DERGİ
23 Şubat 2022 18:18
Platin

“AB YÜZÜNÜ YENİDEN ABD'YE DÖNERSE, SAVAŞ KÜRESEL ÖLÇEKTE BÜYÜYECEK”

UKRAYNA İLE RUSYA ARASINDA YAŞANAN GERİLİMİN EKO-POLİTİK SEBEP VE SONUÇLARINI PROF. DR. SÜLEYMAN SEYFİ ÖĞÜN İLE KONUŞTUK

“AB YÜZÜNÜ YENİDEN ABD'YE DÖNERSE, SAVAŞ KÜRESEL ÖLÇEKTE BÜYÜYECEK”

Birçok akademisyen, Rusya ve Ukrana arasındaki gerilim sebebiyle sıcak savaş riskinin hiç olmadığı kadar yüksek olduğunu belirtiyor. Bu gerilimin ve sıcak savaş riskinin altında yatan sebepleri nasıl özetlersiniz?

Savaş riskinin Ukrayna ile doğrudan bir bağlantısı olduğunu zannetmiyorum. Ukrayna gerilimi olsa olsa zaten var olan savaş riskinin apse yaptığı yer olabilir. Savaşların derin ekonomik sebepleri vardır. Eğer belli bir tarihsel momentte, tıpkı bugün olduğu üzere 'işsizlik', 'durgunluk' ve 'enflasyon' üçlüsü eş zamanlı yükseliyorsa savaş bulutları toplanıyor denilebilir. Bu üç unsur, ayrı ayrı dönemsel olarak kriz yaratabilir. Mesela bir dönemde işsizlik artabilir, başka bir dönemde durgunluk yaşanabilir veya enflasyon artabilir. Hepsinin üstesinden bir şekilde gelinebilir... Ama bu üçünün eş zamanlı yükselişi sistemdeki bir krizin göstergeleridir. Savaş, sistemik krizlerin aşılamadığı yerde kuvvetli bir ihtimal olur.

Gerilimin sıcak savaşa evrilmesi durumunda bu meselenin Türkiye'ye yansımaları nasıl olur? Ekonomik ve politik çerçeveden değerlendirir misiniz?

Elbette çok ağır olur. Eğer savaşa dâhil olursa -ki bu ihtimali düşünmek bile istemem- zâten çok ağır bir darbe yer. Dışında bile kalsa -ki bunun daha kuvvetli bir ihtimâl olduğunu düşünüyorum- Türkiye yine kaybeder. Türkiye, gerek Ukrayna gerek Rusya ile son on sene zarfında hayli derin ve hayati ilişkiler kurdu. Bu savaşın Avrupa'yı da vuracak olan bir tarafı muhakkak olacaktır. Türkiye-Avrupa ile de çok hacimli ekonomik ilişkilere sâhip. Hasılı, ABD'nin kaprisyöz siyasetlerinin faydaları açısından kumar oynamak lüksümüz yok.

"ABD'NİN AMACI AB'Yİ FABRİKA AYARLARINA DÖNDÜRMEK"

Türkiye olası bir çatışma ihtimalinde Karadeniz'in güvenliği konusunda hangi adımları atmalı?

Hiç şüphesiz tek ve vazgeçilmez dayanak, uluslararası meşruiyeti olan Montreaux sözleşmesidir... Bu sözleşmenin kuralları dışına çıkılmamalı. Türkiye tek yanlı bir mâceraya girmemeli.

NATO genişleme politikaları çerçevesinde Rusya'nın güvenlik politikalarına zıt bir görüşü benimsiyor. Bu gerilim Avrupa ile Rusya arasındaki enerji güvenliğini nasıl etkiler?

Elbette burada sıkışan, tâbir yerindeyse, tost olan Almanya ve Fransa... Kendi nam ve hesabıma, bu sürecin ABD'nin AB'yi fabrika ayarlarına döndürmeyi, neticede NATO standartlarını ve disiplinini ihyâ etmeye müteveccih bir tarafı olduğunu düşünüyorum. ABD, AB'nin görece bağımsızlaşan ve hem Çin hem de Rusya'ya yaslanan bir istikamet kazanmasına mâni olmaya gayret ediyor.

"ASIL MESELE, ABD-AB ARASINDA PATLAMIŞ OLAN DİKİŞLERİ YENİLEMEK"

Son yapılan açılamalar çevçevesinde Kuzey Akım 2 projesinin akıbetini nasıl görüyorsunuz? Avrupa Rusya ile olan anlaşmazlıklarından doğacak enerji problemlerini aşabilecek mi?

Mesele de zaten bu... Rusya'nın eli bu noktada çok kuvvetli. AB'nin enerji ihtiyacı hususunda, hele ki kısa ve orta vadede alternatifinin olmadığını biliyor. ABD ise Rusya karşısında AB'yi safını seçmeye zorluyor. AB iki beklentisini gözden geçirmeye zorlanıyor. Başta Almanya ve Fransa olmak üzere, Avrupa'nın Çin'e yaptığı yatırımlar ve büyüyen ticaret hacminin sağlayacağı faydalar ve doğalgaz ihtiyacının geleceği mi; değilse ABD'nin safına geçerek ve de çok yıkımlı bir süreci göze alarak - Rusya'nın Ukrayna'yı yutmasına, askerî mânâda ses çıkarmadan ve ağır ambargolarla kendi içine çökmesi varsayımı üzerinden- kurulabilirse eğer yeni bir dünya düzeninde yerini almak mı? İki çok somut; diğeri ise çok belirsiz ve adeta bir kumar... Ama ilk belirleyici işlerse, Rusya'nın nüfuzuna girmekten de çekiniyor. Gerçekten de AB için tam manasıyla trajik bir durum.

Putin yaptığı açıklamalarda sıcak savaşın kazananının olmayacağının altını çiziyor. Güncel askeri kapasiteleri düşünürsek olası bir çatışma ihtimalinde Rusya mı yoksa NATO mu öne çıkıyor?

Putin pozisyonunun sağladığı avantajın farkında. Bu uyarıyı aslında doğrudan AB'ye (Almanya ve Fransa'ya) yapıyor. Savaşın yaygınlaşacağını, kontrol altına alınamayacağını ima ediyor. Avrupa'nın yeniden Atlantik Paktı'nın içine girmesini engellemeye çalışıyor. NATO disiplininden ayrışmış Avrupa'ya oynuyor... Hasılı mesele Ukrayna meselesi ya da ABD-Rusya meselesi değil. Mesele, ABD-AB arasında patlamış olan dikişleri yenilemek meselesi... Bu sağlanırsa, yani AB yüzünü yeniden ABD'ye dönerse, savaşı daha küresel ölçekte büyütecek olan bir başka sürece girdik demektir.

EN ÇOK OKUNANLAR