"/>
PİYASALAR

Frimpeks CEO’su Emre Sayer: İthalatı azaltmak için çalışıyoruz

'2048 Geleceğe Hazır Mısın?' kitabı, büyük bir tanıtım kampanyasıyla geçtiğimiz ay raflardaki yerini aldı. Kitabın bir gelecek romanı olması; yapay zeka ve biyoteknolojinin 30 yıl sonra hayatımızda neleri değiştireceğini günlük yaşamdan örneklerle gözler önüne sermeye çalışması ve interaktif bir sonla bitiyor olması büyük ilgi uyandırdı. Bugünden, bu değişimlere ne kadar hazır olabileceğimizi sorgulayan kitabın yazarı, Frimpeks Ceo’su Emre Sayer ile bir araya geldik. Sayer’in kariyer öyküsünü, global arenada baskı ve kimya sektörlerinde ithalatın önüne geçen hamlelerle rekabet eden Frimpeks markasının 30 yılını ve gelecek projeksiyonunu konuştuk

Oya Yalıman / [email protected]

Geçtiğimiz ay çıkan romanınız '2048 Geleceğe Hazır mısın?' çok konuşuluyor ama biz öncelikle sizi iş insanı kimliğinizle okuyucularımıza anlatmak istiyoruz. Eğitim ve kariyer öykünüzü paylaşır mısınız? 

1977 İstanbul doğumluyum. Şişli Terakki Lisesi’nin ilkokulunu bitirdikten sonra, orta ve lise eğitimimi Özel Boğaziçi Lisesi’nde tamamladım. Ardından 1995 yılında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’ni kazandım ve buradan mezun oldum. İş hayatına atılmam da üniversitenin ilk yıllarında oldu. O zaman şirketimiz Frimpeks çok ufaktı ve bütün aile şirketlerinde olduğu gibi aile bireylerinin büyüyen şirketlerde aktif rol oynaması gerekiyordu. Ben de ağabeyim ve babama yardım için 1996 yılından itibaren part time, daha sonraki yıllarda ise tam zamanlı çalışmaya başladım. Tabii bu aktif tempo, üniversiteyi zamanında bitirmemi engelledi. 2002 yılında nihayet mezun oldum.

30 yılı geride bırakan aile şirketiniz Frimpeks’in CEO’luk koltuğunda oturuyorsunuz. Bugüne kadar hangi pozisyonlarda yer aldınız ve kurumsallaşma sürecinin hangi noktasında olduğunuzu düşünüyorsunuz? 

1996-1997 yılında part time olmak üzere bugüne kadar kesintisiz çalıştım. Hem ben hem ağabeyim üretimin ve yönetimin bütün kadrolarında çalıştık. İkimiz de çalışmamız gereken her kademede çalıştık. Şirket büyüdükçe kadromuz da genişledi ve birtakım işleri çalışan personelimiz devraldı. Kurumsallaşma yolunda önemli adımlar attığımızı düşünüyorum. Her aile işletmesi gibi tabii ki de patron olarak bazı süreçlere müdahalemiz oluyor ama genel itibari ile işlere müdahil olmaktan kaçınıyor ve işlerimin, kimisi uzun yıllardır bizlerle beraber olan yönetici kadrolar tarafından yapılmasına özen gösteriyoruz. Kurumsallaşma için yapmamız gerekenler var ama genel olarak gelinen noktadan ve bu konudaki yol haritamızdan memnunuz. 

RÖPORTAJIN TAMAMI VE PLATİN'İN OCAK SAYISINI ALMAK İÇİN TIKLAYIN