sivil toplum için kaliteli iş gücü demek olduğunu hem de istihdam edilebilirliği yüksek gençler yetiştirerek özel sektörün insan kaynağını çeşitlendirmek anlamına geldiğinin altını çizen Kamışlı, “Yani çift yönlü bir fayda söz konusu. İş gücü maliyetinin olmaması ve STK bilinci gelişen bir neslin iş dünyasına kazandırılması da STK’lar için önemli bir fayda. Program kapsamında gençlere sadece ilk iş deneyimlerini sağlamakla kalmıyor; aynı zamanda onların ilişki yönetimi, takım çalışması, sonuç odaklılık gibi 21. yüzyıl becerilerini geliştirmeye yönelik eğitimler, İngilizce ve ofis programları eğitimleri de sunuyoruz” diyor. 

'İLK FIRSAT’LI 95 ÖĞRENCİ OLDU

‘İlk Fırsat Programı’ kapsamında bugüne kadar 10 binlerce başvuru aldıklarını, binlerce özgeçmişi değerlendirdiklerini ve mülakat yaptıklarını anlatan Emine Sabancı Kamışlı, “2019 yılı katılımcılarımız olan 35 genç programı tamamlamak üzere. Bu gençler, şirketler ve sivil toplum kuruluşları için potansiyel iş gücü. Onlarla birlikte bugüne kadar toplam 95 gencimiz ‘İlk Fırsat’lı oldu ve iş birliği yapılan 22 STK’da iş başı yaptı. Ama burada sayılardan çok gençlerimizin başarısı önemli. Çalışmalarımız güzel sonuçlar veriyor, gençlerimiz fark ediliyor. Katılımcıların program bitmeden iş teklifi alma oranı yüzde 80, program sonrası 3 ay içinde işe girme oranı ise yüzde 94. Benim yapmak isteğim; bu şekilde destek olmaya devam ettiğimiz sürece ortaya başarılı sonuçlar çıkabileceğini herkese göstermek.  ‘İlk Fırsat’ı yaygınlaştırmak, özel sektör kurumlarıyla görüşme yaparak işe alım süreçlerinde yeni mezunlara eşit fırsat sunma konusunda farkındalık yaratmak ve ekosistemi genişletmek üzere çalışmalar yapıyoruz ve çalışmalarımız çok olumlu sonuçlar veriyor. Bugün mezun katılımcılarımızın yüzde 51’i Aksigorta, BDO, Boyner, Coşkunöz Holding, EY, Lobby İletişim, Mazars, Sanko Holding ve Trendyol gibi prestijli özel sektör kurumlarında iş hayatlarına başarılı bir şekilde devam ediyor; yüzde 49’u ise sivil toplum alanında çalışıyor” diyor.

“ARZ İLE TALEP, AKILLICA BULUŞTURULMALI” 

2020 yılında 5’inci yılını tamamlayacak olan Esas Sosyal, etki alanını daha da büyütmeyi; katılımcı, STK ve kurumsal destekçi sayısını artırmayı hedefliyor. Gençleri kazanmak için onlara ilk fırsatlarını vermenin ve gelişmelerine destek olmanın çok önemli olduğunu belirten Kamışlı, “Ben çözümün, ancak iyi kurgulanmış bir modelin her ölçekteki kurumun ihtiyaçlarını giderecek şekilde uygulanması ve kurumların da sisteme dahil olmasıyla gerçekleşebileceğine inanıyorum. Burada herkese görev düşüyor. İş var ama nerede var? İşte onu bilip arz ile talebi akıllıca buluşturmak gerek. Biz bunun için ‘İlk Fırsat’ köprüsünü inşa ettik. Şevket Sabancı ismiyle, vereceğimiz desteğin sürekliliğini teyit ettik. Ama bu köprüyü süratle genişletmek gerek; bu da ancak el ele verirsek olur. İlk Fırsat kapsamında var gücümüzle çalışacağız, gençleri destekleyeceğiz. İş dünyası finansal destek verecek, yeni mezunlara iş gücü sağlayacak. Basın kalemiyle destek verecek, konuyu daha geniş kitlelere duyuracak. Yani herkes üzerine düşen görevi yerine getirecek” diyor. 

