PİYASALAR
Ufuk Tarhan
[email protected]

Başarı için şimdi bir de LQ’yu yükseltmek gerekiyor!

Lütfen kişisel ve kurumsal olarak LQ yükseltme sürecini resmen başlatın. Sınırsız internet, paylaşım olanakları ile kendinizin ve kurumunuzun öğrenme programlarını her şeyden daha fazla önemseyin.

Ufuk Tarhan / [email protected]

Sürdürülebilir, yükselen başarı için IQ ve EQ’nun ne kadar önemli olduğunu hepimiz öğrendik. Bir kez daha kısaca hatırlayalım.  

IQ (Intelligence Quotient) / Zeka: Zihnin öğrenme, öğrenilenden yararlanabilme, yeni durumlara uyumlanabilme ve yeni çözüm yolları bulma yeteneği. IQ yüksekliği; sayılar, düşünceler ve olaylar arasında daha iyi bağlantı kurabilmeyi, bunlardan çok daha fazla ve farklı sonuçlara ulaşmayı sağlıyor. 

EQ (Emotional Quotient) / Duygusal Zeka: 1995 yılında psikolog ve zeka bilimci Daniel Goleman’ın ‘Emotional Intelligence’ isimli kitabı ile IQ’nun tahtını sallaması ile hayatımıza girdi.  EQ’yu ‘bireylerin kendisinin ve diğer kişilerin duygularını idrak edebilme, farklı duyguları birbirinden ayırıp doğru tanımlayabilme ve bu veriler ışığında kendi davranış ve düşüncelerini yönlendirebilme’ olarak öğrendik. Böylece ‘başarı için IQ yetmez, EQ’da lazım, hatta daha önemli’ dönemi başladı… Bu ifadenin Türkçe meali ise;
-Zekan ne kadar yüksek olursa olsun, iyi iletişim kuramıyor, ilişkilerini, duygularını, sosyal çevreni yönetemiyorsan, farkındalığın düşükse başarılı olmayı ya da başarını sürdürmeyi unut! 

Sonra bunlara SQ (Sosyal Zeka), DQ (Dijital Zeka) vb. de eklendi. Ne olduklarına girmeyelim, siz Google’layıp bol bol okuyun. Tanımlamalar zaten kendilerini ifade ediyorlar. 
Burada asıl LQ ile çıtayı yükseltmek istiyorum. Daha doğrusu bu konuda yavaş yavaş radarlara girmeye başlayan LQ (Learnability Quotient / Öğrenme Zekası) konusunu işlemek istiyorum. Manpower Group ve Hogan Assessment’ın ortak çalışması ile hayatımıza resmen giren yeni zeka türü oldukça önemli. Çünkü insanlar; 

> Değişimin kaçınılmaz, über hızlı ve çok kapsamlı hale geldiğinin, hatta karmaşıklaştığının, 
> Değişime ayak uydurabilmek, IQ ve EQ’yu beslemek için öğrenmenin kritik faktör olduğunun, 
> Geleceğin istediği becerileri ancak öğrenerek ve öğrendiklerini uygulayarak geliştirebileceklerinin epeyce derinden farkına vardılar.  

LQ’yu yükseltme süreci ‘meraklı olmak’ ve ‘öğrenmekle’ tetikleniyor, öğrendiklerini uygulamakla ilerliyor; devamlı, etkin ve yükselen ivmede ‘merak et, öğren, uygula, test et, 
revize et, yeniden dene, yeniden öğren’ silsilesi ile sürdürülerek pekişiyor, dönüşümlere sebep oluyor. Daima da yeni sorunlar, meraklar ve bilgilerle gelişmeye, değişmeye, dönüşmeye, yükselmeye devam ediyor. Bunları anlamak zor değil. Çünkü hepimiz bir araştırma olmasa da kendi gözlemlerimizle çıplak gözle dahi IQ’su, EQ’su gayet yerinde olsa da LQ’su düşmeye başlayan ya da düşük insanların başarılı olamadıklarını, öğrenmeyi kestiklerinde yok olup gittiklerini, bir dönem başarılı olsalar da sürdüremediklerini saptayabiliyoruz. 

ESAS PROBLEME ODAKLANMAK GEREKİYOR
Yani, “Evet halısınız, LQ da çok önemli hatta hayati bir mesele, katılıyorum” denmesi, o kadar da beklemediğim bir yanıt, geri bildirim değil. Asıl sorun; öğrenme ile eğitim arasındaki katı, kemikleşmiş bağı, ilintiyi koparmak, mevcut sistemleri neredeyse baştan aşağı bozup yeniden oluşturma zorunluğumuz. Esas problem alanı burası. Çünkü hâlâ, 200 yıl öncesine dayanan, öğretmenlerin ‘sınıf’ odaklı, özel becerilere göre değil; genel-geçer, ‘bilgi’ öğretmeye, ‘testlere, notlara, sınavlara’ göre kurgulanmış ‘katı eğitim’ sistemi. Bu sistemin şekillendirdiği insanlar. 

Eğitim sistemlerinin eskiliği, işlevsizliği hatta zararları tüm dünyada en önemli açmaz olarak görünüyor. Tüm ülkeler bunun üzerinde çalışıyor. Düzelmesi vakit alacaktır. O zamana kadar önerim, hiç beklemeden yüksek LQ farkındalığı ile herkesin hem bir yetişkin olarak kendisinin hem ekiplerinin hem çalışanlarının hem de çoluğunun çocuğunun eğitim, öğrenme sorumluluğunu üstlenmesi… learnabilityquotient.com sitesinden LQ’nuzu ölçebilirsiniz.