PİYASALAR

Ahmet Ahlatcı: İsterseniz, Anadolu’nun da taşı toprağı altın olabilir

Bundan birkaç yıl önce, Google’da dünyanın merkez noktasının çorum olduğuna dair yapılan haberleri çoğumuz hatırlıyordur. Dünyanın olmasa da Türkiye’nin tam ortasında bulunan Çorum’un en büyük markası olan Ahlatcı Holding, Anadolu’nun bilezikçisi olarak tanınıyor. Kurdukları altın rafinerisiyle, Türkiye’nin alanında en büyük şirketlerinden olduklarını belirten Ahlatcı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Ahlatcı, ülkenin en büyük altın üreticisi ve ihracatçılarından olduklarının da altını çiziyor

Çorum’un kuyumculuk merkezi olan Eğridere Çarşısı’nda 1984’te açtığı küçük bir kuyumcu dükkanı ile iş dünyasına adım atan Ahmet Ahlatcı, bugün Türkiye’nin en büyük altın üreticisi ve ihracatçılarından. Türkiye’nin altın üretimi ve ihracatında önemli bir yere sahip olan holdingin, 3 bin 180 çalışanı bulunuyor.

Bilezikte Türkiye’nin en büyük oyuncusu olan Ahlatcı Holding, ihracatta ise Türkiye’de ikinci konumda bulunuyor. 2018’de yaptıkları ihracatla iş hacimlerinin yüzde 35’ini, 2016 yılında 23 milyon Euro yatırımla devreye aldıkları altın rafineri şirketleri Ahlatcı Metal Rafineri’den, yüzde 40’ını ise kuyum ve döviz işlerinden elde eden şirket, önümüzdeki dönemde ise satın alma ve halka arz gibi modellerle büyürken, Anadolu’nun da taşı toprağının altın olduğunu hatırlatıyor.

2016 yılında hayata geçirdiğiniz rafineriniz hakkında kısaca bilgi verebilir misiniz?

Öncelikle şunu belirtmemiz gerekir; Türkiye’de dört tane altın rafinerisi var. Bunların üçü İstanbul’da, biri de Çorum’daki bizim rafinerimiz. Rafinerimizi 23 milyon Euro’luk bir yatırımla 2016 yılında devreye aldık. Geçen yıl burada 45-50 ton arasında bilezik, küpe, yüzük tarzında takı ve 120 tonun üzerinde de külçe altın ürettik. Rafinerimiz, holdingimizin gözbebeği. Şu anda holdingimiz genelinde 3 bin 180 çalışanımız bulunuyor. Şirketimizi İstanbul’a taşısak, bugünkünün 5 katı üzerinde çalışana sahip olabiliriz, fakat biz Çorum’un gelişmesine katkı sunmak istiyoruz. Önceliğimiz Çorum.

Sizin için 2018 yılı nasıl geçti? İhracatta nasıl bir performans sergilediniz?

2018 yılında altının ons fiyatındaki artışın yanında döviz kurunda yaşanan artışın da etkisiyle birlikte 2018 yılını 543 milyon doları ihracat olmak üzere 75 milyar TL iş hacmi ile kapatmayı başardık. Bu yıl sonunda ihracat tarafında 1 milyar Euro’yu geçmeyi öngörüyoruz. 2019 yılında altın fiyatlarındaki yukarı eğilim nedeniyle ciromuz daha da artacak. Dünyada 26 ülkeye altın satıyoruz. Yurt dışında en büyük pazarımız Dubai. Buraya, 2018 yılında 441 milyon dolarlık ihracat yaptık. Bu pazarı 53 milyon dolarla Irak, 9 milyon dolarla İsrail izlerken; Panama, Amerika, Libya ve Kırgızistan ise diğer büyük pazarlarımız. Guatemala da altın sattığımız ülkelerden. Amerika’ya en çok alyans satıyoruz. Özellikle erkekler, bu pazarda alyansa büyük önem veriyor.

“TÜRK YATIRIMCI ALTINDA SÖRF YAPMAYI ÖĞRENDİ”

Tasarruf denildiğinde Türk insanının aklına ilk olarak altın geliyor. Bu ilgiyi nasıl yorumluyorsunuz?

Türkiye’de yatırımcı, altın yatırımını seviyor. Ülkemizde yastık altında 3 bin 850 ton altın olduğu tahmin ediliyor ki, bu da 173 milyar dolara denk geliyor. Bunun yanında bilinmeyen ama tahmin edilenle birlikte 4 bin 500 civarında altından, yani 200 milyar dolarlık bir varlıktan söz ediyoruz. Türkiye’de altın yatırımcısının piyasaları çok iyi takip ettiğini düşünüyorum. Yatırımcı ons fiyatının 31,99 ile çarpıldığını biliyor. Bırakın Türkiye’yi; ABD’den hangi verinin geleceğini, bunun piyasalara olası etkisini biliyor. Yılda 5-6 defa altın fiyatlarında ons fiyatı ve dolar/TL fiyatı kaynaklı dalgalanma oluyor. Altın yatırımcısı yüzde 10 civarında bir kâr marjı gördüğünde altın alıp, beklediği seviyeye geldiğinde satıyor. Yani Türk yatırımcı altında sörf yapmayı öğrendi. Altın yatırımcısı sadece altın almıyor, altın dolar/ons fiyatından hesaplandığı için altın alırken, dolara da yatırım yapmış oluyor.