'İLK FIRSAT’IN KURUMSAL DESTEKÇİLERİ

Emine Sabancı Kamışlı, 2016 yılında kurumların da 'İlk Fırsat’ı desteklemesi, İK havuzunun bir parçası olarak benimsemesi ve ortak geleceğimize katkıda bulunup köprüyü genişletmesini hayal ederken bugün bu hayalin gerçekleştiğine dikkat çekiyor. Kamışlı, “Vizyonumuzu paylaşan 6 kıymetli şirket, 2019 yılında 'İlk Fırsat' kurumsal destekçisi oldu. Katılımcılarının toplam maaş maliyetinin yüzde 23’ünü bu kurumlar karşıladı. Akfen Holding, Esas Gayrimenkul, Fiba Group, Pegasus Hava Yolları, Sanko Holding ve Volkswagen Doğuş Finans’a bize olan inançları ve verdikleri destek için teşekkür ediyorum. 

İş dünyasındaki değerli şirketlerimizi 2020 yılı ve sonrasında 'İlk Fırsat Programı’na destek vererek, eğitimli gençlere okuldan işe geçişte fırsat eşitliği sağlamaya davet ediyorum. İnsan kaynakları profesyonellerini de önyargılarını yıkmaları için ‘İlk Fırsat’lı gençlerle tanışmaya davet ediyorum; LinkedIn’de kapsamlı bir sayfamız var. 2019 katılımcılarına buradan ulaşabilirler”  açıklamasında bulunuyor.

“FIRSAT EŞİTLİĞİ YARATARAK SEN DE VARSIN DİYORUZ”

 

Farkındalık yaratmanın önemini hatırlatan Emine Sabancı Kamışlı, iki önemli noktayı şöyle açıklıyor: “İlki, gençlerin kendilerine yatırım yapıldığında neleri başardığını kendileri başta olmak üzere herkese göstermek. Biz, gençlerin mezun oldukları okullara değil, potansiyellerine bakıyoruz; akademik bilgilerine sosyal olarak ne eklediklerine, gönüllülük çalışmalarına, farkındalığı yüksek, öğrenmeye açık bireyler olmalarına bakıyoruz. Bu gençlerin Anadolu’nun az bilinen üniversitelerinden mezun oldukları için görünmez olmalarını kabul etmiyoruz. ‘Sen de varsın, biz de seni gördük!’ diyoruz ve 12 ay boyunca gerek iş deneyimi gerekse farklı eğitimlerle donanımlarını kuvvetlendiriyoruz. Sonuçları da çok başarılı oluyor. Farkındalık yaratmak istediğimiz ikinci konu ise gençlere iş hayatında fırsat eşitliği sağlanması. Birçok yeni üniversite var ama insan kaynakları profesyonelleri tarafından pek bilinmediği için, bu okullardan mezun gençler her zaman mülakatlara çağırılmayabiliyor. İK profesyonellerinin bakış açıları bu noktada çok önemli. Gençlere fırsat eşitliği sağlandığında neleri başardıklarını görmek için, İK profesyonellerinin işe alım süreçlerinde sadece okula bakarak değil, o gencin potansiyelini değerlendirebilecek farklı fırsatlar yaratması önemli. Bir şirketin İK havuzunda en iyi üniversiteden mezunların yanı sıra az bilinen üniversitelerden mezunların da olması gerekiyor. Ancak böyle geniş ve faydalı bir İK havuzu yaratılabilir. Biz hep iyi üniversitelerden mezunları işe almak için havuzumuzu daraltıyoruz, hakikaten o işin hakkını verecek başka gençlere fırsat vermiyoruz. Bazı gençlerin CV’leri, bazı şirketlerin kapılarından bile giremiyor. Anadolu’nun daha az bilinen üniversitelerinden gelen gençlerde de cevherler var; bunları değerlendirmek gerekiyor."