DERGİ
06 Ekim 2022 11:48

Dijital ve yeşil dönüşüm, makine sektörünü geleceğe taşıyor

Makine ve ekipman sağladığı imalat sanayi sektörlerinin; üretim, kalite ve rekabetçiliklerini doğrudan etkileyen makine sektörü, üretimin temel yapı taşını oluşturuyor.

Dijital ve yeşil dönüşüm, makine sektörünü  geleceğe taşıyor

Makine imalatı, ulusal ekonomilerin önemli bir kısmını temsil ediyor ve sektördeki birçok profesyonel, endüstrinin gelişme durumuna ve gelecekteki eğilimine büyük önem veriyor. Tüm sektörün rekabet gücünü artırmak için makine imalat sanayinin ürün kalitesine daha fazla önem verilmesi ve yenilikçi ruha sahip olunması gerekiyor. UNDP verilerine göre; makine sektöründe hem dış ticaret dengesine dikkat eden bir stratejiye hem de sektörel üretimin ve ölçeğinin artırılmasına ağırlık veriliyor. Dünya endüstri politikalarında robotik otomasyon, tedarik zincirinde güçlendirilmiş dijitalizasyon ve eklemeli üretim en önemli üç trend olarak karşımıza çıkıyor.

ÖNE ÇIKAN ÜLKELER

Yine; UNDP'nin yayınladığı, 'Covid-19 Krizine Yanıt ve Dayanıklılık Projesi'nin araştırma sonuçlarına göre özellikle, Doğu Avrupa, Kuzey Afrika ve Çin kaynaklı rekabette artış yaşanıyor. Çin, sektördeki yeniliği ve katma değeri artırmayı hedefleyen 'Made in China 2025' stratejisine odaklanıyor. Çin'in ardından endüstrisinin büyük oyuncuları Almanya ve Amerika oluyor. Çin, sektördeki önemli rolünü arz ve talebin her iki tarafında da oynuyor. Diğer ülkeler ara ürün üretmek için sadece Çin'in ihracatına bel bağlamakla kalmıyor, Çin de kendi üretimi için muadillerinden çok sayıda makine ithal ediyor. Öte yandan, 2022'nin ilk yedi ayında Türkiye'nin makine ihracatı 14.2 milyar dolar oldu. Esneklik, değişime hızlı cevap verme, müşteri odaklılık ve inovasyon potansiyelini hayata geçirme becerisiyle Türkiye, globalde öne çıkan ülkeler arasında yer alıyor. Artan risklere rağmen, şirketler genel olarak iyimser olmaya devam ediyor ve küresel ihracat için iyi bir gösterge olan sermaye harcamalarının 2022'de bir önceki yıla göre artması bekleniyor. Küresel makine ve teçhizat ihracatının 2022'de ortalama yüzde 3 oranında büyüyeceği öngörülüyor.

TEDARİK ZİNCİRİNİN ÇEŞİTLENDİRİLMESİ ZORUNLULUĞA DÖNÜŞTÜ

Önümüzdeki dönemde tedarik zincirlerinde hemen hemen tüm sektörlerde olduğu gibi makine ve teçhizat sektörünün tedarik zincirinde de yeniden yapılanma beklentisinin sonucu olarak dünyanın Çin'e bağımlılığının azaltılması gerekiyor.

Bu noktada Türkiye Makina Federasyonu (MAKFED), 'Makine İmalat Sektörü 2021' Raporu'nda üç ayrı kanaldan tedarikin artırılmasını sağlamanın yollarını şu şekilde sıralıyor:

1. Yurt içinden tedarik

2. Yakından ve bölge içinden tedarik

3. Uzaklık gözetmeksizin alternatif ülkelerden tedarik

Dünya endüstri politikalarında robotik otomasyon, tedarik zincirinde güçlendirilmiş dijitalizasyon ve eklemeli üretim en önemli üç trend olarak karşımıza çıkıyor.

MAKİNELERE YEŞİLİN ELİ DEĞİYOR

Çok geniş bir sektör olan makine endüstrisinin içinde yalnızca inşaat makineleri tek başına küresel olarak yıllık 200 milyar dolardan fazla gelire sahip. Makine ve ekipman endüstriyel operasyonlarda merkezi bir rol oynadığından değer zincirindeki şirketlerden, müşterilerinin sürdürülebilirlik beklentilerini karşılamaya yardım etmeleri talep ediliyor. Bu, daha yeşil ve daha temiz enerji kaynaklarına geçişi, tartışmaların ön saflarına taşıyor. Mevcut makinelerin çoğu, karbon yayan dizel veya benzinle çalışan mekanik tahriklere dayanıyor. McKinsey and Company, üreticilerin dikkate alması gereken iki ana yol olduğunu savunuyor. Bunlar; mekanik tahrikleri kullanmaya devam etmek, ancak hidrojen gibi daha düşük karbonlu yakıtlar kullanmak; veya piller veya yakıt hücreleri ile çalışan elektrikli sürücülere geçmek olarak özetleniyor. Çevreye uygun Ar-Ge ve üretim yapmak, bu amaca hizmet eden bir organizasyon kurmak ve üretim sürecini dönüştürmek sektörün önde gelen oyuncuları için büyük önem taşıyor. Bu noktada kuruluşlar adına; Avrupa Yeşil Mutabakatı'na uyum, enerji verimli üretim ve ürün, atıkların tekrar kullanımı ve sıfır atık fabrika gibi başlıklar ön plana çıkıyor. Türkiye'nin üçüncü büyük sektörü haline gelen makine imalatı, 18 bini aşkın firma ile 'yeşil makineler' stratejisi kapsamında büyüme yolculuğuna, sektöre yön veren küresel trendlerin de etkisiyle devam ediyor.