Bahsettiğiniz yastık altı rakamlar oldukça yüksek boyutlarda. Peki, Türkiye’de yıllık altın üretimi hangi safhalarda?

Türkiye’de geçen yıl 32 ton altın üretildi. Fakat iyi çalışılırsa, Türkiye’deki altın üretme potansiyeli yıllık 150 tona çıkabilir. Bir altın madeninde en hızlı altın çıkarma süreci 2 ila 2.5 yıla denk geliyor.

Bugüne kadar ürettiğimiz 1 gram altını bile kayıt altında tutmaya 36 yıldır özen gösteriyoruz. Fakat Türkiye’de altın üretimi tam anlamıyla resmi kayıtlar altında tutulmadığı için Türkiye’nin altın üretimi hakkında bir rakam vermek mümkün değil. Dolayısıyla kayıt altında olmayan üretim, kayıtlı üretimden katbekat daha fazla.

Sektörün içinden biri olarak altındaki yükselişin devam edeceğini söyleyebilir misiniz?

Altın yatırımcısı 22 ayar bilezik alarak, eşinin koluna takıyor. Bunun yanında tasarruf da yapmış oluyor. Bu nedenle 22 ayar bileziğe ilgi devam ediyor. Gram, çeyrek, ata veya daha gramajı büyük 24 ayar altın da yatırım için tercih ediliyor. Dolara yatırım yapmak isteyenlere, altın öneriyoruz. Çünkü böylece doların getirisine de yatırım yapılıyor.

2011 yılında 1.900 dolarları gören altının ons fiyatı, 1.100 dolarlara geriledikten sonra geçtiğimiz günlerde 1.450 dolar/ons seviyelerini test etti. Bizim beklentimiz, ons fiyatındaki yükselişin devam etmesi yönünde. Çünkü dünyada ülkeler dolara güvenmiyor ve altın alıyor. Benim görüşüm, 2020 yılında 1.550-1.600 dolar/ons seviyelerinin test edilebileceği yönünde. Böyle bir ortamda yatırımcılara döviz yerine altın almalarını tavsiye ediyoruz.

ÜÇ YIL İÇİNDE HALKA AÇILACAK

Ahlatcı’nın Koza Altın’dan gelen altınları rafine ettiği biliniyor. Önümüzdeki dönemde Koza Altın’ı bünyenize katmak gibi bir niyetiniz var mı?

Amacımız, dünya çapında bir oyuncu olmak ve rafinerimizi daha da büyütmek. Koza Altın’ın üç yıldır rafinasyonunu yapıyoruz. Koza için yılda 12 ton altın üretiyoruz. Henüz Koza Altın’ın mahkemesi devam ediyor. Koza Altın’da 750 milyon dolarlık bir büyüklük söz konusu. İhaleye çıkarsa girmek isteriz. Bununla beraber şirketimizi de üç yıl içerisinde halka açmak niyetindeyiz.

Geçtiğimiz dönemde Venezuela altınlarının Çorum’a geldiği haberleri medyada yer buldu. İşin aslı nedir? Venezuela altınlarını siz mi işliyorsunuz?

2018 başından itibaren kasım ayına kadar Venezuela’dan İstanbul’daki rafinerilere yaklaşık 900 milyon dolarlık altın geldi ve işlendi. ABD ise 1 Kasım 2018 itibariyle Venezuela altınının rafine edilmesine yasak getirdi. Biz ise ne yasak gelmeden önce ne de yasak geldikten sonra Venezuela altını işledik... İşin aslı ise şöyle; Venezuela yılda 270 ton (12 milyar dolar değerinde) altın çıkarıyor ve bunu ABD, İngiltere ve İsviçre’deki rafinerilere veriyor. Ancak ödemelerde sorun yaşıyor. Biz de hal böyle olunca Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın kafilesiyle Aralık 2018’de Venezuela’ya gittik. Burada yapılan görüşmeler sırasında Venezuela Devlet Başkanı Maduro, ülkelerinde altın rafinerisi kurmak istediklerini anlatınca, Cumhurbaşkanımız da beni yanına çağırdı. En modern rafinerinin Türkiye’de bizde olduğunu anlattı ve gelip rafineriyi incelemelerini tavsiye etti. Sonrasında Venezuela Ekonomiden Sorumlu Devlet Başkan Yardımcısı Tareck El Aissami, bu yıl 16 Ocak’ta Türkiye’ye ziyareti sırasında bizim rafineride de incelemelerde bulundu ve gitti. Yani biz Venezuela altını işlemedik, ama böyle haberler çıktı. Bu haberin doğruluk payı yok.

ÇORUM’DA, ÇORUM’LA BERABER BÜYÜYORLAR

Sadece kendisinin değil, eğitimleri sonrasında oğulları ve kızının da Çorum’da yerleşik olduğunu ifade eden Ahlatcı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Ahlatcı, tüm yatırımlarını Çorum’a yapmayı tercih ettiklerini dile getiriyor. “İstanbul’da 2 TL kazanacağımıza Çorum’da 1 TL kazanıyoruz, ama şehrimize destek oluyoruz. Şehrimize istihdam sağlıyoruz” diyen Ahlatcı, yıllardır dile getirilen ‘taşı toprağı altın şehir’ benzetmesinin yalnızca İstanbul için değil, Türkiye’nin her noktası için geçerli olabileceğini de böylelikle gösteriyor.