Ufuk Tarhan
tufuk@m-gen.biz

Önümüzdeki 5 yılın 5 trendi

IBM’in gelecek beş yılda gerçekleşmesi beklenen önemli beş gelişmeye dair yaptığı fütüristik tahminler serisi '5ın5' çalışmasının 2017 versiyonu yayınlandı

 

Başladığından beri dikkatle takip ettiğim ve büyük ölçüde de gerçekleştiğini (yaygınlaşmasa da) gözlemlediğim fütüristik tahminlerin yer aldığı raporların sonuncusunda ele alınan konuları sizlerle özet olarak sıcağı sıcağına paylaşmak istiyorum.

 

1-Beş yıl içinde, yapay zeka ile tüm kelimeler zihinsel sağlığımıza doğrudan açılan pencere işlevi görecek: Yazdığımız ya da söylediğimiz kelimeler, akıl ve beden sağlığımızın göstergeleri olacak. Konuştuğumuz ve yazdığımız şeyler gelişmiş bilişsel sistemler tarafından analiz edilecek ve olası, erken aşamadaki gelişim bozuklukları, zihinsel hastalıklar ve dejeneratif nörolojik hastalıkların sinyalleri önceden alınacak. Böylece tedaviler, hastalıklar oluşmadan ya da çok erkenden başlayabilecek. Bu gelişmeler çok önemli çünkü halen Amerika’daki beş kişiden birinde iş ve özel hayat problemleri, toplumsal gerginlikler ve ekonomik sıkıntılar nedeniyle depresyon, bipolar hastalık veya şizofreni gibi psikiyatrik hasta var ve bunların yarısından fazlasına tedavi uygulanamıyor. Küresel olarak bu sağlıksız durumun maliyetinin 2030 yılında, yılda 6 trilyon dolara ulaşması bekleniyor.

 

2-Beş yıl içinde, hiper görüntüleme ve yapay zekâ (AI) ile süper kahramanlar kadar keskin görüşe sahip olacağız: Aşırı gelişmiş (hiper) görüntüleme teknolojisi ve yapay zeka (AI) kullanan cihazlar,  elektromanyetik spektrumun çoklu bantlarını birleştirerek görünür ışık alanının ötesini görmemize yardımcı olacak ve bu da bilinmeyen veya görünmeyen gizli, değerli bilgilere erişerek, potansiyel tehlikeleri keşfetmemize olanak sağlayacak. Üstelik bu cihazlar taşınabilir, uygun fiyatlı ve erişilebilir olacak. Bu sayede hepimiz bir nevi süper görüşlü kahramanlara dönüşeceğiz. Bugünkü olanaklarla elektromanyetik spektrumun yüzde 99,9'undan fazlası çıplak gözle gözlenemiyor. Son 100 yılda bilim insanları, enerjiyi farklı dalga boylarında yayabilen ve algılayabilen aletler inşa etseler de hâlâ vücudumuzun tıbbi görüntülerini almak, dişimizin içindeki boşluğa bakmak, havalimanındaki çantalarımızı kontrol etmek veya sis içindeki bir düzlemi bulmak için çok sınırlı düzeydeyiz. Üstelik bunları yapabilen cihazlar çok pahalı ve hantal. O yüzden yukarıdaki gelişmeler de insanlık için hayati önem taşıyor.

 

3-Beş yıl içinde makroskoplar sayesinde dünyanın karmaşıklığını sonsuz ayrıntıda görebileceğiz: Makine öğrenme algoritmaları ve yazılımları o kadar gelişecek ki milyarlarca cihazın topladığı ve analiz ettiği karmaşık veriler fiziksel dünyayla ilgili bilgileri en ince detayına kadar organize etmemize yardımcı olacak. ‘Makroskop’ denen bu cihazlar minik detayları gösteren mikroskop ve uzakları gösteren teleskopun hem birleşmiş hem de onlardan farklı olarak, yeryüzünün hareketliliğini ve zamanı da analiz edebilen versiyonları… Çok gelişmiş yazılım ve algoritma sistemleri sayesinde dünyanın tüm karmaşık verilerini anlamlandırabiliyorlar.

 

4-Beş yıl içinde, tıbbi laboratuvarlar nano ölçekteki ‘çip’ sağlık dedektörlerine dönüşecek: Nano ölçekteki çiplerde yer alan akıllı sensörler ve tahlil cihazları öyle gelişecek ki adeta sağlık dedektifleri gibi görev yapacaklar. Vücut sıvılarımızdaki en gizli ipuçlarını dahi izleyebilecek ve bir doktora görünmemizi gerektirecek problemleri anında bildirecekler. Amaç, normalde tam ölçekli bir biyokimya laboratuvarında gerçekleştirilecek olan tüm tahlil, analiz süreçlerini tek bir silikon çiple halletmek. Süper olmaz mı?

 

5-Beş yıl içinde akıllı sensörler, çevre kirliliğini ışık hızında algılayacaklar: Çok uygun fiyatlarla alınabilecek algılama teknolojileri sayesinde sanayi tesislerindeki, doğalgaz çıkarma kuyularının yakınındaki, depolama tesisleri çevresindeki ve dağıtım hatları boyunca konuşlandırılmış çeşitli yerlerdeki kimyasal sızıntıları gerçek zamanlı olarak tespit edebileceğiz. Bu gelişmeler sayesinde çevre kirliliğini, küresel ısınmayı önlemek, yavaşlatmak adına çok önemli adımlar atabileceğiz.

 

Boşuna demiyorum #gelecekgüzelgelecek diye…