SEKTÖRÜN GÜÇLÜ VE ZAYIF YÖNLERİ

GÜÇLÜ YÖNLER

* Yüksek sermaye ve teknoloji

* Devam eden inovasyonun faydaları (endüstriyel otomasyon, 5G vb.)

* Çok çeşitli müşteriler ve pazarlar

ZAYIF YÖNLER

* Ekonomik döngüye ve özellikle Çin'e son derece duyarlı

* Karmaşık ve parçalı tedarik zinciri nedeniyle alt ve üst sektörlere bağımlılık

* Sermaye teşviki

SEKTÖRDEKİ ANA TRENDLER

Aslında, üretimi dönüştürmek için bir dizi eğilim bir araya geliyor. Endüstri, teknoloji ile gelişmeye devam ediyor. Makine sektörünü etkisi altına alan trendler ise 8 başlıkta şekilleniyor

01I TÜKETİCİ ODAKLI ÖZELLEŞTİRME

Tüketici tercihleri sürekli değişiyor, ancak mevcut değişiklik, kişiselleştirilmiş veya özelleştirilmiş ürünlere odaklanıyor. Şirketlerin daha geniş çeşitlilikte ürün karışımlarını ve daha hızlı ve sık değişimleri destekleyebilecek yeni makineler tasarlaması ve inşa etmesi gerekiyor.

02I AKILLI MAKİNELER

Endüstriyel bileşen tedarikçileri IIoT'yi (Endüstriyel Nesnelerin İnterneti) benimsiyor ve makine üreticileri, makinelerinin ürettiği büyük miktarda veriden nasıl yararlanacaklarını öğreniyor.

03I HİPER-OTOMASYON

Kuruluşların mümkün olduğunca çok sayıda iş ve BT sürecini hızlı bir şekilde tanımlamak, denetlemek ve otomatikleştirmek için kullandıkları, iş odaklı bir yaklaşım... Yapay zeka ve makine öğrenimi dahil olmak üzere birden fazla teknolojinin, aracın veya platformun düzenlenmiş kullanımını içeriyor. Elektrik ve kontrol otomasyon mühendisleri, yeni nesil daha hızlı, daha üretken makineler oluşturmak için tüm verilerden yararlanan ve makine davranışını ve performansını daha iyi anlayan ilk kişiler olarak karşımıza çıkıyor.

04I KÜRESEL REKABET VE YENİ İŞ MODELLERİ

Yeni girişimler daha esnek ve çevik oluyor. Deneyimli çalışanlar emekli olurken, birçok işveren iş gücünü makine öğrenimi ile değiştirmek zorunda kalıyor.

05I DİJİTAL İKİZLER

Dijital ikizler, Endüstri 4.0'ın önemli bir parçası olarak konumlanıyor. Herhangi bir fiziksel süreci veya nesneyi simüle etmek için kullanılıyor. Örneğin; bir üretim ortamında, yeni bir ürünün boyutlarını simüle etmek veya makinelerin belirli koşullar altında nasıl çalıştığını görmek için fabrikadaki ekipmanın dijital bir kopyasını oluşturmak için bir dijital ikizden yararlanılabilir. Boeing, dijital ikizleri kullanarak, ilk parça kalitesinde yüzde 40'lık bir iyileştirme oranı elde etmeyi başardı. 2018'de Boeing'in o zamanki CEO'su Dennis Muilenburg, dijital ikizlerin önümüzdeki 10 yılda üretim verimliliği iyileştirmelerinin en büyük itici gücü olacağını vurguladı.

06I WEB3 VE BLOK ZİNCİRİ TEKNOLOJİSİ

Web3, blok zincirler ve NFT'ler gibi dağıtılmış bilgi işlem teknolojilerinin ortaya çıkmasıyla birlikte, üreticilerin tedarik zincirlerini daha iyi izlemeleri ve hatta tedarik zincirleri boyunca birçok işlemi otomatikleştirmeleri için fırsat doğuyor.

07I 3 BOYUTLU YAZICILAR

3 boyutlu yazıcılar daha uygun maliyetli, verimli ve ölçeklenebilir hale geldikçe, üreticiler giderek daha az malzeme kullanan ve geleneksel üretim yöntemlerinden daha az atık yaratan bu teknolojiyi kullanarak ürünler üretebilecekler. Airbus, 15 yılı aşkın bir süredir 3 boyutlu yazıcı teknolojisini kullanıyor ve bu da onu imalat endüstrisinde bir öncü haline getiriyor.

08I ROBOTİK

Otomasyonun en önemli olanaklarından biri, robotların kullanılmasına yönelik çalışmalar... Özellikle, insanlarla birlikte çalışmak üzere tasarlanmış iş birlikçi, akıllı robotlar yani 'cobot'lar', üreticilerin verimliliğini artırmalarını sağlıyor. Universal Robots'un robotik kollarını Japonya'daki motor üretim tesislerinde üretim süreleriyle ilgili sorunların üstesinden gelmeye yardımcı olmak için kullanan Nissan için durum buydu.

EN ÇOK OKUNANLAR