PİYASALAR

Anadolu'nun ata tohumları tüketiciyle buluşuyor

Türkiye tarımda özüne dönüyor. Tohumda yerli ve millileşme çalışmalarının en önemli adımlarından biri olan ve 2017 yılında başlatılan yerel tohum buluşmaları’, 'mirasımız ata tohumu projesi’ ile amacına ulaşıyor. Bu paralelde 11 çeşit ürün, 'ata tohum’ markası altında Migros mağazalarında satışa sunuldu

Ata tohumu konusuna girmeden önce, ata tohumunun ne olduğunu belirterek başlamak daha doğru olacak. Ata tohumu, adı üstünde, atalarımızdan bugüne kadar gelen, herhangi bir işleme tabi tutulmamış, yerli ve doğal tohumlardır. Eskiden çiftçilerin, tarladaki en büyük domates, patlıcan, biber gibi ürünleri tohumluk olarak bir sonraki yılın ekimi için sakladıkları bilinir. Bir sonraki ekim döneminde bu tohumlar kullanılırdı. İşte saklanan bu tohumlara, ata tohumu denirdi. Binlerce yıl Anadolu topraklarında sebze ekimi de hep bu şekilde yapıldı.

Peki sonra ne oldu? Ne yazık ki, kendi elimizle bu tohumlarımızı yok ettik… Modern tarım yöntemlerinin yol açtığı etkiler yüzünden zaten yeteri kadar azalmış olan ata tohumları, hibrit ve GDO’lu tohumların tehdidi altına girdi. Şimdiyse ata tohumu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayelerinde, Tarım ve Orman Bakanlığı ve Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM) iş birliğiyle beraber ‘Ata Tohumu’ projesiyle hayata geçirildi.

PROJE NASIL BAŞLADI?

‘Mirasımız Ata Tohumu Projesi’nin tohumları, aslında 2.5 yıl önce atıldı. Emine Erdoğan’ın 2017 yılında İzmir’de yapılan ‘Yerel Tohum Buluşmaları’ ile temelini attığı çalışmalar, Samsun ve Şanlıurfa’da devam etti. Bu bölgelerde yıllardır yetiştirilen ürünleri gelecek kuşaklara aktarabilmek amacıyla halk ve çiftçiler ellerinde bulunan ata yadigarı tohumları devletin güvenli ellerine teslim etti ve tohumlar toprakla buluştu.

Tarım ve Orman Bakanlığına teslim edilen tohumların sayısının haziran ayı itibarıyla bini aşarken, bu tohumların bir kısmı gen bankasında koruma altına alındı, bir kısmı da Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesindeki kuruluşlarca kimyasal ve genetik analizlere tabi tutularak sınıflandırıldı. TİGEM aracılığı ile tohumlar kayıt altına alındı ve gen bankalarında muhafaza edildi. Şimdiyse güçlü, uluslararası rekabet gücüne sahip milli tohumculuğun geliştirilmesine öncülük etmek amacıyla proje kapsamında yerli tohumlardan üretilen ürünler, ‘Ata Tohum’ markasıyla tüketiciyle buluşuyor.

GEN BANKASINDA KORUNUYOR

Ata tohumlarından ilk etapta 60 ton ürün elde edildiğini söyleyen Emine Erdoğan, “Bakanlığımız, bu tohumları gen bankamızda muhafaza edip çoğaltıyor, fide haline getirip tekrar toprakla buluşturuyor. Ata tohumlarımızdan ilk etapta 60 ton ürün elde ettik. Kandıra’nın sivri biberinden Samsun’un köy salatalığına, Çorum’un 10 dilim kavunundan Ayaş’ın beyaz bodur domatesine kadar 11 çeşit ürün mağazalarda satışa sunuldu. Bu sayede anılarımızda dahi yok olmaya başlayan tatlar ve kokular, bundan sonra nostalji olmayacak, inşallah yaşamaya devam edecek” ifadelerini kullanıyor.

Bununla beraber tarımın Anadolu’da 8 bin yıldan fazla zamandır yapılmakta olduğunu dile getiren Erdoğan, “Bir anlamda burası tarımın beşiğidir. Ve öyle kalmalıdır. Tarıma olan ihtiyaç gelecekte çok daha fazla karşımıza çıkacak. Dolayısıyla bugün attığımız adımlar geleceğimize sahip çıkmak ve çocuklarımızı kimseye muhtaç etmemek anlamına geliyor” şeklinde konuşuyor.

