PİYASALAR

GIG ekonomisi özelleştiriyor

GIG ekonomisi, geleneksel maaşlı çalışanlardan oluşan sistemi yıkmaya geliyor. 2020 yılına kadar sadece ABD’de bu ekonomi modelinin, iş gücünün yaklaşık yüzde 43'ünü oluşturacağı öngörülüyor. Serbest çalışan ekosistemine dayanan, kurumlardan bağımsız kısa süreli iş kavramını hayatın değişmez parçası haline getiren GIG ekonomisini, iş başına anlaşma yapılması olarak tanımlayabiliriz. Bu terim, ülkemizde çok yeni olsa da, son yıllarda özellikle dijitalleşmenin tetiklediği GIG ekonomisinin 2025’te dünya çapında 335 milyar dolarlık seviyeye ulaşması bekleniyor. İşte, bu yeni sistemin avantajları ve dezavantajları

Her sabah saat 7’de kalkıp işe gitmek için hazırlanan ve akşam saat 18.00’da ofisten çıkıp yoğun trafiğin arkadaşlığı eşliğinde eve dönenlerden misiniz? Maaşlı çalışan olmaktan yakınan ve iş alanında kendi isteklerinin peşinden gitmeyi düşleyenlere, yeni pencereler açan gig ekonomisi, freelancerlar için oldukça güncel ve dikkat çekici bir alan. Özellikle Y Kuşağı’nın merceği altında olan gig ekonomisi, dijital dünyada yetişen ve günlerini açık ofislerdeki masalarında hayal kurarak geçiren bu gençlere istedikleri özgürlük alanını tanıyor…

PLATİN'İN ŞUBAT SAYISINI ALMAK İÇİN TIKLAYIN