ATA TOHUMU TANITILDI

‘Mirasımız Ata Tohumu Projesi’, bu bağlamda geçtiğimiz aylarda tanıtıldı. Etkinlikte konuşan Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli de yerli tohumların yayımlanan yönetmelikle güvence altına alındığını belirterek, “Bakanlığımızca, mevzuat çalışmaları ile son şekli verilen, ‘Yerel Çeşitlerin Kayıt Altına Alınması, Üretilmesi ve Pazarlamasına Dair Yönetmelik’ 3 Eylül’de Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Tohumlukların çoğaltımı, pazarlanması, idamesi ve sürdürülebilir kullanımı ile ilgili kurallar getirilerek, ticareti yapılacak yerel tohumlukların kayıt altına alınması, tohumluk üretimi, piyasaya arzı ve denetimlere ilişkin usul ve esaslar belirlendi. Böylelikle; yönetmelik ile yerel çeşitler tamamen kamu malı olarak tanımlanmış ve bu çeşitlerin toplanması, tanımlanması, kayıt altına alınması, muhafazası ve sertifikalı tohumluk üretimleri, Bakanlığımız birimlerince yürütülecek şekilde düzenlenmiştir” diye konuştu.

HEPSİ KAYIT ALTINDA

Tohumların çoğaltılması, pazarlanması, sürdürülebilir hale getirmesi konusunda çalışmaları yürüten firmaları belirten Pakdemirli, “Tohumlukların çoğaltımı, pazarlanması, idamesi ve sürdürülebilir kullanımı ile ilgili kurallar getirilerek, ticareti yapılacak yerel tohumlukların kayıt altına alınması, tohumluk üretimi, piyasaya arzı ve denetimlere ilişkin usul ve esaslar belirlendi. Böylelikle yönetmelikle yerel çeşitler tamamen kamu malı olarak tanımlandı ve bu çeşitlerin toplanması, tanımlanması, kayıt altına alınması, muhafazası ve sertifikalı tohumluk üretimleri, bakanlığımız birimlerince yürütülecek şekilde düzenlendi. Yerel çeşitlerin toplanması, tanımlanması ve muhafaza işlemleri Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) tarafından uygulanıyor. Üretim, pazarlama ve dağıtım işlemleri bakanlığımız ilgili ve bağlı kuruluşları TİGEM, Tarım Kredi Kooperatifleri (TKK) ve Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından yürütülecektir” dedi.

“ATA TOHUM PROJESİ YALNIZCA BİR PROJE DEĞİL”

Ata Tohumu Projesi’nin yalnızca bir proje olmadığını dile getiren Pakdemirli, “Şunun altını muhakkak çizmem gerekir; Ata Tohum Projesi yalnızca bir proje değil. Bu çalışma, bir projeden çok daha fazlasını ihtiva eder. Çünkü biz, bu proje için ‘Mirasımız Ata Tohumu Projesi’ dedik. Zira biliyoruz ki, ‘analar dolu’ toprağımızın bizim olduğuna en büyük delil, işte bu ata tohumları. Bu tohumlar, bu topraklardaki mührümüz. Bu tohumlar, bu topraklardaki genlerimiz. Bu tohumlar, farkımız ve markamızdır. Bu tohumlar, özgünlüğümüz ve özgürlüğümüzdür. Sözün özü bu tohumlar, bu topraklardaki geçmişimiz ve geleceğimizdir” diyerek sözlerine son verdi.

“2020’DE ÜCRETSİZ OLARAK DAĞITILACAK”

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu “Yerel çeşitlerin kayıt altına alınması, üretilmesi ve pazarlanmasına dair yönetmelik 3 Eylül’de yayımlandı. Bu düzenleme bir milat. Tohumu kaybetmek, hem beslenme kültürünü hem de geleceğini kaybetmektir. Yerel tohumlarımız bizim milli kaynaklarımızdır. Bunları korumak milli görevdir ve milli güvenliğimizle ilgilidir. Tohum, aynı zamanda biyolojik bir silahtır. Onun genetik yapısını öyle bir değiştiririm ki ileride siz onu tüketmeye başladıktan sonra MS, kanser, hipertansiyon, diyabet gibi metabolizma hastalıklarına da yakalanabilirsiniz. Tabii ki Türkiye Cumhuriyeti devleti bu konuda tedbirlerini fazlasıyla alıyor ve bu bir milli güvenlik meselesidir. Tarım ve Orman Bakanlığı aracılığıyla 2020 yılında isteyen tüm vatandaşlara ücretsiz olarak ata tohumu verilecek.” dedi